Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben aynı şekilde hissediyordum.I've been feeling the same way.
Gerçekten bu şekilde hissettiğini bilmiyordum.I truly didn't know you felt this way.
Tom o şekilde ölmeyi hak etmedi.Tom didn't deserve to die that way.
Benimle o şekilde konuşmuyorsun.You don't talk to me that way.
Asla o şekilde kaçmayacaksın.You'll never escape that way.
Ben sizin hakkınızda o şekilde düşünmüyorum.I don't think about you in that way.
Bunun o şekilde çalıştığını sanmıyorum.I don't think it works that way.
Tom'un o şekilde görmediğine eminim.I'm sure Tom didn't see it that way.
Lütfen bunu o şekilde düşünme.Please don't think of it that way.
Tom rahatsız edici bir şekilde gülümsedi.Tom smiled uncomfortably.
Sadece Tom'u güvenli bir şekilde eve götürmek istiyorum.I just want to get Tom home safely.
Tom Mary'ye endişeli bir şekilde baktı.Tom looked at Mary uneasily.
Tom'un hızlı bir şekilde bir çözüm düşünmesi gerekiyor.Tom needs to think of a solution quickly.
Tom şüpheci bir şekilde gülümsedi.Tom smiled skeptically.
Tom samimi bir şekilde gülümsedi.Tom smiled warmly.
Tom ihtiyatlı bir şekilde partiden erken ayrıldı.Tom discreetly left the party early.
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan hoşlanıyorsun.You do like living dangerously.
Tom muzaffer bir şekilde gülümsedi.Tom smiled triumphantly.
Onlar birbirini sıcak bir şekilde selamladı.They greeted each other warmly.
Bütün sorularımı doğru şekilde cevaplar mısın?Will you answer all my questions truthfully?
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan zevk alır mısın?Do you enjoy living dangerously?
O inanılmaz bir şekilde romantikti.It was incredibly romantic.
O olduğunu söylediğin şekilde olmadı.It didn't happen the way you said it did.
O olacağını söylediğin şekilde olmadı.It didn't happen the way you said it would.
Bu şekilde yaşanmaz.This is no way to live.
Senin hissettiğin aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way you do.
Tom şu ya da bu şekilde umursuyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to care one way or the other.
Boğucu şekilde sıcaktı.It was stiflingly hot.
Tom kötü bir şekilde incinmiş olabilir.Tom might be badly hurt.
Bunu bir şekilde yapacağız.We'll do it somehow.
Onu bu şekilde yapmak zorundasın.You've got to do it this way.
O şekilde olması zorunluydu.It was bound to happen that way.
Tom hızlı ve güvenli şekilde nasıl kilo verebileceğini bilmek istiyor.Tom wants to know how he can lose weight quickly and safely.
Herkes gergin bir şekilde etrafa baktı.Everybody looked around nervously.
Herkesin senin düşündüğün şekilde düşünmesini bekleme.Don't expect everyone to think the same way you do.
Neden o şekilde hissediyorsun?Why do you feel that way?
Bana tuhaf bir şekilde bakıyorsun.You are looking at me oddly.
Bu şekilde hissetmeniz anlaşılabilir bir şeydir.It's understandable that you should feel this way.
Mary berbat şekilde pişirdiği akşam yemeğinden utandı.Mary was embarrassed by her badly cooked dinner.
Hayatımı istediğim şekilde yaşamış olmayı dilerdim.I wish I could live my life doing only what I wanted to do.
Çocuklar şaşırtıcı düzeyde hızlı bir şekilde büyüyorlar.Children grow up astonishingly quickly.
Bana o şekilde davranamaz.He can't treat me like that.
Bana o şekilde davranamazsın.You can't treat me like that.
Artık senin hakkında o şekilde hissetmiyorum.I no longer feel that way about you.
Her şey sadece olacağını düşündüğüm şekilde oldu.Everything happened just the way I thought it would.
Her şey sadece Tom'un olacağını söylediği şekilde oldu.Everything happened just the way Tom said it would.
Aynı şekilde mi hissediyorsun?Do you feel the same way?
Tom o şekilde gitti.Tom went that way.
O şekilde gitmezdim.I wouldn't go that way.
Onu bu şekilde denemeni tavsiye ederim.I recommend you try it this way.
Onu bu şekilde deneyelim.Let's try it this way.
Onu bu şekilde yapmanın daha kolay olduğunu düşündüm.I figured it was easier to do it this way.
Korkarım onu bu şekilde yaparak ilerleme kaydedemeyeceğiz.I'm afraid we'll get nowhere doing it this way.
O her zaman aynı şekilde olur.It always happens the same way.
Ben de aynı şekilde hissediyorum.I also feel the same way.
Üç ay içinde akıcı şekilde Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Bu bunu yaptığımız şekilden nasıl farklı?How's that different from the way we've been doing it?
Tom senin hissettiğin gibi onun hakkında aynı şekilde hissediyor mu?Does Tom feel the same way about that as you do?
Tom senin güldürdüğün şekilde asla beni güldüremedi.Tom could never make me laugh the way you do.
Saçını daha önce olduğu şekilden daha çok sevdiğimi düşünüyorum.I think I liked your hair better the way it was before.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod