şelâle ile cümle
şelâle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca Sızır şelalesine de yakındır.瀬戸内しまなみ海道の沿線でもある。
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.他是第一个看到维多利亚湖的欧洲人。
Şelale: O ne biçim söz. ^》 【相馬博臣】 《那就是聲優!
Şelalenin yüksekliği 18 m'dir.其入口大厅高达18米。
Bunlar genellikle Niagara Şelalesi, Toronto ve Windsor tarafından sınırlanan üçgen bölgedeydi.它们基本上包括了,被多倫多、尼亞加拉瀑布城和温莎地区包括的三角地區。
Sonunda bebeği şelalenin aşağısında bulur.在走廊的尽头,他找到了男孩。
Victoria Şelalesi'nin üzerinde ise,hiç kaybolmayan bir gökkuşağı vardır.正值护国寺庙市,琉璃器碎无一存。
"Foss" İzlandaca şelale anlamına gelmesine rağmen, kasabada hiçbir şelale yoktur.아이슬란드어로 폭포를 의미하는 "foss"가 이름에 들어감에도 불구하고, 이 마을에는 폭포가 존재하지 않는다.
Şelale: O ne biçim söz. ^《왓 어 카툰!》(영어: What a Cartoon!)
Şelale ülkeye çok sayıda turist çekmektedir.경인지방에서 관광객들이 많이 찾아온다.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.האירופאי הראשון שראה את מפלי ויקטוריה.
William Francis Giauque 12 Mayıs 1895 tarihinde Niagara Şelalesi, Ontario, Kanada'da doğdu.ויליאם פרנסיס ג'יוק נולד בעיר מפלי הניאגרה, שבאונטריו, קנדה, ב-12 במאי 1895.
Tapınak ismini kompleksin içindeki şelaleden almaktadır.מקורו של השם קשימה במקדש קשימה.
Eskitoğlu Şelalesi, Rize ilinin Derepazarı ilçesinde bulunan bir şelaledir.השנייה בחשיבותה היא אריגה, מקצוע שעבר בירושה.
Victoria Şelalesi'nin üzerinde ise,hiç kaybolmayan bir gökkuşağı vardır.על-פי השָרִיעָה, אין באסלאם היררכיה של פוסקי הלכה.
Şelalenin küçük bir elektrik santrali de bulunmaktadır.כמו כן, יש בו מעט ארמית גלילית.
Şelale: O ne biçim söz. ^וַיֹּאמֶר אֵלָיו: מַה שְּׁמֶךָ?
Bölgede irili ufaklı birçok küçük şelaleler de bulunmaktadır.בפועל האזור כולל אגנים קטנים רבים.
Ayrıca bir de şelale mevcuttur.גם במזל זה קיימת הצללה.
Parktaki ana turistik yerler Grunas Şelalesi ve Kilitleme Kulesi'dir. ^ Law nr.Основните туристически обекти на града са Ханският дворец и Чифут кале.
"Foss" İzlandaca şelale anlamına gelmesine rağmen, kasabada hiçbir şelale yoktur.Iako se Szank nalazi na željezničkoj prometnici, u selu nema željezničke postaje.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.U blizini se nalazi poznata kockarnica Hon-Dah.
Yellowstone Şelaleleri."Golgotske ruže.
Miruşa Şelaleleri, Ak Drin’in kollarından Miruşa Deresi üzerinde bulunur.Iznad Krapinskih Toplica se na brijegu Zašat, odn.
Şelale ve çevresinde çok sayıda turist çekmektedir.Mestom a okolím prechádza množstvo turistických trás.
Carl ve Russell sonunda şelaleye varır; fakat Russell Carl'a kızgındır.Carl in Russell naposled dosežeta slapove, a je Russell jezen na Carla.
Şelale ve çevresi Powerscourt Estate'e aittir.Slap in okoliška dolina sta v posesti Powerscourt.
Şu anki şelale bundan 14.000 yıl ile 17.000 yıl öncesi bir dönemde oluştu.Oblikovane so bile med 14.000 in 70.000 let pred sedanjostjo.
Şelaleler yaklaşık olarak 1,7 km genişliğinde ve 128 m yüksekliğindedirler.Slapovi so široki približno 1,7 km in visoki 128 m.
Antakya Bölgesindeki En Eski şelalelerden birisidir.Vsebuje najzgodnejše mozaike na območju Benetk.
Moramo Şelalesi, Kendari'nin 65 km doğusunda yer almaktadır.Moramo krioklys yra 65 km į rytus nuo Kendario.
Şelalenin etrafındaki vadi.Aplink fontaną.
Son yıllarda şelaleleri ziyaret sayısı fazlalaşmıştır.Pastaruosius kelerius metus buvo stebimas lankytojų pagausėjimas.
Şelale: O ne biçim söz. ^Vilius Užtupas. Jakšto spaustuvė.
Güçlü rüzgârlarda küçük şelalelerin suları dağa kadar savrulur.Esant didesniam vėjui, mažesnių krioklių vanduo gali netgi tekėti į kalną.
Mençuna Şelalesi üç basamaktan oluşur.Krioklys yra sudarytas iš 3 pakopų.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.Netoliese (pasroviui) stovėjo Tadaravos vandens malūnas.
Ayrıca bir de şelale mevcuttur.Taip pat yra ir su skoniu.
Kadını bir şelalede sıkıştırır.Ją susirišdavo ant pakaušio.
Şelalenin suları üç kademe halinde, 30–40 m yükseklikten düşmektedir.Kartais šių rifų viršūnės siekia 30–40 metrų žemiau vandens paviršiaus lygio.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 – akrobaat Charles Blondin ületas köiel Niagara joa.
Şelale ülkeye çok sayıda turist çekmektedir.Kesselaiul käib rohkesti turiste.
Şelale yönteminde proje akışı bir sonraki safhaya geçiş yönündedir.Selle toiminguga liigub trummelsalv järgmise padruni juurde.
Şelalenin suları, en uç noktadan tabana doğru düşerken 807 metre boyunca hiçbir engele çarpmadan ilerler.Samuti on see pikima vee vabalangemisega juga maailmas, selle takistuseta langus on 807 m.
Þingvellir Ulusal Parkı, İzlanda'da yer alan küçük bir şelale.Þingvellir on koht ja rahvuspark Islandil.
Dere 2 km uzunluğunda, 60 m kenar yüksekliği olan kanyondan geçer, kanyonun sonunda şelale oluşur.Umbes 4 km jugadest allpool kanjon aheneb ja muutub kärestikuliseks.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 anni fa c'era una sciatrice in Norvegia che era rimasta intrappolata sotto una cascata gelata.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 jaar terug was er een skiester in Noorwegen die vast kwam te zitten in een ijzige waterval.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10년전에 노르웨이에서 한 여자가 스키를 타다가 얼음밑으로 빠졌던 사고가 있었지요.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 năm trước, một người trượt tuyết ở Na-uy bị kẹp trong một thác nước đóng băng.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 лет назад одна норвежская лыжница оказалась заперта в ледяном водопаде.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Cu 10 ani în urmă, a fost un schior in Norvegia care a fost prins într-o cascadă înghețată.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Dziesięć lat temu pewna Norweżka podczas jazdy na nartach została uwięziona pod zamarzniętym wodospadem.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Hace 10 años, una esquiadora en Noruega quedo atrapada en una cascada congelada.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Il y a 10 ans, une skieuse en Norvège s'est vue piégée dans une cascade glacée.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Преди 10 години една скиорка в Норвегия била хваната в капан в леден водопад.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.לפני 10 שנים היתה גולשת סקי בנורבגיה שנלכדה במפל מי-קרח.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.منذ ١٠ سنوات كان هناك متزلجة على الجليد في النرويج حصرت في شلال ثلجي
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.スキーヤーがいました 救助されるまで2時間水の中にいた彼女は
"Aman Allahım, çok uzakta ve çok büyük bir şelale."A řeknete si: "Bože, to je vážně daleko a ten vodopád je obrovský."