Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary kederli bir şekilde babasını gömdü.Mary sorrowfully buried her father.
Anne oğlunu kederli bir şekilde gömdü.The mother sorrowfully buried her son.
Yeni komşumuz herhangi bir şekilde yardıma ihtiyacımız olduğunda her zaman oradadır.Our new neighbour is always there if we need help with anything.
Tom bunu muhtemelen başka bir şekilde yapmaya çalışırdı.Tom would likely try doing this some other way.
Tom'un çocukları Fransızcayı mükemmel şekilde konuşuyor.Tom's children speak French perfectly.
Tom onu bu şekilde yapmazdı.Tom wouldn't do it this way.
Yurt hayatına oldukça hızlı bir şekilde alışacaksın.You'll get used to the dorm life pretty quickly.
Bir bilgisayar gerçekten hızlı bir şekilde bir şeyler hesaplayabilir.A computer can calculate things really quickly.
Böyle yüksek ve güçlü şekilde konuşma.Don't talk in such a high and mighty way.
Çabuk bir şekilde öğrendin.You learned quickly.
Kendileri hakkında yüksek ve patavatsız şekilde konuşan insanlardan nefret ederim.I hate people who just rabbit on about themselves.
Baba oğlunu kederli bir şekilde gömdü.The father sorrowfully buried his son.
Tom hâlâ enerjk bir şekilde çalışıyor.Tom is still going strong.
Keşke daha fazla insan aynı şekilde hissetse.I wish more people felt the same way.
Onu bu şekilde yapmaya çalışalım.Let's try doing it this way.
Bunu doğru şekilde yapmaya çalışalım.Let's try to do it the right way.
Ben bunu Tom'un yapmamı istediği şekilde yapmaya alıştım.I've gotten used to doing it the way Tom wants me to do it.
Ben oldukça muhafazakar bir şekilde giyinirdim.I used to dress quite conservatively.
Ben seninle aynı şekilde düşünürdüm.I used to think the same way you do.
Bunu doğru şekilde söylemek istiyorum.I want to say this the right way.
Bunu doğru şekilde yapmak istiyorum.I want to do this the right way.
Sen soruya doğru şekilde cevap vermiyorsun.You are not answering the question correctly.
Bir çocuk asla çok sıcak bir şekilde giyinmez.A child is never too warmly dressed.
Uygun bir şekilde göremiyor musun?Are you unable to see properly?
Ben daha önce asla bu şekilde yapmadım.I've never done it this way before.
Çok mutlu bir şekilde evliyim.I'm very happily married.
Bu şekilde düşünen tek kişinin ben olmadığımı biliyorum.I know I'm not the only one who thinks this way.
Umarım bu şekilde olur.I hope it works out that way.
Mary cevabını dikkatli bir şekilde düşündü.Mary considered her answer carefully.
Mary cevabını çok dikkatli bir şekilde düşündü.Mary considered her answer very carefully.
Tom onun cevabını çok dikkatli bir şekilde düşündü.Tom considered his answer very carefully.
Tom onun cevabını dikkatli bir şekilde düşündü.Tom considered his answer carefully.
Ben buna o şekilde bakmıyorum.I don't look at it that way.
Çok hızlı bir şekilde yemene gerek yoktu.You didn't need to eat so quickly.
Tom hakkında aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way about Tom.
Aynı şekilde hissettiğime emin değilim.I'm not sure I feel the same way.
Aynı şekilde hissettiğimden emin değilim.I'm not sure I feel the same.
Hepiniz benzer şekilde davranıyorsunuz.All of you behave similarly.
Hepiniz aynı şekilde davranıyorsunuz.You all display similar behavior.
Birçok insanın o şekilde düşündüğüne eminim.I'm sure a lot of people think that way.
Bu konuda aynı şekilde hissettiğimden emin değilim.I'm not sure I feel the same way about that.
Sanırım bunu başka bir şekilde yapmak daha iyi olurdu.I think it would be better to do this some other way.
Tom'un Mary'ye yaptığı şekilde davranma hakkı yoktu.Tom had no right to treat Mary the way he did.
Tom'un Mary'ye o şekilde davranmaya hakkı yoktu.Tom had no right to treat Mary that way.
Kesinlikle o şekilde görmüyorum.I certainly don't see it that way.
Tom her zamanki yatma saatini geçecek şekilde yatmadı.Tom stayed up past his usual bedtime.
Tom rahatlatıcı şekilde tebessüm etti.Tom smiled reassuringly.
Ve annenle bu şekilde tanıştım.And that's how I met your mother.
Ve babanla bu şekilde tanıştım.And that's how I met your father.
Bir yabancı dili doğru şekilde konuşmak birini anlamaktan çok daha zordur.Speaking a foreign language correctly is much harder than understanding one.
Nasıl beni bu şekilde aşağılarsın?How could you humiliate me like that?
Tom savaşta ölümcül şekilde yaralandı.Tom was fatally wounded in the battle.
Beowulf savaşta ölümcül şekilde yaralandı.Beowulf was fatally wounded in the battle.
Tom her şeyi mükemmel bir şekilde yapar.Tom does everything perfectly.
O bana çok inanılmaz bir şekilde güzel davranıyor.She's being so unbelievably nice to me.
Diğer birkaç kişi ciddi şekilde yaralandı.Several others were seriously wounded.
Tom'un odası şaşırtıcı şekilde düzenliydi.Tom's room was surprisingly tidy.
O çok şiddetli şekilde sıkıcı görünüyor.That looks so excruciatingly boring.
Patlayıcı madde imha ünitesi patlamamış bombayı güvenli bir şekilde imha etti.The explosive ordnance disposal unit safely disposed of the unexploded bomb.
Sarhoş turistler, ziyaretlerinden sonra otel odasını karmakarışık bir şekilde terk etti.The drunk tourists left the hotel room in shambles after their visit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod