şehirleri ile cümle

şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Comme l'électrification de nos villes, ou la chute du Mur de Berlin,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Jak wykorzystanie energii elektrycznej w naszych miastach lub upadek muru berlińskiego.
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,도시에 전기가 보급된 순간, 또는 베를린 장벽이 무너진 순간과 같이 말이죠.
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Net als de introductie van elektriciteit in onze steden, of de val van de Berlijnse Muur,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Seperti dipasangnya listrik di kota-kota, atau runtuhnya Tembok Berlin,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,Як використання електроенергії в наших містах, або падіння Берлінської стіни,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,כמו רתימת החשמל בערים שלנו או נפילת חומת ברלין,
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,مثل استخدام الكهرباء في مدننا، أو سقوط جدار برلين،
Şehirlerimize elektrik gelmesi, veya Berlin duvarının yıkılışı gibi,またはベルリンの壁崩壊の様に 英語はより良い未来への
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Aşadar trebuie să regândim modul în care iluminăm oraşele.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Chúng ta có thể cân nhắc lại cách chúng ta chiếu sáng các thành phố.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Il nous faut repenser la façon dont nous éclairons nos villes.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Joten meidän tulee ajatella uudelleen, kuinka valaisemme kaupunkimme.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.우리가 도시를 밝히는 방법을 다시 연구해야 합니다.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Musíme tedy přehodnotit způsob, jak osvětlujeme města.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Musimy przemyśleć sposób w jaki oświetlamy nasze miasta.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Por eso tenemos que repensar la manera de iluminar nuestras ciudades.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Quindi dobbiamo ripensare al modo in cui illuminiamo le nostre città.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Somit müssen wir die Möglichkeiten für die Beleuchtung unserer Städte neu durchdenken.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Takže musíme zvážiť spôsob akým osvetľujeme naše mestá.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Tehát újra kell gondolnunk, hogyan világítjuk ki városainkat.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.We moeten dus de verlichting van onze steden heruitvinden.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Θα πρέπει λοιπόν να επαναπροσδιορίσουμε τον τρόπο που φωτίζουμε τις πόλεις μας.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.И така, трябва да преосмислим начина, по който осветяваме градовете си.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Мы должны придумать новый способ освещать наши города.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.Нам слід вигадати новий спосіб, щоб освітлювати наші міста.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.עלינו לחשוב מחדש על האופן שבו אנו מאירים את ערינו.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.لذا يتعين علينا أن نعيد النظر في الطريقة التي تعمل فيها أضواء مُدننا.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.当たり前のように設置されている
Şehirlerin beslenmesi gerçekten harikuladedir.É incrível como se consegue alimentar as cidades.
Şehirlerin beslenmesi gerçekten harikuladedir.도시를 먹여살린다는 것은 경이로운 일입니다.
Şehirlerin beslenmesi gerçekten harikuladedir.luar biasa bahwa semua kota mendapat makanan.
Şehirlerin beslenmesi gerçekten harikuladedir.Nadzwyczajny wydaje się być fakt że ludność miejska w ogóle ma co jeść.
Şehirlerin beslenmesi gerçekten harikuladedir.إطعام المدن شيء غير عادي أبداً.
Şehirlerin beslenmesi gerçekten harikuladedir.私たちが暮らしている場所では それを
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Alle data viser altid det samme, selvom disse byer har udviklet sig uafhængigt af hinanden.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Dữ liệu luôn luôn cho thấy cùng một kết quả, cho dù các thành phố đã tiến hóa một cách độc lập.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Întotdeauna, toate datele indică faptul că e la fel, deşi aceste oraşe au evoluat independent.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.이런 대도시들이 서로 독립적으로 발전했다는 사실에도 불구하고, 모든 데이터는 이것들이 항상 같다는 사실을 보여줍니다
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Mindig, minden adat ugyanazt mutatja, annak ellenére, hogy ezek a városok egymástól függetlenül fejlődtek.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Sempre, todos os dados mostram que é a mesma coisa, apesar destas cidades terem evoluído independentemente.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Siempre, todos los datos muestran lo mismo, a pesar de la evolución independiente de esas ciudades.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Tutti i dati mostrano sempre la stessa cosa, nonostante l'evoluzione indipendente delle città.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Všetko je to, ako ukazujú údaje, rovnaké, naprie faktu, že tieto mestá sa vyvíjali nezávisle.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Zawsze wszystkie dane pokazują to samo, mimo że miasta rozwijają się niezależnie od siebie.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Винаги, всичко, което данните показват е същото, въпреки факта, че тези градове са се развили независимо.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Всегда, все данные показывают, что они одинаковы, несмотря на то, что эти города развивались независимо.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.Завжди, всі дані показують, що вони однакові, незважаючи на те, що ці міста розвивались незалежно.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.תמיד, כל הנתונים מצביעים על אותו הדבר, למרות העובדה שערים אלו התפתחו בנפרד זו מזו.
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.دائماً ,كل هذه البيانات تبين نفس الشيء على الرغم من حقيقة أن هذه المدن تطورت بشكل مستقل
Şehirlerin biribirinden bağımsız geliştiğini düşünsek de her zaman bütün datalar aynı sonucu gösterir.これらの都市が独自の進化を遂げたという事実に関わらず 普遍的な何かが起きています
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.Ce sont les nombreuses raisons pour lesquelles les villes croissent très rapidement.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.Das sind gute Gründe, warum Städte so schnell wachsen.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.Đó là rất nhiều lý do tại sao các thành phố đang phát triển rất nhanh chóng.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.E motivul principal pentru care orașele cresc rapid.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.Es decir muchas de las razones por las qué las ciudades están creciendo muy rápidamente.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.도시들이 급진적으로 성장하는 까닭이 바로 여기 있죠.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.Sono tanti i motivi per cui le città stanno crescendo molto rapidamente.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.To je veľa dôvodov pre veľmi rýchly rast miest.
Şehirlerin çok hızlı bir şekilde büyümelerinin en büyük nedeni bu.Vooral daarom groeien steden zo snel.

İlgili Sayfalar