Ben onu o şekilde söylemezdim.I wouldn't say it that way.
Kazada ciddi şekilde yaralanmış.He was seriously injured in the accident.
O her zaman çok sade şekilde giyinir.She always dresses very simply.
Senin gibi aynı şekilde düşünüyorum.I think the same way as you do.
Bunu bir daha asla bu şekilde yapma!Never ever do it like this again!
Ben ciddi bir şekilde konuşuyorum.I speak seriously.
Tom'un vücudunda ağır şekilde darp edilmeye bağlı hasar vardı.Tom had injuries consistent with a severe beating.
Bize en kötü şekilde ihanet edenler her zaman bizim için gözde olanlardır.Those who betray us in the worst way are always those who are dearest to us.
Esperanto canlandırıcı bir şekilde farklı.Esperanto is refreshingly different.
"Tom kötü bir kişi." "Ne şekilde?""Tom is a bad person." "In what way?"
Biz onu bu şekilde bırakamayız.We can't leave him like this.
"Neden bunu o şekilde yapıyorsun?" "Bilmiyorum." "Her zaman yaptığımız yol budur.""Why do you do it that way?" "I don't know. That's the way we've always done it.
Saatim doğru şekilde çalışmıyor.My watch is not working correctly.
Belki de yıldızlar uygun şekilde hizalanmış değildi.Maybe the stars were not properly aligned.
Aynı şekilde.Likewise.
Herkes acıyla farklı şekilde baş eder.Everybody deals with grief differently.
Biz barışçıl bir şekilde gösterdik.We demonstrated peacefully.
Japoncayı akıcı şekilde konuşur musun?Do you speak Japanese fluently?
Krakerler ekmeğin pişirildiği gibi aynı şekilde bir fırında pişirilir,Crackers are baked in an oven, much the same way as bread is.
Katı bir şekilde diyeti uyguladım.I followed the diet strictly.
Ben o şekilde hissetmiyorum.I don't feel that way.
Olaylar o şekilde gelişmedi.Things didn't happen that way.
Tom bunu o şekilde istemezdi.Tom wouldn't have wanted it that way.
Hepimiz o şekilde hissediyoruz.We all feel that way.
Hâlâ o şekilde hissediyorum.I still feel that way.
Tom aynı şekilde hissediyor.Tom feels the same way.
Asla o şekilde hissetmeyeceğim.I'll never feel that way.
Biz onu oldukça hızlı şekilde onardık.We fixed that pretty quickly.
Saatim düzgün şekilde çalışmıyor.My watch isn't working properly.
Ebeveynlerinle o şekilde konuşmamalısın.You shouldn't speak to your parents that way.
Bir şekilde para bulacağım.I'll find the money somehow.
Ben o şekilde yetiştirilmedim.I wasn't raised that way.
Ben onu bu şekilde severim.I like it this way.
Ev uygun şekilde yalıtılmış.The house is suitably isolated.
Tom aklımı mükemmel şekilde okudu.Tom read my mind perfectly.
Onun tarafından hoş bir şekilde şaşırdım.I'm pleasantly surprised by that.
O çok güzel bir şekilde sorulan bir soru değil.That's not a very nicely asked question.
Onlar bunu o şekilde seviyor.They like it that way.
Bu o şekilde çok kolay.It's too easy that way.
Tom aynı şekilde düşünüyor.Tom thinks the same way.
O hançeri bu şekilde tutmalısın.You must grip that dagger this way.
Hiç kimse kötü bir şekilde yaralanmadı.No one was badly injured.
Onlar kederli bir şekilde sessizdi.They were sorrowfully silent.
Kim en hızlı şekilde yüzecek?Who will swim most quickly?
Mary berbat bir şekilde hayal kırıklığına uğratıldı.Mary has been badly let down.
Benim şeylerin hepsi düzensiz bir şekilde.My things are all in a jumble.
Kuşlar mutlu şekilde cıvıldıyor.The birds were chirping happily.
Tom o kelimeyi garip bir şekilde telaffuz ediyor.Tom pronounces that word in a strange way.
Onlar bir şekilde kaçmak zorunda kaldı.They had to elope somehow.
İsveççe "sj" sesi birkaç farklı şekilde telaffuz edilebilir.The Swedish "sj" sound can be pronounced several different ways.
Bu şekilde, üniversite öğrencilerinin ufkunu genişletmek için fırsatları var.In this way, the students of the university have the opportunity to expand their horizons.
Oğullar üzüntülü şekilde annelerini gömdü.The sons sorrowfully buried their mother.
Tom beklenmedik bir şekilde öldü.Tom died unexpectedly.
Oğulları üzüntülü şekilde ebeveynlerini gömdü.The sons sorrowfully buried their parents.
Oğulları üzüntülü şekilde babalarını gömdü.The sons sorrowfully buried their father.
Tom ciddi şekilde incinmedi.Tom wasn't seriously hurt.
Mary kederli bir şekilde kızını gömdü.Mary sorrowfully buried her daughter.
Mary kederli bir şekilde oğlunu gömdü.Mary sorrowfully buried her son.
Neden Tom bu şekilde davranıyor?Why is Tom acting this way?
Mary kederli bir şekilde annesini gömdü.Mary sorrowfully buried her mother.