şehvet ile cümle

şehvet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.To walka wewnętrzna, walka przeciwko rozpuście, grzechowi, pokusie, żądzy, chciwości.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Това е борба против пороците, изкушенията, алчността.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.Это внутренняя борьба с пороком, грехом, искушением, похотью, жадностью.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.זהו מאבק פנימי, מאבק נגד שחיתות, נגד חטא, נגד פיתויים, תשוקה, תאוות-בצע.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.هو صراع مع النفس، نضال ضد السوء والخطيئة والاغراء و الشهوة و الجشع.
Bu mücadele; ahlâksızlığa, günaha, cazibeye, şehvet ve aç gözlülüğe karşı bir mücadeledir.それは個人の内面で起こる闘い 悪、罪、誘惑、欲望、貪欲に対する苦闘です コーランに書かれた道徳的規則に導かれて
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.3 systemy umysłowe - chuć, romantyczna miłość i przywiązanie nie zawsze idą w parze.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Aqueles três sistemas cerebrais: o desejo, o amor romântico e o apego, nem sempre andam juntos.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Diese drei Gehirnstrukturen: Lust, romantische Liebe und Bindung arbeiten nicht immer zusammen.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Ebben a három agyrendszerben: vágy, szerelem és kötődés -- ezek nem mindig járnak együtt.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.I de här tre hjärnsystemen: existerar inta alltid lust, romantisk kärlek och tillgivenhet -- tillsammans.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.In deze drie breinsystemen gaan lust, romantische liefde en gehechtheid -- niet altijd samen.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.이 세 뇌 시스템들은 - 정욕, 로맨틱 사랑과 애착 - 언제나 같이 작동하지 않습니다.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Les trois processus cérébraux : le désir, l'amour et l'attachement ne se combinent pas toujours parfaitement.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Questi tre sistemi cerebrali: il piacere fisico, l' innamoramento e l'attaccamento non vanno sempre daccordo.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Ti trije možganski sistemi: poželenje, romantična ljubezen in navezanost, ne gredo vedno skupaj.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Trong bộ ba hệ thống não bộ: cám dỗ, lãng mạn và sự gắn bó -- chúng không phải lúc nào cũng đi cùng nhau.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Tyto tři mozkové systémy: žádostivost, romantická láska a citové pouto nejsou spolu vždy provázány.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.V týchto troch systémoch mozgu: túžba, romantická láska a náklonnosť -- nie vždy spolu súvisia.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.Σ' αυτά τα τρία εγκεφαλικά συστήματα, επιθυμία για σεξ, ρομαντική αγάπη και προσκόλληση - δεν πάνε πάντα μαζί.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.В трите мозъчни системи - за секс, романтична любов, и привързаност - нещата не винаги вървят заедно.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.В цих трьох структурах мозку: пристрасть, романтичне кохання, прив"язаність - незавжди співпадають.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.В этих трёх формациях мозга: страсти, романтической любви, и привязанности — они не всегда совпадают.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.שלוש מערכות המוח האלו: תשוקה, אהבה רומנטית והיקשרות לא תמיד הולכות ביחד
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.في هذه الأنظمة الثلاث للمخ: الشهوة، الحب الرومانسي والتعلق -- لا تمضي سوياً دائماً.
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.働かないということです 同時に働くこともあります
Bu üç beyinsel sistem, şehvet, aşk ve bağlılık - her zaman birlikte tezahür etmiyorlar.呢三個大腦系統:性慾,浪漫愛情同依戀 唔一定成日都可以一齊
- Dolgun, şehvetli.Erg vol.
- Dolgun, şehvetli.Muy carnosos, muy sensuales.
- Dolgun, şehvetli.Olyan teltek és érzékiek.
- Dolgun, şehvetli.ممتلئتان و شهيتان
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""che non bisogna avere fiducia nel desiderio maschile."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""dass männlicher Lust nicht getraut werden kann."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""dat mannelijke lust niet te vertrouwen is."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""de que a luxúria masculina não é de confiança."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""että miehen himoon ei ole luottamista."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""남성의 정욕은 믿을 만한 것이 아니에요." 라고 하는 거죠.
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""mužskej žiadostivosti sa nedá dôverovať."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""nu te poţi încrede în poftele bărbatului."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""que la convoîtise de l'homme ne doit pas être tentée"
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""que no se puede confiar en la lujuria masculina".
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""tego że mężczyznom i ich żądzy nie można ufać."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""từ việc không thể tin tưởng được sử dâm dục của đàn ông."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""že mužskému chtíči se nedá věřit."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""Ότι η ανδρική λαγνεία δεν είναι εμπιστεύσιμη."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""не трябва да се доверяваме на мъжката похот."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""...того факта, что нельзя играть с мужским вожделением".
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez.""שאין לבטוח בתאווה הגברית."
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez."نتيجة ان شهوة الرجل لا يمكن الوثوق بها "
"erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez."文化帝国主義に偏らないようにして
Galeride seni gördüğüm an da ne kadar güzel dudakların olduğunu fark ettim. - Dolgun, şehvetli.Dès que je vous ai aperçue, à la galerie, j'ai remarqué que vous aviez de très belles lèvres,
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.Avevo stretto con gli occhi un patto di non fissare neppure una vergine
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.Dengan sumpah aku telah berjanji gadis muda tak akan kupandang dengan berahi
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.En pakt hadde jeg gjort med mine øine, at jeg ikke skulde se på en jomfru.
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.Ett förbund slöt jag med mina ögon: aldrig skulle jag skåda efter någon jungfru.
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.Făcusem un legămînt cu ochii mei, şi nu mi-aş fi oprit privirile asupra unei fecioare.
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.Fiz pacto com os meus olhos; como, pois, os fixaria numa virgem?
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.He hecho un pacto con mis ojos; ¿cómo, pues, hubiera podido fijar la mirada en una virgen
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.Ich habe einen Bund gemacht mit meinen Augen, daß ich nicht achtete auf eine Jungfrau.
‹‹Gözlerimle antlaşma yaptım Şehvetle bir kıza bakmamak için.J`avais fait un pacte avec mes yeux, Et je n`aurais pas arrêté mes regards sur une vierge.

İlgili Sayfalar