şehirleri ile cümle

şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve işte şehirlerin ölçeklemesi.And here's scaling of cities.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.We need to face our fears and take back our streets, our cities, our neighborhoods.
Şehirlerin geçmişi ve geleceği.Cities, past and future.
Gelecekte şehirleri nasıl inşa edeceğimizi öğrediğimizi düşünüyorum.And I think this is what we're learning about building cities in the future.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.So we have to rethink the way we light our cities.
Muhteşem şehirleri düşünün.Think of the great cities.
Bence şehirlerin ilerlemesi budur.I think that is the progress of cities.
Ve bu aslında tüm antik şehirlerin gerçeğidir.And in fact, that's true of every ancient city.
Et ise farklı bir hikâye, çünkü, hayvanlar hâliyle şehirlerin içine kadar yürüyebiliyorlardı.Meat is a very different story because, of course, animals could walk into the city.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.And my sand dollars had grown to the size of cities.
Bir düşünürseniz bu bütün kültürümüzün içine işlemişti, şehirlerimizin bile.And if you think, it's permeated our whole culture, even our cities.
Demek istediğim, gerçekten şehirlerin biririnden ne kadar farklı olduğunu düşünsenize.I mean, think about how different cities are, actually.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.But then, on the other hand, you have the American cities.
Önemli şehirleri görebiliyorsunuz:You can see the major cities:
Size yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yerlerin bazı resimlerini göstereyim.Let me show you some images of what I consider to be the cities of tomorrow.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.They are what I consider to be the cities of tomorrow, the new urban world.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.So, these are the cities of the future, and we have to engage them.
Bu şehirlerin çoğunluğu inanilmaz hızla büyüyor.Most of those cites are growing incredibly quickly.
İşte şehirlerimize yaptığımız şey bu!And that's what we're doing in our cities:
Büyük şehirleri var, ve bu şehirleri petrole bağlı.And they have big cities, and the cities are all dependent on oil.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.It's a great honor to be here talking about cities, talking about the future of cities.
Şehirlerimiz de risk altında olacak, çünkü şehirlerin çoğu kıyıda.And our cities are going to be at risk too, because a lot of these are coastal cities.
Enerjisiz ve yiyeceksiz şehirleri olur.They'll have cities with no energy and no food.
Bunlar şehirlerimiz.These are our cities.
Berlin her zaman Avrupa'nın en önemli şehirlerinden...merkezlerinden biridir..Berlin has always been one of Europe's most important cities ... a center.
Şunu size belirtmek isterim ki şehirlerimiz bu fazlalık kapasitelerinin stokları.Our cities, I would put to you, are stockpiles of these surplus capacities.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.I thought I would start with a very brief history of cities.
Kirli fabrikalar şehirlerin banliyölerine taşındı.You had dirty factories that were moved to the outskirts of cities.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.That's a lot of the reason why cities are growing very quickly.
Şehirleri etkileyecek bazı trendler mevcut.Now there's some trends that will impact cities.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Not to pick on Pittsburgh, but most American cities really have evolved this way.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Forests and grasslands often seem like scattered islands in a sea of cities.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.The city of "Our Home" sits on the top of a range of spiritual mountains.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.It is merely one among thousands of cities that hover over our Planet.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Here in the city, many would still look as they were on Earth.
Başkent sessiz kaldı ve Suriye şehirlerinin geri kalanı daThe capital remained quiet, and so have the rest of the Syrian towns.
Ben şehirlerin hayranıyım.I'm a big fan of cities.
Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı ekosistemlerini, tarımı, hatta büyük şehirleri tehdit ediyor.Sea level rise threatens coastal ecosystems, agriculture, even major cities.
Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Arathorn travelled far beyond the fallen cities of Arnor.
Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.And He overthrew the Cities of the Plain,
Zaten Biz yalnız, halkı zalim olan şehirleri yok etmişizdir.We would never have destroyed cities if their inhabitants were not given to wickedness.
Rabbin, ahalisi, birbirini ıslah edip duran şehirleri zulümle helak etmez.Your Lord would not surely destroy unjustly human habitations so long as the people are righteous.
Senden önce gönderdiğimiz kimseler de şehirlerin ahalisinden birtakım adamlardı ancak.All the apostles We had sent before you were men of those regions, to whom We sent Our revelations.
Lut kavminin şehirlerini de altüst edip yerle yeksan etti.And He overthrew the Cities of the Plain,
Derken o şehirleri, örten örttü gitti.So that they were covered over by what they were covered over.
Altüst olan şehirleri de o böyle yaptı.And He overthrew the Cities of the Plain,
Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.And He overthrew the Cities of the Plain,
Zulmeden nice şehirleri helak ettik de ondan sonra diğer toplulukları yarattık.And many a township did We destroy, for they were unjust, and We created other nations after them.
Ve Firavun ve ondan önce şehirleri altüst olanlar da suçlar işlemişlerdi.Pharaoh likewise, and those before him, and the Subverted Cities -- they committed error,
İşte o şehirlerin harabeleri!..And these cities!
Halkı zulümde artık onmaz derecede ileri gitmiş nice şehirleri yok ettik!How many a town have We destroyed while it was doing wrong?
Aralarında yolculuk yaptığımız şehirlerin arasını uzaklaştır, dediler ve kendilerine yazık ettiler.Make the stages between our journeys far apart,’ and they wronged themselves.
Bu sis kimyasal içeriğe sahip ve Arnavutluk'un bazı şehirlerinde sıkça görülen bir bulut şeklinde.That smog has chemical content and is cloud shaped, often noticeable in some Albanian cities.
Yeni Demokrasi lideri Antonis Samaras, "Şehirlerimiz yasadışı göçmenler tarafından işgal edildi.New Democracy leader Antonis Samaras said "Our cities have been taken over by illegal immigrants.
Atina, yerel maaşlara göre dünyanın en pahalı şehirleri arasında yer alıyor. [Arşiv]Athens is among the world's most expensive cities, relative to local wages. [File]
Antik Nesebar ve Sozopol şehirleri de oldukça popüler.The ancient towns of Nesebar and Sozopol are also highly popular.
Hırvatistan'ın diğer şehirlerinde hiçbir aday salt zafer elde edemedi.In Croatia's other cities, no candidate was able to win outright.
Podgorica'nın kesinlikle ayakkabı açısından dünyanın en mutlu şehirlerinden biri olması gerekiyor.Certainly Podgorica must be one of the most shoe-happy cities in the world.
İş bulabileceğini düşündüğü büyük şehirlerin hepsinde şansını denemiş, ama olmamış.He didn't.
Diğer sigara karşıtı organizasyonlar 1912 yılında Hanover ve Dresden şehirlerinde kuruldu.Other anti-smoking organizations were established in 1912 in the cities of Hanover and Dresden.

İlgili Sayfalar