Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Birbirimizi mükemmel bir şekilde anlıyoruz.We understand each other perfectly.
Seninle o şekilde konuştuğum için özür dilerim.I apologize for talking to you like that.
O sayı dramatik bir şekilde arttı.That number has increased dramatically.
Hiçbir şekilde zorlanmadık.We haven't been coerced in any way.
Saldırı kötü bir şekilde koordine edildi.The assault was poorly coordinated.
Bir şekilde onu kazayla etkinleştirdim.Somehow I accidently activated it.
Düzgün bir şekilde eğitilmedik.We haven't been properly trained.
Satın alma mükemmel bir şekilde yasaldı.The purchase was perfectly legal.
Tom gerçekten onun fırsatlarından en iyi şekilde yararlandı.Tom has really made the most of his opportunities.
Tom'u da seviyorum ama farklı bir şekilde.I love Tom, too, but in a different way.
Tom, Mary ile romantik bir şekilde ilgilenmektedir.Tom is romantically involved with Mary.
Bu şekilde tepki vermek için eğitildik.We're trained to react this way.
Tom 2013'te gizemli bir şekilde kayboldu.Tom mysteriously vanished in 2013.
Şaşırtıcı bir şekilde kendimi çok güvende hissettim.Surprisingly, I felt very safe.
O şekilde kalmaya çalışalım.Let's work to keep it that way.
Hızlı bir şekilde seçmek zorundasın.You'll have to choose quickly.
Kulağa kusursuz bir şekilde nitelikli geliyorsun.You sound perfectly qualified.
İstikrarlı bir şekilde ilerliyoruz.We're steadily moving forward.
Hiçbir şekilde hazır değiliz.We're not prepared whatsoever.
Tom antrenörlerin yaptığı şekilde bağırdı.Tom yelled the way coaches do.
Bunun güzel bir şekilde üstesinden geldin.You handled that beautifully.
Tom onu mükemmel şekilde anladı.Tom understood that perfectly.
Normalde o şekilde çalışır.That's how it normally works.
Birçok Amerikalı bu şekilde hissediyor.Tom is an inspiration to many.
O şekilde daha gerçekçidir.It's more realistic that way.
Bundan korkunç bir şekilde utanıyorum.I'm terribly ashamed of this.
Tom hakkında aynı şekilde hissettim.I felt the same way about Tom.
Ona o şekilde devam etmek istiyoruz.We want to keep it that way.
Onu o şekilde saklamak istiyoruz.We want to keep it that way.
Yapabileceğin herhangi bir şekilde katıl.Participate any way you can.
Bir daha bu şekilde gelmeyeceğim.I won't come this way again.
Trajedi hızlı bir şekilde yaşanabilir.Tragedy can happen quickly.
Onlar burada açık bir şekilde acı çekti.They clearly suffered here.
Tom'un hayatı trajik bir şekilde sona erdi.Tom's life ended tragically.
Hayat belirgin şekilde gelişti.Life has improved markedly.
Tom bana bu şekilde davranamaz.Tom can't treat me this way.
Tom herhangi bir şekilde adının karışmasını reddetti.Tom denied any involvement.
Tom bu şekilde değerlendirmiyor.That's not how Tom sees it.
Gelirine uygun bir şekilde harca.Spend within your means.
Tom gözle görülür bir şekilde rahatsız oldu.Tom was visibly bothered.
Lütfen eve güvenli bir şekilde gidin.Please get home safely.
Kesinlikle o şekilde gözüküyor.It sure seems that way.
Onu her iki şekilde de yaptım.I've done it both ways.
O şekilde bırakacağım.I'll leave it at that.
Tom kötü şekildeydi.Tom was in bad shape.
O şekilde doğdum.I was born that way.
Tom trajik bir şekilde öldü.Tom died tragically.
Tom üzüntülü bir şekilde gülümsedi.Tom smiled sadly.
Tom kendisinden beklenmeyecek şekilde davrandı.Tom acted out of character.
Mary'yi o şekilde kızdırmaktan vazgeç.Stop teasing Mary like that.
Bu gemi yolculuğundaki yiyecek beni ciddi bir şekilde kabız etti.The food on this cruise made me severely constipated.
Karımın önünde o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!How dare you talk that way in front of my wife!
Bu şekilde buraya dalmaya nasıl cüret edersin!How dare you come barging in here this way!
Oğlumla o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!How dare you speak that way to my son!
Benimle bu şekilde konuşmaya nasıl cesaret edersin!How dare you speak to me in this way!
Benimle o şekilde konuşmaya nasıl cesaret edersin!How dare you speak like that to me!
Benimle o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!How dare you speak to me that way!
İnsanları bu şekilde incitmeye nasıl cüret edersin!How dare you hurt people this way!
Yerli bir Fransız konuşmacının bunu o şekilde söyleyeceğini sanmıyorum.I don't think a native French speaker would say it that way.
Tom da bu şekilde hissediyor.Tom also feels this way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod