şelâle ile cümle

şelâle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şelale virüsü (İngilizce: Cascade virus) dünyadaki en kötü ve en saldırgan virüslerden biridir.Ospa prawdziwa jest jedną z najgroźniejszych chorób zakaźnych, jakie kiedykolwiek wystąpiły na świecie.
İkisi yürürler ve bir şelaleye rastlarlar.De är ute och promenerar och kommer till ett utkikstorn.
Rüyalarındaki prensesin kendisine gösterdiği şelaleyi gerçek yaşamda bulur.Under tiden drömmer "prinsessan" tillbaka till det liv hon en gång hade.
Şelaleler de aynı şekilde tam sınırda bulunur.Kastlösa ligger på gränsen till Stora alvaret.
Şelalelerden birisi Türkiye'nin en yüksek ve dünyanın ikinci en yüksek şelalesi olma özelliğini taşımaktadır.Det gör den till största ön och Tryggö till den näst största.
Bu şelaleyi dönüş yolundan geçmek gerekir.Цим шляхом Мічений повертається назад до Кордону.
Şelale ile birlikte Kanyon başlamaktadır.Нижче водоспаду починається Буцький каньйон.
Mahallede insana mükemmel bir göz ziyafeti yaşatacak şelale bulunmaktadır.Високе сидіння забезпечує чудову оглядовість.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.Nedaleko se nachází vodopád Onneto Yu-no-taki s horkou vodou.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.Jako první Evropan spatřil Viktoriino jezero.
Parkta Columbia Icefield'e ait buzullar, sıcak su kaynakları, göller, şelaleler ve dağlar bulunur.V parku se nachází ledovce v Columbia Icefield, horké prameny, jezera, vodopády a samozřejmě hory.
Viktorya Şelaleleri veya Mosi-oa-Tunya dünyanın en görkemli şelalelerindendir.Viktoriiny vodopády nebo Mosi-oa-Tunya (anglicky Victoria Falls) jsou jedny z největších vodopádů na světě.
Bununla birlikte şelale zaten yöresel olarak Mosi-oa-Tunya yani "gürleyen duman" diye anılmaktaydı.V domorodém jazyku se vodopády nazývají Mosi-oa-tunya, tj. Hromový kouř.
Niagara Şelalesi 1932 yılında tamamen donarak buz olmuştur.Weddellovo moře však bylo v roce 1838 silně zamrzlé.
Şelalenin küçük bir elektrik santrali de bulunmaktadır.Její součástí je také malá vodní elektrárna.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 – Francouzský akrobat Blondin přešel jako první člověk na visutém laně Niagarské vodopády.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Okolí Lednických rybníků je turisticky velmi vyhledávanou lokalitou.
Varsak belediyesi sınırlarında bulunan Düden Şelalesi yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrar.Rekonstrukce obydlí obyvatel jezera poblíž naleziště má přilákat řecké i zahraniční turisty.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.30 iunie: Charles Blondin, acrobat francez, a traversat Cascada Niagara pe o frânghie pentru prima dată.
Ve 20 dakika dik rampadan çıkıp ancak şelaleye ulaşılırsiniz.Se continuă urcușul aproximativ 20 de minute până se ajunge în golul alpin.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson 1906-ban járt erre Serowéból a Viktória-vízesés felé vezető útján.
En yüksek şelale, altıncı ve yedinci göl arasındaki 22 metrelik şelaledir.A legmagasabb vízesés, mely a hatodik és a hetedik tó között helyezkedik el, huszonkét méter magas.
Şelalelerin en tepesinde de bir cafe bulunmaktadır.A magasabb lejtőkön kávét is termesztenek.
Şelale ile birlikte Kanyon başlamaktadır.A szultán ágyúival lövetni kezdte a várat.
Aynı zamanda mahallede bulunan Şelalede mahallenin görülmeye değer doğal güzelliklerinden biridir.A város meglátogatása mellett érdemes megnézni a környék természeti szépségeit is.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.A Hajnóczy-barlang közelében van az Odorvári-barlang.
Parkta Columbia Icefield'e ait buzullar, sıcak su kaynakları, göller, şelaleler ve dağlar bulunur.Puistoon kuuluu muun muassa Columbia Icefieldin jäätiköt, kuumia lähteitä, järviä, vesiputouksia, ja vuoria.
Şelalenin etrafındaki vadi.Induksen laakson ympärille.
Bu bölgelerde çok sık olarak şelalelere rastlanmaktadır.Slummit sijaitsevat monesti juuri näillä alueilla.
Şehir, Niagara Şelalesi'nin hemen yakınında ABD tarafındaki aynı isimdeki şehrin karşısında yer almaktadır.Se sijaitsee Niagaran putousten vierellä, vastapäätä samannimistä kaupunkia Yhdysvaltain puolella.
Son yıllarda şelaleleri ziyaret sayısı fazlalaşmıştır.Kaatopaikoilla vierailu on yleistynyt viime vuosina.
Doktor, safirden yapılmış bir şelaleye yapılan geziye gitmeyi planlar.Kävelytie on rakennettu käytöstä poistettua viaduktia pitkin kulkeneelle junaradalle.
Şelale, büyük bir turizm merkezidir.Το Κισινάου είναι μεγάλο οικονομικό κέντρο.
Kadını bir şelalede sıkıştırır.Θα το ρίξει όμως σε έναν βάλτο...
Yellowstone Şelaleleri.Οι πέτρες της Βενετίας.
121 metre (397 ft) yüksekliğiyle adadaki en yüksek şelaledir.Με ύψος 1.397 μέτρα, είναι η υψηλότερη κορυφή του νησιού.
Çevre halkı şelaleye öz Türkçe karşılığı olarak "sudökülen" demektedir.Οι ντόπιοι αποκαλούν "Αξό" τον ίδιο τον τάφο.
Poubara Şelalesi, Moulongo'ya yakındır.Οι Καταρράκτες Πουμπαρά βρίσκονται κοντά στο Μαουλόνγκο.
Yaklaşık olarak 12 adet çağlayan ve şelalesiyle ünlüdür.Είναι επίσης πολύ γνωστός στους παλαιοντολόγους με πάνω από δώδεκα ανακτημένους σκελετούς απολιθωμάτων.
Niagara Şelalesi'nden yarım dakikada 168.000 m³ su akar.Περιφέρεται 25.657 χιλιόμετρα από την Χαουμέια σε 18 ημέρες.
Bu parkta bulunan en popüler ikinci şelaledir.Det er det næstmest populære vandfald i parken.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 - Som den første krydser franskmanden Charles Blondin Niagara vandfaldet på line.
Yellowstone Şelaleleri.Yellowstone Park
Şelale: O ne biçim söz. ^Hvad er en sætning? — sproget.dk
Krimmler şelâlesi, 380 m yüksekliğinde Avusturya'nın Salzburg eyâletinde bir şelaledir.Schmittenhöhe er et 1.965 meter højt bjerg beliggende i Salzburgerland i Østrig.
Nil ırmağının doğu yanında yer alır ve Nil'in ilk şelalesini bünyesinde barındırır.Aswan ligger på Nilens østbred ved Nilens Første Katarakt.
Horseshoe (Atnalı Şelalesi) bunların en büyükleridir.Skeiden var i så måte blant de største.
Şehir adını Hudson Nehri'ndeki büyük bir şelâleden alır.Byen har sitt navn etter en foss i elven Big Sioux River.
Şelalelerden en büyüğü 25 metre yüksekliğindedir ve Radoviç köyü yakınlarında bulunur.Like ved utgangspunktet faller elven ned en 25 meter høy foss, nær landsbyen Radovac.
1000 m'lik dünyanın en yüksek şelalesine sahiptir.200 meteren blir vel den fineste i landet.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson melewati danau ini dalam perjalanannya dari Serowe ke Victoria Falls pada tahun 1906.
Sonunda bebeği şelalenin aşağısında bulur.Jadi bayi akan BAB lewat lubang tersebut.
Şelale suları farklı yüksekliklerden düşmektedir.Air tanah tawar mengalir dikarenakan perbedaan tinggi.
Şelale virüsü (İngilizce: Cascade virus) dünyadaki en kötü ve en saldırgan virüslerden biridir.Inggris: Caspian Depression) yang merupakan salah satu titik darat terendah di dunia.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.Ông cũng là người châu Âu đầu tiên nhìn thấy thác Victoria.
Bu, mağaranın içinde küçük şelaleler olduğu anlamına geliyordu.Cô bé nghĩ những viên ngọc vẫn còn trong hộp.
Cehennem deresi şelalesi görülmeyğe değer doğa güzelliklerindendir.また火に対して耐性があり、優れた武器職人でもある。
Şelale: O ne biçim söz. ^」(イヤホンズ) 『それが声優!
Şelalenin üzerinde bulunduğu dere, Çavuşlu'dan denize dökülmektedir.オウター星の海の主の涙から生成される。
Efsaneye göre, buranın ilk Viking yerlisi, Þrasi Þórólfsson, şelalenin arkasındaki mağaraya hazine gömmüş.それによると、この地に最初に入植したヴァイキングであるソラシ・ソゥロゥルフソン (Þrasi Þórólfsson) がスコゥガフォスの裏側に財宝を埋めた。

İlgili Sayfalar