şelâle ile cümle
şelâle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
17 m. ile bu üç şelalenin en geniş olanıdır.Er ist mit einer Länge von etwa 17 km der längste dieser drei Gletscher.
İlçede toplam irili ufaklı 28 ayrı şelale bulunmaktadır.Zum Konzern gehörten 28 selbständige Kali-Bergwerke.
Üç basamaklı olan şelale 25 m yüksekten düşmektedir.Die Gänge verlaufen über drei Etagen bei einer Höhendifferenz von 25 Meter.
Şelale: O ne biçim söz. ^(Feja e Shqytarit asht Shqyptaria!) als ihr Motto.
Ayrıca dere üzerinde bulunan şelale Orman Bakanlığınca Tabiat Anıtı olarak ilan edilmiştir.Vor dem Gebäude zudem steht ein Ahornbaum, der als Naturdenkmal eingetragen ist.
Kapuzbaşı ve Güney şelalesi vardır.Er hat einen südlichen und einen westlichen Quellfluss.
Ancak zamanla bu şelalelerin suyu çekilir.Im Laufe der Zeit kann sich ein solcher Kessel mit Wasser füllen.
Şelalelerin en tepesinde de bir cafe bulunmaktadır.Im Erdgeschoss befindet sich außerdem ein Café.
Kadın teslim olmak yerine kendini şelaleden aşağı atar.Er bietet an, anstelle der Frauen erhängt zu werden.
En yüksek şelale, altıncı ve yedinci göl arasındaki 22 metrelik şelaledir.La plus haute chute d'eau, située entre le sixième et le septième lac, a une hauteur de 22 mètres.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.Il fut l'un des premiers Européens à voir les Chutes Victoria.
Kadife ve Şelale; iki farklı evrenden gelen ve o yerde buluşan iki kadın.Les deux cohortes d’acier, celle du ciel et celle de la terre, se saluent.
Şelale: O ne biçim söz. ^Titre : Quelle bringue !
Niagara Şelalesi 1932 yılında tamamen donarak buz olmuştur.Ce n'est qu'en 1982 que les glacières de Trianon sont entièrement rénovées.
Şehir adını Hudson Nehri'ndeki büyük bir şelâleden alır.Son nom vient d'une grande cascade sur la rivière Hudson, au sud de la ville.
Şoka giren Jennifer'ı kaçırır ve kasabanın adını aldığı şelaleye götürürler.Celui-ci, embarrassé, appelle Jenkins qui fait sortir l'Indienne de sa chambre.
Victoria Şelalesi'nin üzerinde ise,hiç kaybolmayan bir gökkuşağı vardır.En outre, l'aéroport d'Ameland, situé sur l'île éponyme, ne dispose pas d'une piste goudronnée.
Kapuzbaşı ve Güney şelalesi vardır.Colonnes et chapiteaux sud.
Şelaleli Meydanı, Altıparmak ilçesinde yapılması beklenen meydanlardan biridir.Le canyon de la désolation est l'un des niveaux proposés.
Şelalenin küçük bir elektrik santrali de bulunmaktadır.On y installa également une petite centrale électrique.
Şelalenin etrafındaki vadi.Autour de l'échafaud.
Şelale ile birlikte Kanyon başlamaktadır.Tout commence avec la poudre à canon.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson pasó por la zona en su viaje de Serowe a las cataratas Victoria en 1906.
121 metre (397 ft) yüksekliğiyle adadaki en yüksek şelaledir.Con una altura de 121 metros (397 pies), es la cascada más alta de la isla.
Marmaros mevkii: Adanın kuzeybatısındadır, şelalesi ile ünlüdür.Mirador del Río: está situado en el norte de la isla, en el Risco de Famara.
Ayrıca eyalette şelaleler bölgesi bulunmaktadır.En la provincia hay asimismo yacimientos de cobre.
En yüksek şelale, altıncı ve yedinci göl arasındaki 22 metrelik şelaledir.La catarata más alta, entre el sexto y séptimo lago, tiene de 22 metros (72 pies) de alto.
Şelale: O ne biçim söz. ^¡Pucha!: expresión de disgusto.
Bölgede irili ufaklı birçok küçük şelaleler de bulunmaktadır.Dentro de la isla se hallan algunos saltos menores.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.Cerca de ahí se encuentra una cascada de agua caliente, Onneto Yu-no-taki.
Bu iki kola ayrılan şelaler Akdeniz'e dökülür.La explosión resultante envía a los dos al lago.
O Bea ve Milo'ya Doris'in Niagara Şelalerinde yaşadığını söyler.Ella es la que revela que Kaoru y Michiru aún están vivas en el Dark Fall.
1931 yılında ayrıca şelale gösteren yeni bir seri çıktı.Nel 1931 apparve anche a Broadway in Give Me Yesterday.
Kadını bir şelalede sıkıştırır.Così la chiude in una torre.
Şelale: O ne biçim söz. ^(A scola 'e ll'ammore)/Che ghiurnata ch'è schiarata!
Bu, mağaranın içinde küçük şelaleler olduğu anlamına geliyordu.Dentro la grotta vi erano dei piccoli laghetti.
Şelaleler ‘Üçtireler’, ‘Eyvaz gözesi’, ve ‘Kara alem’.Водопады «Üçtireler», «Eyvaz gözesi», «Kara alem».
Bu yüzden şelale modeli doküman güdümlüdür.Я считаю, что рекламная модель — говно.
Annesi de çareyi şelaleye atlamakta bulur.Бедной Марии приходится прыгать в колодец.
Suuçtu Şelalesi yakın çevreden turist çeken dikkat çekici turistik alanlarındandır.Глухое активно использовалось туристами из близлежащих регионов для отдыха.
Bu rekoru, 1999'un Ekim ayında "Der Wasserfall" (Şelale) adlı tablosu kırdı.Этот рекорд был побит «Арсеналом» в 1992 году.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 — Француз Жан Блонден перешёл по канату через Ниагарский водопад, держа на своих плечах второго акробата.
Şelale: O ne biçim söz. ^Кеша: Какой «светлый»?!
Şelale, büyük bir turizm merkezidir.Севилья — крупный туристический центр.
Şelale ve çevresinde çok sayıda turist çekmektedir.Вокруг озера и в его окрестностях проходят несколько туристических троп.
Suuçtu şelalesinin yaklaşık 13 km ilerisinde birde alabalık çiftlikleri bulunmaktadır.Примерно в 30-ти километрах от истока находится большое водохранилище для сельскохозяйственных нужд.
Sebil: Çeşme,Selsebil: şelaleli (kademeli) çeşmedir.É uma planta perene, densamente cespitosa (em moita), com rizomas e colmo.
Ana holün hemen altında Otowa şelalesi bulunmakta ve sular 3 kanaldan bir göle akmaktadır.Sob o salão principal está a cachoeira de Otowa, onde três canais de água caem em um lago.
Avrupa'nın en güzel şelalelerinden birine sahiptir.Tem uma das melhores instalações da europa.
Üç bölümden oluşan Yosemite Şelaleleri Kuzey Amerika'nın en yüksek şelaleridir.O Parque Nacional de Yosemite possui muitas das cataratas mais altas da América do Norte.
Suuçtu şelalesi de bu şirin köye bağlıdır.E ¡sófrese tanto nesta querida terra galega!
Şelalenin üzerinde bulunduğu dere, Çavuşlu'dan denize dökülmektedir.Wie dat geheim bezit, bezit de macht over de zeeën.
Ayrıca Sızır şelalesine de yakındır.De Maas zelf ten slotte komt Vlaanderen binnen nabij Kanne (bij Riemst).
Kurşunlu Şelalesi 2 kilometrelik bir kanyonun içinde kalmaktadır.De kloof heeft iets weg van een canyon.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson kwam door het gebied op zijn route van Serowe naar de Victoriawatervallen.
Niagara Şelalesi'nden yarım dakikada 168.000 m³ su akar.Hij won in 2006 de marathon van Nairobi op 1600 meter hoogte.
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 – Francuski linoskoczek Charles Blondin po raz pierwszy przeszedł nad wodospadem Niagara.
Şelale ve çevresinde çok sayıda turist çekmektedir.Przez Grudziądz i okolice przechodzi wiele szlaków turystycznych.
Şelale: O ne biçim söz. ^Cymbały – co to takiego.
Ana madde: Tarsus Tarsus Şelalesi.Художник) – opowiadanie Tarasa Szewczenki.