şehre ile cümle

şehre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şehre Gustavo Rojas Pinilla Uluslararası Havalimanı hizmet vermektedir.Місто обслуговується міжнародним аеропортом Густаво Рохас Пінілла (ісп.
Şehrin isminin kökeni Ukrayna'da bulunan Odessa adlı şehre dayanmaktadır.Назва пов'язана зі схожістю місцевості з районом міста Одеси в Україні .
Şehre inşa edilen tapınağa göre halkın dini belirlenir.Для задоволення потреби в релігії треба побудувати храми.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Пізніше місто збільшилося і станція потрапила у міську межу.
Sehre taarruz ederek şehri ele geçirdi.Взяття кушанами міста Таксила.
Nüfusu 10.000'i geçen beş şehre sahiptir.У п'яти містах кількість населення перевищувала 10 000.
Şehre Ait Bir Topluluk Sitesi.Спогади про одне місто.
Şehrezur - ö.Мора — місто.
1946'da şehre bir traktör fabrikası kurulmuştur.В місті у 1946 році підготовлено проект трамваю.
O da katilini bulmak için şehre gider.Так що йому потрібно поспішити, щоб самому знайти справжнього вбивцю.
Yahudilerin şehre yılda bir kez dışında girmesini yasakladı.Весь єврейський народ Палестини одностайно вимагав залишити їх в країні.
Bu bir sonraki şehre giden tek yol.Це єдина дорога до найближчого міста.
Bölüm (Final) Şehre Gelen Yabancı 7 Aralık 2022 0,74 72. 0,48 86. 0,91 45.1.31 1.23 1,86 8. (фінал) 0,74[2] 0,48 0,91
David ve kör kadın şehre kaçarlar, bir restorana giderler.David spolu s oslepenou ženou utíkají do města a stavují se v restauraci.
Selamsız, şehre çok uzak bir kasaba.Evropa, Evropa Tak daleko, tak blízko!
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Oba vodovody byly dokončeny v roce 52, přičemž se stýkaly u brány Porta Maggiore.
Şehre Monte San Giuliano ismini vermişlerdir.Město bylo nově pojmenováno Monte San Giuliano (Hora sv. Juliána).
Birkaç ay sonra da şehreminliğe tayin edildi.Po několika měsících byl přeložen do hlavního města.
28 Ocak 1671'de, Galli korsan Henry Morgan 1.400 adamla şehre saldırdı.28. února 1671 podnikl britský pirát Henry Morgan mohutný útok na město.
Aleksios, thelematarioi öncülüğünde bazı adamlarını gizli bir geçitten geçirerek şehre soktu.Alexios nařídil části svých mužů, aby jim udělali cestu do města tajnou chodbou.
1990'larda şehre dinamik gelişme getirildi.Devadesátá léta znamenala dynamický vývoj do města.
Şehremini bir hükmen yenilgi aldı.Zklamaný soudce odchází z města.
Büyük Vatanseverlik Savaşı başlaması ile Engels şehre tahliye etdildi.Po vypuknutí Velké vlastenecké války podnik evakuovali do města Engels.
Yerel bir vampir birliği ise onların şehre gelişini öğrenir.Místní kulturní centrum uchovává informace o jeho pobytu v obci.
Şehre Hankyu Railway hizmet vermektedir.Hrával za Hankyu Railways.
Ardından, Niels Bohr için çalışmaya gönüllü olduğu şehre, Kopenhag’a, gitti.Azyl se jim snažil poskytnout Niels Bohr, který trávil čas v Kodani.
Kırsal alanda okuma yazma oranı şehre kıyasla oldukça düşüktür.Venkovský život mu připadá poetičtější než život ve městě.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Přichází bouře a družina prchá do města.
Yahudilerin şehre yılda bir kez dışında girmesini yasakladı.Židé měli přístup do Starého města zakázán až do roku 1967.
O gece ayrıca yeni büyük bir saldırı yapıldı şehre.Ten den se konal čtvrtý velký útok na město.
Ulaşım için B-29 numaralı otobüse şehreküstü durağından binebilirsiniz.Na kopec je možno dojet autobusem číslo 27.
Şehre dönen Jake ile kısa süreli bir ilişkisi olur, ama Jake yine ayrılmak zorunda kalır.Další den se s nimi indiáni spojí, ale Jake odchází pryč.
Şehre ulaşımı kolaylaştırmak için I-495 ve I-395 yolları şehrin büyük bir kısmını dışarıdan dolaşırlar.Do obce vede silnice III/3955 ze silnice II/395 ve směru od Stanoviště.
Avantajlı konumu nüfusun korunmasını sağlamış ve şehre dikkat çekici bir göç yaşanmamıştır.K životu dávají přednost porostlým stanovištím, nevadí jim lidská přítomnost.
Şehre dair ilk kayıt 15. yüzyıla aittir.První doklady o městě pocházejí z 15. století.
Alman birlikleri şehre taşındı.Do města se začali stěhovat Němci z východní Evropy.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.Roku 1863 byl Sienkiewiczův otec donucen svůj statek prodat a odstěhovat se s celou rodinou do Varšavy.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.V té době začínají na ostrov přicházet první turisté.
Savaş sonunda şehrin Müslüman nüfusunun büyük kısmı şehre geri döndü.Během Balkánských válek se většina muslimského obyvatelstva z města odstěhovala.
Halkı ise kalesinden dolayı şehre Kele der.Obec osadníci pojmenovali Hradšínem, protože obec náležela k hradu.
Telefon hattı 1902 yılında kuruldu ve şehre 1913 yılında elektrik verildi.V roce 1911 byl v obci postaven vodovod a elektřina byla zavedena v roce 1921.
Ezio anahtarların Niccoló Polo tarafından şehre saklanmış olduğunu öğrenir.Ezio află că Niccoló Polo este cel care a ascuns cheile în oraș.
Kudüs (Jerusalem) adı şehre geri getirildi ve bir Hristiyan şehri oldu.Numele Ierusalim a fost reinstaurat și a devenit un oraș creștin.
Kısa bir savaştan sonra, yaklaşık yetmiş haçlı şehre girmeyi başarıyordu.După o scurtă bătălie, cam 70 de cruciați care au atacat dinspre continent au reușit să intre în oraș.
Şiddet olayları tüm şehre yayılmıştı.Rebeliunea s-a răspândit în tot orașul.
İkisi istasyonda karşılaşırlar ve trenle şehre birlikte giderler.Cele două Nana se întâlnesc în trenul din oraș.
Şehre Norilsk Alykel ile Valek havalimanları hizmet vermektedir.Orașul este deservit de aeroportul Norilsk Alykel.
Aynı gün müttefik orduları şehre girer.În seara aceleiași zile, cavaleria ușoară australiană a intrat de asemenea în oraș.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Cu toate acestea, s-a interzis intrarea bizantinilor în oraș.
Ernesto Che Guevara komutasındaki 26 Temmuz Hareketine bağlı birlikler Camajuani üzerinden şehre yaklaşırlar.Pe 26 aprilie, sublocotenentul Guynemer se întoarce pe front.
Babam ağabeyimi getirdi ve şehre girdik.Vine fratele lui și îl aduce pe Kafka în oraș.
Şehre Noto Havalimanı hizmet vermektedir.Orașul este servit de Aeroportul Nuuk.
O akşam şehre bir şey içmeye çıkıyor.Seara el iese în oraş să bea ceva.
Bu pencere tüm şehre bakıyor.Această fereastră are vedere peste întregul oraș.
Mpozo nehri üzerindeki güç istasyonu şehre enerjisini sağlar.A Mpozo folyón épített erőmű látja el a város elektromos energiával.
Telefon hattı 1902 yılında kuruldu ve şehre 1913 yılında elektrik verildi.Az első telefonvonalat 1902-ben fektették le, a város 1913-kapott elektromos ellátást.
O gece ayrıca yeni büyük bir saldırı yapıldı şehre.Még aznap újabb támadás érte el a várost.
Şehre ilk araba 1907 yılında geldi.1907-ben megérkezett a városba az első személygépkocsi.
Georgios Paleologos, muharebeden sonra şehre tekrar giremedi ve ana kuvvetle kaldı.Georgosz Palaiologosz a csata után nem tudott visszatérni a városba, és csatlakozott a császár főerőihez.
Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Eközben Marge, Lisa, Maggie és Bart Cargill fogságába esik, s visszakerül a búra alá.
İlgili Sayfalar