şehre ile cümle
şehre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
3 gün boyunca rejim şehre saldırmaya devam etmiştir.Por três dias, as forças americanas assaltaram a cidade.
Futbolu seven bir şehre geldim.Éuma cidade famosa pelo futebol.
Almanya birçok büyük şehre sahiptir.O estado possui várias grandes cidades.
Şehre Jomala'da bulunan Mariehamn Havalimanı hizmet vermektedir.O Aeroporto de Mariehamn, capital das Ilhas Alanda, localiza-se em Jomala.
Muhasaradan sonra Urgel kontu III. Ermengol şehre vali olarak atandı.A Armengol III conde de Urgel foi dado o senhorio da cidade.
Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Enquanto isto, Marge, Lisa, Maggie e Bart são capturados por Cargill e retornados para Springfield.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Para piorar, um furacão está indo na direção da sua casa.
O da katilini bulmak için şehre gider.Ele está tentando encontrar seu assassino.
Şehre, Licenciado Miguel de la Madrid Havalimanı hizmet vermektedir.Como major, ele chegou para servir ao estado-maior de Dom Miguel de Mello.
Şehre Tokachi-Obihiro Havalimanı hizmet vermektedir.O aeroporto Tokachi-Obihiro está localizado na cidade de Obihiro.
Savaş sonunda şehrin Müslüman nüfusunun büyük kısmı şehre geri döndü.Contudo, com a ameaça de guerra na Terra, a maioria volta ao lar.
Bundan sonra şehre yapılan demiryolları hatları şehrin gelişip büyümesinde gayet önemli rol oynadı.Posteriormente, as ferrovias desempenhariam um importante papel no desenvolvimento da cidade.
Erdem Akakçe, Postacı rolünde: Köyden şehre, şehirden köye postaları taşıyan kişidir.Suspeita) – aparece enviando uma carta no posto dos correios da cidade.
İkisi istasyonda karşılaşırlar ve trenle şehre birlikte giderler.Os dois se encontram e entram em um trem.
İmparatorun ziyareti onuruna şehre bir heykeli dikilmiştir.Merece uma menção especial o Império da Praça.
Şehremini'de birçok cami bulunur.Na capela-mor há bastantes campas.
Bu akınlar esnasında şehre büyük ölçüde zarar verilmiş.Durante a guerra, a cidade ficou bastante danificada.
Gat Havaalanı şehre hizmet verir.O Aeroporto Municipal de La Crosse serve a cidade.
Sonraları kabilesini bırakıp şehre göçen Many Lightnings ve Mary Nancy Eastman'ın oğludur.Filho do Dakota Many Lightnings e a mestiça Mary Nancy Eastman, que morreu quando ele nasceu.
Oradan Kütahya'ya indiler ama malı alıp şehre zarar vermediler.Os mouros ainda cercaram Toledo, mas não lhes foi possível tomar a cidade.
Bu yapılar da şehre yakın bağımsız alanlara kurulmuştur.A cidade ocupa também parte das ilhas próximas.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.Em 1976, um trambiqueiro chamado Sawyer enganou sua mãe e tirou todo o dinheiro da família.
Şehreminiye bağlı olarak çalışan kuruma Şehremini ve Şehremaneti Meclisi denilmekteydi.A Conselho de paróquia que tenha sido concedido estatuto de cidade.
Kısa bir savaştan sonra, yaklaşık yetmiş haçlı şehre girmeyi başarıyordu.Na korte strijd slaagden ongeveer 70 man van de kruisvaarders in de stad door te dringen.
Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Ondertussen worden Marge, Lisa, Maggie, en Bart gevangen door Cargill en teruggebracht naar de stad.
3 gün boyunca rejim şehre saldırmaya devam etmiştir.Gedurende drie dagen plunderden ze de stad.
Buradan su borularla şehre dağırılırdı.In de stad werd water uit waterputten gehaald.
Bitümlü kömür Uglegorsk'un çevresinde çıkarılmakta olup şehre adını vermektedir.Het mineraal Larvikiet is vernoemd naar Larvik en wordt gewonnen in de omgeving van de stad.
Daha sonra Şehreküstü istasyonuna bağlanmıştır.Het station wordt later geïntegreerd met het stadskantoor.
O gece ayrıca yeni büyük bir saldırı yapıldı şehre.In de nacht werd een nieuwe poging genomen om de stad in te nemen.
1134 yılında başka bir yangın şehre ve muhtemelen katedralin bazı bölümlerine zarar verdi.In het jaar 1330 brak een grote brand uit die delen van de stad en de dakconstructie van de kerk vernietigde.
Ardından, Niels Bohr için çalışmaya gönüllü olduğu şehre, Kopenhag’a, gitti.Hij ging voor enige tijd naar Kopenhagen waar hij samenwerkte met Niels Bohr.
Otomobilimiz bozulunca şehre kadar yürüdük.Hij rijdt er ongewild mee richting stad.
Şehremini'de Siyasi Polis Ekipleri TİKKO'cularla silahlı bir çatışmaya girdi.Elders in de hoofdstad verhinderen politieagenten een aanval met een steekwapen.
Şehre Ait Bir Topluluk Sitesi.Het lijk van een stad.
Norveç'te, Oslo'dan ve Tromsø'den şehre düzenli uçuşlar yapılır.Dagelijks zijn er meerdere vluchten naar Oslo, Trondheim en Tromsø.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Niet-moslims mogen de stad Mekka niet betreden.
Şehre Xigazê Barış Havalimanı hizmet vermektedir.Het Ministerie van Vrede houdt zich bezig met oorlogsvoering.
Tuco'yu trenle başka bir şehre yollar.Paco gaat met zijn vader op pad met de auto.
1949: İsrail başkentini Kudüs olarak ilan edip Knesset'i Tel Aviv'den bu şehre taşıdı.1949 - De Knesset stemt voor het verplaatsen van de hoofdstad van Israël naar Jeruzalem.
Athena ise buna karşılık şehre bir zeytin ağacı diker.Athena schonk de stad een olijfboom en Poseidon een bron.
Şehre, ya uçak ile ya da gemi ile ulaşmak mümkündür.Het gebied is alleen per boot of vliegtuig te bereiken.
Ayrıca eğitim şartlarının yetersizliği de insanları şehre sürüklemiştir.Ook de wijze waarop mensen de stad beleven, kreeg aandacht.
Sehre taarruz ederek şehri ele geçirdi.Straat voor straat moest de stad veroverd worden.
Bu durumdan sıkılan Marianne Ferdinand'ı şehre dönmelerine ikna eder.Maria Carolina wist Ferdinand te overhalen om ten strijde te trekken tegen Frankrijk.
Osmanlı devlet anlayışında belediyenin karşılığı olan terim şehremini idi.Projectleider namens de gemeente Almere was Hans Laumanns.
Luke, Bulut Şehre sorunsuzca iniş yapar.De familie deelt de wolken naar hoogte in.
Yahudilerin şehre yılda bir kez dışında girmesini yasakladı.Het werd voor Joden verboden zich in de nieuwe stad te vestigen.
Fakat İngilizler bu maddeyi dikkate almayıp bu yasaklıları şehre kabul edip antlaşmayı çiğnemiş oldu.De Britten erkenden deze gewoonte echter niet, en annexeerden de staat.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Daarmee wordt verwezen naar Johannesburg (de stad van goud).
Allah bu şehre Sadık, Saduk ve üçüncüleri Şelum olan üç elçi gönderdi.Wierzcie więc w Boga i Jego posłańców i nie mówcie: "Trzy!"
Surlarla çevrili şehre o zaman ancak üç kapıdan girilebilmekteydi.Do tak umocnionego miasta można było wjechać przez trzy bramy.
Bu süreçte tahminen günde ortalama 300’den fazla bomba şehre yağdırıldı.Ocenia się, że średnio wystrzeliwano w stronę miasta ponad 300 pocisków artyleryjskich dziennie.
Oyun ertelendiğinde, Lujin gerçeklikten tamamen kopmuş halde kendini şehre atar.Po przerwanej partii Łużyn chodzi bez celu po mieście w stanie całkowitego oderwania od rzeczywistości.
1924 yılında havaalanından şehre bir tramvay bağlantısı kuruldu.W 1924 uzyskała połączenie tramwajowe z resztą miasta.
Aynı gün müttefik orduları şehre girer.Następnego dnia wojska alianckie wkroczyły do miasta.
Daha sonra Şehreküstü istasyonuna bağlanmıştır.Związany z miastem Podgórzem.
Batman'i araştırmak için şehre gelen fotoğrafçı Vicki Vale ile ortaklık yapar.Batmanowi pomaga dziennikarka Vicki Vale.
Günlerden bir gün şehre bir şövalye gelmiş.Któregoś dnia do zamku zawitał Czarny Rycerz.
Şehremini bir hükmen yenilgi aldı.Otrzymał od niego miasto Uniczów.
İlgili Sayfalar