O bu şekilde görmüyor.She doesn't see it that way.
Onu yapmamı söylediğin şekilde yapacağım.I'll do it the way you've told me to do it.
Sincaplar gerçekten hızlı bir şekilde kaçabilirler.Squirrels can run really quickly.
Profesörle görüşürsek bunu uygun şekilde yapabileceğimizden eminim.I'm sure that we would be able to do this properly if we discuss it with the professor.
Eğer ona yardım etseydin Tom onu ilk kez doğru şekilde yapardı.Tom would've done it correctly the first time if you had helped him.
Ben mutlu bir şekilde evliyim, herkesin ne dediği önemli değil.I'm happily married, no matter what anyone says.
Keşke işler farklı şekilde olabilseydi.I wish things could've happened differently.
Bunu bir dahaki sefer bu şekilde yapmamayı bileceğim.I'll know not to do it that way next time.
Tom'un bunu bir şekilde yöneteceğinden eminim.I'm sure Tom will manage it somehow.
Neden o şekilde hissettiğini anlıyorum.I understand why you feel that way.
Tom bunu o şekilde isterdi.Tom would've wanted it that way.
Tom'un aynı şekilde hissettiğinden eminim.I'm sure Tom feels the same way.
Eminim hepimiz bu şekilde hissediyoruz.I'm sure we all feel that way.
Kendini o şekilde hissettiğin için üzgünüm.I'm sorry you feel that way.
Gizli bir şekilde içeri girmene izin vereceğim.I'll let you in on a secret.
Tom kızgın şekilde Mary'ye baktı.Tom angrily stared at Mary.
O şekilde hissetmene sevindim.I'm glad you feel that way.
Ben onu mükemmel şekilde anladım.I understood it perfectly.
Tom'u güvenli bir şekilde eve götüreceğim.I'll get Tom home safely.
O şekilde düşünürdüm.I used to think that way.
Talep ettiğin şekilde yapacağım.I'll do as you request.
Talep ettiğiniz şekilde yapacağım.I'll do as you request.
Ben aynı şekilde hissederdim.I'd feel the same way.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Benzer şekilde düşünüyoruz.We think alike.
Bana öyle geliyor ki, işler bu şekilde daha iyi olurdu.It seems to me that things would be better this way.
Tom kendi başına çalışarak mükemmel şekilde Fransızca öğrendi.Tom learned French perfectly studying by himself.
Böyle çocukça bir şekilde hareket edersen, o zaman çocuk olarak muamele görürsün.If you act in such a childish way, then you will be treated as child.
Rusçayı akıcı bir şekilde konuşabilmek isterim.I want to be able to speak Russian fluently.
Bu kitap etkili bir şekilde yazmana yardım edecek.This book will help you write effectively.
Köpeğimi ıslık çaldığımda gelecek şekilde eğittim.I've trained my dog to come when I whistle.
Benim televizyon 15 yaşında, ama yine de mükemmel bir şekilde çalışıyor.My television set is 15 years old, but it still works perfectly.
Akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilirim.I can speak English fluently.
Akıcı bir şekilde Fransızca konuşabilirim.I can speak French fluently.
Akıcı bir şekilde Almanca konuşabilirim.I can speak German fluently.
Akıcı bir şekilde İtalyanca konuşabilirim.I can speak Italian fluently.
Akıcı bir şekilde İspanyolca konuşabilirim.I can speak Spanish fluently.
Anlayabileceğim şekilde tercüme et.Put it in words I can understand.
Anlayabileceğim şekilde kelimelere dök.Put it in words I can understand.
Önce kedimi uygun şekilde tanıtmama izin verin.Allow me to properly introduce myself first.
Tom pantolonunu çıkardı ve dikkatli bir şekilde bir sandalyenin arkasına astı.Tom took off his pants and carefully hung them over the back of a chair.
Tom durumu dikkatli bir şekilde değerlendirdi.Tom considered the situation carefully.
Tom kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı.Tom started shaking uncontrollably.
Tom Mary'nin o şekilde hissettiğini bilmiyordu.Tom never knew Mary felt that way.
Tom hiçbir şekilde ikna olmuş gibi görünmüyor.Tom doesn't look at all convinced.
Tom ağır bir şekilde yaralanabilirdi.Tom could be seriously injured.
Bu o şekilde olmak zorunda değildi.It didn't have to be that way.
Tom gözle görülebilir bir şekilde hayal kırıklığına uğramış.Tom was visibly disappointed.
Tom Mary'yi samimi bir şekilde kucakladı.Tom gave Mary a friendly hug.
Seni mükemmel bir şekilde anlıyoruz.We understand you perfectly.
Tom bir şekilde farklı görünüyor.Tom seems different somehow.
Tom gergin şekilde etrafına bakındı.Tom nervously looked around.
Tom onu o şekilde görmüyor.Tom doesn't see it that way.
Tom aynı şekilde hissediyor mu?Does Tom feel the same way?
Hepiniz o şekilde mi hissediyorsunuz?Do you all feel that way?
Tom gözle görülür şekilde sinirlenmişti.Tom was visibly annoyed.
Tom gözle görülür şekilde sarsılmış.Tom was visibly shaken.
Tom onu bu şekilde istedi.Tom wanted it this way.
Tom çok hoş bir şekilde yaptı.Tom did very nicely.
Alternatiflerin yokluğu zihni hayret verici bir şekilde temizler.The absence of alternatives clears the mind marvelously.