Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birinci Dünya Savaşı'na katıldı ve kötü bir şekilde yaralandı.He took part in the First World War and was badly wounded.
Katniss, ciddi bir şekilde yaralanmış olan Peeta'yı bulur ve onu iyileştirmeye çalışır.Katniss finds a seriously wounded Peeta and nurses him back to health.
Bu şekilde üç seviyeli bir parlamento oldu.It was thus a three-estate parliament.
18 Haziran 1996'da Erener ve eşi Levent Yüksel, anlaşmalı bir şekilde boşandılar.On 18 June 1996, Erener and her husband Levent Yüksel divorced.
Bütün bu kısımlar esas vazifelerin dışında, üzerleri çok güzel şekilde süslenmiştir.Then, all of those pieces are permuted to their correct spots.
Benzer şekilde Karl'ın kayın babası Emile de Fransa ordusuna çağrılır.Likewise, Marie's father and Karl's father-in-law Emile is drafted into the French army.
Dokunmatik UI geliştirmeleri: Windows Aero daha dokunmatik olacak şekilde yeniden düzenlendi.Touch UI enhancements: Windows Aero was revised to be more touch-friendly.
Floransa Büyük Sinagog'u geniş bir şekilde zevkle seyredilmektedir.The Great synagogue of Florence has been widely admired.
Fiziğin bir dalı olarak, optik, bu dönemde hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmiştir.One field in physics, optics, developed rapidly in this period.
1. torbada kalan diğer üç ekip ise aynı şekilde 3. torba takımları ile eşleşti.The three remaining teams in pot 1 were paired in the same way with the pot 3 teams.
Manyetik kutupların pozisyonu, en azından iki şekilde tanımlanabilirː yerel ve küresel.The positions of the magnetic poles can be defined in at least two ways: locally or globally.
Aynı şekilde, iki dalganın faz farkı da radyan cinsinden ölçülebilir.Likewise, the phase difference of two waves can also be measured in radians.
Bulunduğu her sahnede kendisini başarılı bir şekilde gösterdi." yorumunda bulundu.Each was followed by fast descending, at which he was talented.
Hooke’un malzemelerinin, ölçümü başarılı bir şekilde yapabilmesi için çok özensiz olduğu biliniyor.It is now known that Hooke's equipment was far too imprecise to allow the measurement to succeed.
"Depresyon" terimi birçok şekilde kullanılmaktadır.The term "depression" is used in a number of different ways.
Sadece komik olduğunu düşünmüştüm, fakat kadınlar bu durumu farklı şekilde algılıyorlar.”I thought it was funny, but women read a different inflection into it now."
Terim, bilim felsefesi dahilinde her iki şekilde de kullanılmaktadır.The term is used in both senses in the philosophy of science.
Bu yöntem dairesel plazmid DNA'lar için oldukça etkili bir şekilde çalışır.This method works very well for circular plasmid DNA.
Bunun sonucunda, Avustralya'nın nüfusu, kültürü ve görüntüsü radikal bir şekilde değişmiştir.As a result, Australia's demography, culture, and self-image were transformed.
Düzenli bir şekilde Derneğin aktiviteleri ve gelişimini tartışmak için buluşurlar.They meet on a regular basis to discuss the activities and development of the association.
Bu fikir doğal bir şekilde farklı bağlamlarda ortaya çıkmaktadır.This idea arises naturally in several different contexts.
Ayrı ayrı durumlarda, dağılım aynı şekilde 80-10 ya da 80-30 gibi de olabilir.In individual cases, the distribution could just as well be, say, nearer to 80/20 or 70/30.
Örneğin, at dişlerinin ot ve çimleri öğütecek şekildeki adaptasyonu.For example, the adaptation of horses' teeth to the grinding of grass.
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.The inner areas were progressively filled and the town’s population increased.
Takip eden günlerde karikatürler, Danimarka'da yayım yapan basının önemli şekilde dikkatini çekti.In the following days, the cartoons received significant attention in other Danish press outlets.
Bu durum hızlı bir şekilde merkezi hükümetin otoritesini sarsmaya başladı.This rapidly undermined the authority of the central government.
Benzer şekilde üçlü fügün de üç konusu olur.Similarly, a triple fugue has three subjects.
Aynı şekilde akademik kriptanaliz yöntemlerinin gelişmesini de etkilemiştir.It also influenced the academic development of cryptanalytic attacks.
Nasılsa şaşırtıcı şekilde, Graham Gartland'ın 88. dakika golü ile skor 2-2 oldu.Amazingly however, Graham Gartland scored an 88th-minute goal to make it 2–2.
Sıklıkla kendinden şüphelendiği anlar yaşar fakat sonunda güçlü bir şekilde ortaya çıkar.She often has moments where she doubts herself, but comes out strong and resolved in the end.
Ayrıca soju ile meyve karışımı da popülerdir ve "sulu" şekilde içilir.It is also popular to blend fruits with soju and to drink it in "slushy" form.
Aynı şekilde Zaoutzes, Bizanslılar arasında "Etiyopyalı" olarak biliniyordu.In the same vein, Zaoutzes was known among Byzantines as "the Ethiopian".
Aynı şekilde, diğer kadın müzeleri de modern feminizmden köklenirler.Likewise, the museums of other continents have their roots in modern feminism.
Sonra gücü ve etkinliği hızlı bir şekilde arttı.By then his power and influence had declined sharply.
İçişleri bakanı iken 1904 yılında demiryolları işçilerinin grevini şiddetli bir şekilde bastırdı.As the minister of Internal Affairs he aggressively silenced the railway workers strike in 1904.
Ege bölgesinde kıyıya dik uzanan dağlar bu şekilde oluşmuşlardır.So, I lay right down on the fucking mountain like that.
1888’de Charlotte 19. yüzyılın sonlarında ender oluşan bir şekilde eşinden ayrıldı.In 1888, Charlotte separated from her husband – a rare occurrence in the late nineteenth century.
Bu sırada UB-14 de herhangi bir şekilde hasar görmeden o çevreden uzaklaşmıştı.UB-14 escaped the scene without damage.
Üç gün boyunca herkes garip bir şekilde ölmeye başlar, biri hariç.During these days all the people die in mysterious circumstances, except one.
Tartan pist nedeniyle bu stadyumlar eski İnönü stadyumu gibi eliptik şekildedir.Due to the tartan tracks, these stadiums have elliptical forms like the old İnönü stadium.
On contubernia bir centuria oluşturacak şekilde düzenlenmişti.Ten contubernia were grouped into a centuria.
Agostina gölgesiz bir şekilde resmedilmiştir.Agostina is portrayed without shadows.
Imru' al-Qais' mezar yazıtları son derece zor şekilde bitişik yazılmıştır.Imru' al-Qais' funerary inscription is written in an extremely difficult type of script.
Lilli Vincenz, açılmış ve güleryüzlü bir şekilde The Ladder'ın kapağını bezedi.Lilli Vincenz, open and smiling, adorned the cover of The Ladder.
1980'lere kadar Sovyet TV'sinde hiçbir şekilde reklama yer verilmedi.Until the late 1980s, Soviet television had no advertisements.
Kömür ateşi üzerinde yavaş bir şekilde 6 saatte ve her 15-20 dakikada çevrilerek yapılır.It is slow-cooked over a charcoal fire for about eight hours, turning it every 15-20 minutes.
İffet akıcı bir şekilde Arapçayı konuşmayı öğrendi ancak Türk aksanını hiç kaybetmedi.Iffat became a fluent Arabic-speaker but never lost her Turkish accent.
Sonuç olarak, Premier League'deki tüm stadyumlar hepsi koltuklu olacak şekilde yapılandırıldı.As a result, all stadiums in the Premier League are all-seater.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.For the successful execution of a project, effective planning is essential.
Üst yüzeyleri kaba olup, uzunlamasına şekilde düzenlenmiş, topuz şeklindeki dikenlerle kaplıdır.It is elongated and flattened in shape, with large eyes.
En önemlileri ise dağıtık şekilde yapılan saldırılardır.The most serious attacks are distributed.
Üçüncü parti uygulamalar görsel stiller ile çalışacak şekilde yapılandırılabilir.Third-party applications can be configured to work with visual styles.
Aynı şekilde Amerikan veya İngiliz kayıpları da belli değildir.Actual German and Americans losses are unclear.
"Açıkça belli olduğu üzere çok iyi bir şekilde saklanıyor."They're quite well known apparently.
Aynı şekilde, İsviçre de Aralık 2008'de Schengen Antlaşması kapsamına alınmıştır.On 12 December 2008 Switzerland implemented the Schengen Agreement.
Aynı şekilde teknoloji, ampirik gerçeğin araştırılmasıyla yakından ilişkili ancak açıkça farklıdır.Technology is likewise closely related to but clearly differs from the search for empirical truth.
6 Ocak 2015'te Sparks eşi Cathy ile dostane bir şekilde ayrıldığını duyurdu.On January 6, 2015, Sparks announced that he and Cathy had amicably separated.
Çeviri sayfası ve orijinal sayfa iki pencereli şekilde görüntüleyebilme olasılığı vardır.There is the possibility of a two-window view of the translation and the original web pages.
"Yahudi halkı kaçınılmaz bir şekilde Kudüs şehrine bağlıdır.The Jewish people are inextricably bound to the city of Jerusalem.
Kışın alın daha geniş bir şekilde beyazdır, gaga siyahtır ve bacak soluklaşmıştır.In winter, the forehead is more extensively white, the bill is black and the legs duller.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod