Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Telefon soygunu alışılmadık bir şekilde engellendi.Phone robbery thwarted in unusual manner.
Biz bir şekilde nehri yüzerek geçmeyi başardık.We somehow managed to swim across the river.
Zaten bir şekilde başarılı oldun.Anyway, somehow you succeeded.
Ben onun dediği şeyi onun söylediği aynı şekilde tekrarladım.I repeated what he said, in the exact same way he said it.
Bazı şeylere geçmişte olduğu şekilde asla geri dönemeyeceğiz.We will never be able to return to the way things were in the past.
Tom kesin bir şekilde reddetti.Tom flatly refused.
Tom çamurla kaplanmış şekilde eve geri döndü.Tom came back home covered in mud.
Amcam Kobe'den beklenmedik bir şekilde geldi.My uncle arrived unexpectedly from Kobe.
Dünya nüfusu çok hızlı bir şekilde artıyor.The population of the world is increasing very fast.
Tom'un işi yapmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşabilip konuşamadığı şüpheli.It's doubtful whether Tom can speak French well enough to do the job.
Şiddetli şekilde yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.It rained heavily, so the playground is muddy.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Her zaman bu şekilde değildi.It wasn't always this way.
Bunu her zaman bu şekilde yaptım.I've always done it that way.
Tom gözle görülebilir şekilde sinirliydi.Tom was visibly nervous.
Belki de bunu başka şekilde ifade etmeliyim.Maybe I should rephrase that.
Ona yardımcı olmak zorundasın, ama hızlı bir şekilde.You have to help her, but quickly.
Her zaman bu şekilde oldu.It's always been this way.
Daha rahat bir şekilde oynayın.Play in a more relaxed manner.
Benimle o şekilde konuşma!Don't speak to me that way!
Tom iyi bir çalışandır. O işleri hızlı ve verimli bir şekilde yaptırır.Tom is a good employee. He gets things done quickly and efficiently.
Bu şekilde de söylenebilir.It can also be said this way.
Tom hiçbir şekilde seçimi kazanacağından emin değil.Tom is by no means sure of winning the election.
İnsanların artık gerçekten bu şekilde söylediklerini sanmıyorum.I don't think people actually say it that way anymore.
Bu şekilde olması gerekmiyor.It's not supposed to be this way.
O başarılı bir şekilde bir gemi ile Pasifiği geçti.She successfully crossed the Pacific with a ship.
Ben kendi başıma başarılı şekilde tırnak yemekten vazgeçtim.I successfully gave up nail biting on my own.
Ben sana bir şekilde yardım edebilir miyim?Can I help you somehow?
Ben artık bu şekilde yaşayamam.I can't live this way anymore.
O mutlu şekilde güldü.She laughed happily.
Hastanede haplar almama rağmen onları düzgün şekilde kullanmadım.Although I received pills at the hospital, I never took them properly.
O şekilde olmak zorunda değil.It doesn't have to be that way.
Araba kazası sonucunda şoför ciddi şekilde yaralanırken yolcu da öldü.As a result of the car accident, the driver was severely injured, and the passanger died.
O şaşırtıcı bir şekilde güzeldi.She was stunningly beautiful.
Yaşlı adama hiç bir şekilde inanmadım.I didn't believe the old man at all.
Daha önce benimle o şekilde hiç konuşmamıştın!You had never talked to me like that before!
Oraya bir şekilde geleceğim.I'll get there somehow.
Onu bu şekilde tercih ediyor gibi görünüyordun.You seemed to prefer it this way.
Soruyu başka bir şekilde ifade etmek ister misin?Would you like to rephrase the question?
O çağlayanlar etkileyici bir şekilde büyüktür.Those rapids are impressively large.
Gözle görülür şekilde rahatsızdı.He was visibly bothered.
Bu iki şekilde çalışır.It works both ways.
Her zaman insanları o şekilde mi selamlarsın?Do you always greet people that way?
Uygun bir şekilde nasıl Fransızca konuşulduğunu bilmiyorum.I don't know how to speak French properly.
Aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way.
Umarım Tom bu konuda seninle aynı şekilde hisseder.I hope Tom feels the same way you do about this.
Bu şekilde düşünen tek kişi ben değilim.I'm not the only one who feels this way.
Dün ciddi şekilde kendini yaralayabilirdin.You could've seriously hurt yourself yesterday.
O özel durumun çok iyi şekilde üstesinden geldin.You handled that particular situation very well.
O sorunu oldukça iyi şekilde ele aldın.You handled that problem quite well.
İnanılmaz şekilde safsın.You're incredibly naive.
Tom doğru şekilde yanıtladı.Tom answered correctly.
Tom kötü şekilde davrandı.Tom behaved badly.
Tom kendini kötü bir şekilde yaktı.Tom burned himself badly.
Tom sakin bir şekilde kendisine bir içki doldurdu.Tom calmly poured himself a drink.
Tom elinden geldiği kadar hızlı şekilde merdivene tırmandı.Tom climbed up the ladder as quickly as he could.
Tom kendisine adaletsiz şekilde davranılmasından şikâyet etti.Tom complained that he had been treated unfairly.
Tom onu ona söylediğim şekilde yaptı.Tom did it the way I told him to.
Tom testte kötü şekilde yaptı.Tom did poorly on the test.
Tom'un tıbbi bakıma çok ciddi şekilde ihtiyacı var.Tom is in desperate need of medical care.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod