şehre ile cümle
şehre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
31 Mart'ta, şehre karşı hükümet saldırısı başladı.On 31 March, the government offensive against the city itself started.
Ukrayna kuvvetleri şehre ilerledi ve Guardian'a göre Lyman "kanlı bir bozgundu".Ukrainian forces advanced into the city, and according to the Guardian, Lyman "was a bloody rout."
Cezayir naipliğine bağlı birlikler 9 Ocak 1554'te şehre girer.Troops of the regency of Algiers entered the city on January 9, 1554.
İskenderiye'de sadece bazı eski inşaatlar yıkıldı, ancak şehre önemli bir etkisi olmadı.In Alexandria, only some old construction fell but there were no major implications to the city.
Arazi, bir hayırseverin onu şehre vasiyet ettiği 1850 yılına kadar halkın eline geçmedi.The land did not fall into public hands until 1850, when a philanthropist willed it to the city.
Güçlü Kadeş kalesi ona ve şehre koruma sağladı.The powerful fortress of Kadesh offered protection to him and the city.
Şehre yakın olanlar, arkalarından kapıları kapatarak şehre kaçtılar.Those near the city fled into it, closing the gates behind them.
O şehre birkaç kişi yolla.Schicke ein paar Leute in diese Stadt.
5 Kasım 1580'de İngiliz korsan Bartholomew Sharp 140 adamla şehre saldırır.Am 5. November 1680 griff der englische Pirat Bartholomew Sharp die Stadt mit 140 Mann an.
Şehre verilen takma ad ise Kabileler Şehri'dir (The City of the Tribes).Stadt Emsdetten (Hrsg.): Stadt Emsdetten.
90 km uzaklıktaki itfaiye ve kurtarma ekipleri bile şehre yardıma geldiler.Helfer und Feuerwehren strömten aus Entfernungen von bis zu 90 km in die brennende Stadt.
Doğduğu şehre gömülmeyi vasiyet etti, ancak bu yerine getirilemedi.Er ging durch eine völlig zerstörte Stadt zu seinem Geburtshaus, das er intakt vorfand.
Erken gençliğinde babası onu okuması için şehre getirmiştir.Im Kindesalter wurde er durch seinen Vater an das Lesen herangeführt.
Pinochet rejiminin sona ermesiyle Şili Kongresi bu şehre getirilir.Am Ende der Ära Pinochet wurde der chilenische Nationalkongress in die Stadt verlegt.
20 Mayıs 1631 saat 7.00'de şehre ve etrafındaki köylere ilk büyük top ateşli saldırı başladı.Am 20. Mai setzte um 7 Uhr erstes schweres Geschützfeuer auf die Altstadt und umliegende Dörfer ein.
Mehmed fethin ilk günü öğleden sonra şehre girdi.Menzl stellte sich am Vormittag des folgenden Tages der Polizei.
638 yılının sonlarında, Müslüman ordusu bir Bizans garnizonunun bulunduğu şehre kuşatmayı başlattı.Spät im Jahr 638 begann seine Armee mit der Belagerung der Stadt, die von einer Garnison bemannt war.
Şehre, Fuzhou Changle Uluslararası Havalimanı hizmet vermektedir.Auf Ihrem Gebiet befindet sich der Flughafen Fuzhou Changle.
Şehre Kemi-Tornio Havalimanı hizmet vermektedir.Tornio wird vom Flughafen Kemi-Tornio bedient.
Şehre ilk olarak Eski Cami ve külliyeler kuruldu.Im Wesentlichen wurde zuerst die Altstadt und die Ringe versorgt.
Belediye başkanlarına da şehremini adı verilmekteydi.So hieß der Maire jetzt Bürgermeister.
Tüm oklar şehre düştü.In der ganzen Stadt fiel der Strom aus.
Babam ağabeyimi getirdi ve şehre girdik.Der Vater verließ die Familie und ging nach Europa.
Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Währenddessen werden Marge, Lisa, Maggie und Bart von Cargill gefangen genommen und nach Springfield gebracht.
1946'da şehre bir traktör fabrikası kurulmuştur.1964 errichtete Ford ein Traktorenwerk in der Stadt.
Bunun üzerine İnanç'ı şehre getirip onları kontrol etmeye çalışır.So macht er sich auf den Weg in die Stadt, um die Ladung zu sichten.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Muslimen wurde das Betreten des Geländes verboten.
Arapların bu ismi şehre vermelerinde, şehirde Musevilerin çoğunlukta olmasının etkisi vardı.Wie das Onomastikon der Stadt zeigt, lebten dort viele Araber.
Telefon hattı 1902 yılında kuruldu ve şehre 1913 yılında elektrik verildi.Die Stadt erhielt 1902 Anschluss ans Telefonnetz und 1913 ans Elektrizitätsnetz.
Opera bugün şehre modern bir görüntü sunmaktadır.Es war vorgesehen, der Stadt ein modernes Gepräge zu verleihen.
Selamsız, şehre çok uzak bir kasaba.Gastfreunde fernab der Stadt.
Ancak o Timon'un şehre dönmesini de istemektedir.Häufig suchen auch Taifune die Stadt heim.
Otomobilimiz bozulunca şehre kadar yürüdük.Er rollte mit dem Lkw weiter bergab in die Stadt hinein.
Şehre döndüğünde, halkının altından yaptıkları bir buzağı heykeline taptıklarını görür.Und er findet sie, als er im Hausflur auf sie und Rifat trifft, die eben aus der Stadt wiederkommen.
Turistler ve hatta Sarov’da yaşamayan Rus vatandaşları bile şehre izinsiz giriş yapamazlar.Kurden und Schiiten sollten jedoch nicht in die Stadt selbst eindringen.
Şehre General Rafael Buelna Uluslararası Havalimanı hizmet vermektedir.Mazatlán ist mit dem Flugzeug über den General Rafael Buelna International Airport erreichbar.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.Im Sommer 2012 zogen die ersten Bewohner in die Bahnstadt.
Şehre Krasnokamensk Havalimanı hizmet vermektedir.Krasnokamensk besitzt einen Regionalflughafen.
Bu kentleşme yöntemi kırsal göç ya da ’’köyden şehre göç” olarak adlandırılabilir.Diese Form der Urbanisierung wird auch als Landflucht oder „Land-Stadt-Migration“ bezeichnet.
Erdem Akakçe, Postacı rolünde: Köyden şehre, şehirden köye postaları taşıyan kişidir.Gerret Liebing Schlaber: Vom Land zum Stadtteil.
Şehre Xigazê Barış Havalimanı hizmet vermektedir.Die Pflege der Friedhofsfläche wird durch die Stadt vorgenommen.
Ondan sonra, Fransız askerleri şehre sızmaya başladı.An diesem Tag betraten französische Truppen die Stadt.
Şehremaneti'de memur olarak çalıştı.Er arbeitete als Angestellter in der Stadtverwaltung.
1134 yılında başka bir yangın şehre ve muhtemelen katedralin bazı bölümlerine zarar verdi.Im Jahre 1443 beschädigte ein verheerender Stadtbrand auch Teile des Klosters und des Kirchenbaus.
İkisi istasyonda karşılaşırlar ve trenle şehre birlikte giderler.Sie willigt ein und beide gehen gemeinsam aus dem Bahnhof.
Şehrengiz, Divan edebiyatında bir şehri ve o şehrin güzellerini anlatan eserlerdir.Texte zu einem schönen Wort und unserer Wirklichkeit.
Göl, şehre su sağlar.Le lac fournit la ville en eau.
Şehre inmek istiyorum.Je veux aller en ville.
Askerler şehre girişi engelledi.Des soldats bloquaient l'accès à la ville.
Kısa bir savaştan sonra, yaklaşık yetmiş haçlı şehre girmeyi başarıyordu.Après une courte bataille, environ soixante-dix croisés réussissent à pénétrer dans la ville.
Turistler ve hatta Sarov’da yaşamayan Rus vatandaşları bile şehre izinsiz giriş yapamazlar.Les étrangers, et même les Russes qui ne vivent pas à Sarov, ne sont pas autorisés à y entrer sans permission.
Yahudilerin, 9 Av günü hariç şehre girmeleri yasaklandı.Les Juifs n’ont toujours pas le droit d’entrer dans la ville, sauf le neuvième jour du mois de Av.
Yule Beylerinin Noel'den önceki son 13 gece boyunca "şehre geldiği" söylenir.Les lutins de Noël sont supposés « descendre en ville » au cours des 13 dernières nuits avant Noël.
Bunun dışında, şehrin güneyinde bulunan bir ısı enerjisi santrali de şehre elektrik vermektedir.Par ailleurs, une centrale thermique, située au sud de la ville, fournit également un peu d'électricité.
15 Mayıs 2011'de ikincisi düzenlenen internet yasaklarına karşı yürüyüş Türkiye'de 30 şehre yayılmıştır.Une seconde vague de manifestations a eu lieu au mois de mai 2011 dans 30 villes de Turquie.
Esirler şehre götürüldü ve başları kesildi.Les prisonniers furent emmenés à la capitale et décapités.
Şehre Kemi-Tornio Havalimanı hizmet vermektedir.La ville est desservie par l'aéroport de Kemi-Tornio.
Şehre General Rafael Buelna Uluslararası Havalimanı hizmet vermektedir.La ville est desservie par l'Aéroport international général Rafael Buelna.
Andrey Antonoviç von Lembke şehre daha sonra atanan vali.André Antonovitch von Lembke : gouverneur de la province.
Futbolu seven bir şehre geldim.La ville héberge un club de football.
İlgili Sayfalar