Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şekilde gitmemiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should go this way.
Tam olarak aynı şekilde hissettim.I felt exactly the same way.
O, gözle görülür bir şekilde sinirliydi.He was visibly nervous.
Yeni başlıyorsunuz, ancak hızlı bir şekilde öğreniyorsunuz.You are beginners, but you learn quickly.
Onu yetersiz şekilde idare ettim.I handled it poorly.
Onu uygun şekilde idare ettim.I handled it properly.
Onun alışılmışın dışında mücadele tarzı şaşırtıcı şekilde etkiliydi.His unorthodox fighting style was surprisingly effective.
O tepedeki ağaçlar kesilirse, oldukça çabuk bir şekilde erozyonu görürsün.If the trees on that hill are cut down, you'll see erosion pretty quickly.
Mary gittiğinden beri o şekilde hissetmedim.I haven't felt that way since Mary left.
Daha önce hiç bu şekilde hissetmedim.I've never felt this way before.
Bir şekilde kalkmak zorundayım.I have to get up anyways.
Bir şekilde kalkmam gerekiyor.I have to get up anyways.
Aynı şekilde hissetmiyorum.I don't feel the same way.
Ben bunu o şekilde hatırlamıyorum.I don't remember it that way.
Saçını hep bu şekilde sevdim.I've always liked your hair that way.
Ben onun bu şekilde olacağını biliyordum.I knew it would happen this way.
Onun bu şekilde işe yarayacağını biliyordum.I knew it would work out this way.
Bu şekilde hissetmemem gerektiğini biliyorum.I know I shouldn't feel this way.
Bunu o şekilde seviyorum.I like it that way.
Seni bu şekilde görmeyi seviyorum.I like seeing you this way.
Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.I like things done properly.
Bu şekilde giyinmeyi seviyorum.I like to dress this way.
Saçını o şekilde seviyorum.I like your hair that way.
O şekilde hissettiğini hiç bilmiyordum.I never knew you felt that way.
Onu bu şekilde gerçekten hiç düşünmemiştim.I never really thought about it like that.
Onun hakkında o şekilde hiç düşünmedim.I never thought about it that way.
Beni çok kaba şekilde yargılama.Don't judge me too harshly.
Daha önce birisi hakkında hiç bu şekilde hissetmedim.I've never felt this way about anyone before.
O şekilde olmadı.It didn't happen that way.
O mükemmel şekilde çalıştı.It worked perfectly.
O kitap etkili bir şekilde yazmana yardım eder.That book helps you to write effectively.
O kitap etkili şekilde yazmana yardım ediyor.That book is helping you to write effectively.
Farklı şekilde tepki vermeliydim.I should've reacted differently.
Lisedeyken Fransızcayı daha ciddi şekilde çalışmalıydım.I should've studied French more seriously when I was in high school.
Sanırım tam Tom'un onun yaptığını söylediği şekilde olmuş olmalı.I think it must've happened just the way Tom said it did.
Sanırım Tom çok kolay şekilde vazgeçti.I think Tom gave up too easily.
Sanırım Tom senin hissettiğin aynı şekilde hissedebilir.I think Tom might feel the same way you do.
Onun mantığı hiçbir şekilde savunulabilir değil.His logic is in no way defensible.
Onun mantığı herhangi bir şekilde savunulamaz.His logic cannot be defended in any way.
Tom ve Mary endişeli bir şekilde birbirlerine baktı.Tom and Mary looked at each other uneasily.
Neden o şekilde konuşuyorsun?Why are you talking like that?
O işe başvurmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French well enough to apply for that job.
Ben senin yaşındayken, bu konuda seninle aynı şekilde düşündüm.When I was your age, I thought the same way as you about this issue.
Onu yanlış şekilde formüle ettim.I formulated it wrongly.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Tom benim konuşabildiğimden çok daha akıcı şekilde Fransızca konuşabilir.Tom can speak French much more fluently than I can.
Tom ve Mary Fransızcayı gerçekten çok iyi şekilde konuşmazlar.Tom and Mary don't really speak French very well.
Tom Fransızcayı senin konuştuğun kadar akıcı şekilde konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as you do.
Tom'un öğrencilerinden bazıları çok iyi şekilde Fransızca konuşur.Some of Tom's students speak French very well.
Tom'un Fransızcayı çok iyi şekilde konuşmasına şaşırdım.I was surprised that Tom spoke French so well.
Tom Mary kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as Mary.
Keşke Tom'un konuştuğu şekilde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French the way Tom does.
Tom kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmam.I don't speak French as fluently as Tom does.
Tom senin kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as you.
Nasıl oluyorda Fransızcayı çok iyi şekilde konuşuyorsun?How come you speak French so well?
Tom Fransızcayı niçin çok iyi şekilde konuşabiliyor?Why can Tom speak French so well?
Tom Fransızcayı mükemmel bir şekilde konuşur.Tom speaks French perfectly.
Yağmur yağıyor ama herhangi bir şekilde gideceğiz.It's raining, but we'll go anyway.
Aynı şekilde hissedeceğini düşünüyorum.I think you'll feel the same way.
Onu bu şekilde görmüyor.He doesn't see it that way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod