Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O benim hissettiğim gibi aynı şekilde hissetti.She felt the same way as I did.
Bunu bana zor şekilde yaptırma.Don't make me do this the hard way.
Tom kontro edilemez bir şekilde titredi.Tom shivered uncontrollably.
Tom Mary ile aynı şekilde öldü.Tom died the same way Mary did.
Tom hâlâ bir şekilde bunu tamir etmek zorunda.Tom still has to fix this somehow.
Tom'u aşırı şekilde ne heyecanlandırdı?What happened freaked Tom out.
Ben onun hakkında senin gibi aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way about it as you do.
Her ikimizinde rahat bir şekilde yaşaması için yeterli para kazanıyorum.I make enough money for the both of us to live comfortably.
Keşke işler eskiden olduğu şekilde olsa.I wish things were the way they used to be.
Benzin fiyatları şu ya da bu şekilde hepimizi etkiler.Gasoline prices affect all of us one way or another.
Tom'dan parayı bir şekilde alacağım.I'll get the money from Tom one way or another.
Bir şekilde onu yapabileceğimden oldukça eminim.I'm pretty sure I can do it one way or another.
Bu krediyi bir şekilde geri ödemek zorunda kalacağız.We'll have to pay back that loan one way or another.
Bunu doğru şekilde yapmak zorundayız.We have to do this the right way.
Tom, durumu hızlı bir şekilde etkisiz hale getirmeyi denemesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought he should try defusing the situation quickly.
Yöntemim şaşırtıcı şekilde basit, ama etkisi büyük.My method is surprisingly simple, but the impact is big.
Daha mütevazı bir şekilde giyinmelisin.You should dress more modestly.
Aynı şekilde hissedip hissetmediğini Tom'a sormak istiyorum.I'd like to ask Tom if he feels the same way.
Artık hiç kimse o şekilde düşünmüyor.No one thinks that way anymore.
İlişkimizi bu şekilde bitiremezsin.You can't end our relationship this way.
Ben benim yaşadığım şekilde yaşamaya devam edemem.I can't keep living the way I've been living.
Öpülmek istediğin şekilde seni öpemem.I can't kiss you the way you want to be kissed.
Ağır bir şekilde cezalandırılmalı.He must be severely punished.
Neden bu şekilde davranıyorsun?Why are you acting this way?
Sen Tom'un o şekilde davranmasına izin veremezsin.You can't let Tom behave that way.
Bana bu şekilde davranamazsın.You can't treat me this way.
Gizemli bir şekilde öldürülmüş olarak bulundu.She was found mysteriously murdered.
O gizemli bir şekilde öldürülmüş bulundu.He was found mysteriously murdered.
Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.The victim's body was lying face down on the rug.
Aynı şekilde hissedebileceğini düşündüm.I thought you might feel the same way.
Planlarım berbat bir şekilde başarısız oldu.My plans failed miserably.
Hükümetin politikaları berbat bir şekilde başarısız oldu.The government's policies failed miserably.
O, odanın etrafında zarif bir şekilde yürüdü.He sashayed around the room.
Sen akıcı bir şekilde İngilizce konuşursun.You speak English fluently.
Bunun o şekilde kalacağını umalım.Let's hope it stays that way.
Bunu en iyi şekilde değerlendirelim.Let's make the best of this.
Tom seni kötü bir şekilde istiyor.Tom wants you badly.
Bunu o şekilde tutmak istiyorum.I'd like to keep it that way.
Ben bu şekilde yaşamak istemiyorum.I don't want to live this way.
Onu bu şekilde yapmak istemedim.I didn't want to do it this way.
Ben şeyleri olduklarını şekilde istiyorum.I want things the way they were.
Tom'u o şekilde hatırlamak istemiyorum.I don't want to remember Tom that way.
Birini rahatsız edecek şekilde davranmak istemiyorum.I don't want to step on anybody's toes.
Tekrar o şekilde hissetmek istemiyorum.I don't want to feel that way ever again.
Neden her zaman işleri zor şekilde yapmak istiyorsun?Why do you always want to do things the hard way?
Daha öncekinden farklı şekilde tedavi edilmek istemiyorum.I don't want to be treated any differently than before.
Bazen dualarımıza onların olmasını istediğimiz şekilde cevap verilmez.Sometimes our prayers aren't answered the way we want them to be.
Tom gözle görülür bir şekilde mutlu.Tom is visibly happy.
Herhangi bir şekilde yardımcı olduğuma mutluyum.I'm happy to assist in any way I can.
Mary şaşırtıcı bir şekilde güzel.Mary is stunningly beautiful.
Tom bunu dikkatli bir şekilde düşündü.Tom thought it over carefully.
Onun hayali akıcı şekilde Fransızca konuşabilmekti.Her dream was to be able to speak French fluently.
Onun için bir şekilde suçlu olmak zorundasın.You have to be somewhat to blame for that.
En dikkatli şekilde yapılmış planlar bile sık sık başarısızlıkla sonuçlanır.Even the most carefully made plans frequently result in failure.
Benimle tekrar o şekilde konuşursan, yüzünü parçalayacağım.If you talk to me that way again, I'm going to smash your face in.
Biri onunla ciddi bir şekilde konuşmalı.Someone should talk turkey to him.
Özür dilerim. Aynı şekilde sana geri ödeyeceğim.I'm sorry, I'll pay you back in kind.
Doğru şekilde duydun.You heard correctly.
Bunu ayrıntılı bir şekilde konuşabiliriz.We can talk this through.
Kim güvenli bir şekilde eve geri geldi.Kim arrived back home safely.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod