şehirleri ile cümle
şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Muhteşem şehirleri düşünün.Gândiţi-vă la marile oraşe.
Muhteşem şehirleri düşünün.Gondoljanak a nagyszerű városokra.
Muhteşem şehirleri düşünün.Nghĩ về các thành phố lớn.
Muhteşem şehirleri düşünün.Pensate alle grandi città.
Muhteşem şehirleri düşünün.Pensem nas grandes cidades.
Muhteşem şehirleri düşünün.Pensez aux villes remarquables.
Muhteşem şehirleri düşünün.Piensen en las grandes ciudades.
Muhteşem şehirleri düşünün.Помислете за великите градове.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Med et hjerte svulmende af glæde krydsede Arathorn langt over grænserne til Arnors faldne byer.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Med hjärtat fyllt av glädje... färdades Arathorn långt bortom Arnors fallna städer.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Mit dem Herzen voller Freude wanderte Arathorn weit jenseits der zerstörten Städte von Arnor.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Se srdcem plným radosti putoval Arathorn daleko za rozpadlá města Arnoru.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.So srdcom plným radosti putoval Arathorn ďaleko za rozpadnuté mestá Arnoru.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Van blijdschap vervuld, reisde Arathorn ver voorbij de gevallen steden van Arnor.
Mutluluk dolu bir yürek ile Arathorn Arnor'un düşmüş şehirlerinin uzak sınırları boyunca yol aldı.Με καρδιά γεμάτη χαρά ο "ραθορν ταξίδεψε πολύ πέρα από τις χαμένες πόλεις της "ρνορ.
New York ve Doha şehirleri arasında yapılan önemli bir festivaldir.뉴욕시와 도하의 중요한 축제이지요.
New York ve Doha şehirleri arasında yapılan önemli bir festivaldir.New York és Doha között.
New York ve Doha şehirleri arasında yapılan önemli bir festivaldir.אבל פסטיבל חשוב בין הערים ניו יורק ודוחא.
New York ve Doha şehirleri arasında yapılan önemli bir festivaldir.بل هو مهرجان تعاوني مهم بين مدينتي نيويورك والدوحة.
New York ve Doha şehirleri arasında yapılan önemli bir festivaldir.重要な役割を担っています 理由は2つあります
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.나일강을 따라 1,300 km 정도로 늘어났고 제가 찾던 샌드달러는
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.A tamtejsze skorupiaki miały wielkość miast.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.E os meus dólares de areia também cresceram e tinham agora o tamanho de cidades.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.langs de Nijl en mijn zanddollar had de omvang van hele steden gekregen.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.lungo il Nilo, e i miei dollari della sabbia avevano assunto le dimensioni di una città.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.Nílus menti parttá, és a homokdollárok városnagyságú területekké növekedtek.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.Und meine Sanddollars wuchsen zur Größe von Städten heran.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.А мої морські їжаки стали завбільшки з місто.
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.ל-800 מיילים של חוף לאורך הנילוס, והקונכיות שלי גדלו
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.لما طوله ثمانمئة ميل بجوار نهر النيل، وقد كبرت دولاراتي الرملية
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.由緬因州一個好細嘅沙灘 變成一條八百英哩長嘅尼羅河沙灘 而我要搵嘅嘢亦都由海錢變咗古城
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.長さ1300キロの領域になり そして私の スカシカシパンは 街の大きさに なったからです
Okyanusların üzerinde şehirleri var.Controlan cualquier cosa relacionada con el planeta. Esa es la tipo uno.
Okyanusların üzerinde şehirleri var.Eles têm cidades no oceano.
Okyanusların üzerinde şehirleri var.У есть города над океанами.
Okyanusların üzerinde şehirleri var.יש להם ערים על האוקיינוס.
Okyanusların üzerinde şehirleri var.لديها على مدن على المحيطات
Okyanusların üzerinde şehirleri var.惑星内のすべてを制御する -- これがタイプ1
Ondan sonra şehirlerini tasarlaman, ve çevrenin taşıyabileceği nüfus yoğunluğunu tutturman gerekiyor.После се проектират градовете и гъстотата на населението, за да отговарят на носещия капацитет на средата.
Ondan sonra şehirlerini tasarlaman, ve çevrenin taşıyabileceği nüfus yoğunluğunu tutturman gerekiyor.環境の能力に応じた人口密度を設定する 私が「決定するな」というのは、こういう意味だ
Önemli şehirleri görebiliyorsunuz:Ecco le città principali:
Önemli şehirleri görebiliyorsunuz: New York, San Francisco, Los Angeles.רואים את הערים העיקריות: ניו-יורק, סן-פרנסיסקו, לוס אנג'לס.
Önemli şehirleri görebiliyorsunuz:Vous pouvez voir les plus grandes villes :
Önemli şehirleri görebiliyorsunuz:Βλέπετε τις μεγάλες πόλεις:
Önemli şehirleri görebiliyorsunuz:Можно увидеть крупнейшие города:
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Așadar, acestea sunt orașele viitorului și trebuie să ne ocupăm de ele.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Así, que estas son las ciudades del futuro, y tenemos que involucrarnos con ellas.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Das sind also die Städte der Zukunft und wir müssen sie mit einbeziehen.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Đây là những thành phố trương lai, và chúng ta phải thuê chúng.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Dit zijn dus de steden van de toekomst, we kunnen er niet omheen.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Donc ce sont les villes du futur, et nous devons nous en occuper.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.자, 이것이 바로 미래의 도시 현실입니다. 우리가 이들을 받아들여야만 합니다.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Portanto, estas são as cidades do futuro, e temos que as integrar.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Quindi, queste sono le città del futuro, e noi dobbiamo interessarcene.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Szóval ezek a jövő városai, és foglalkoznunk kell velük.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.To są miasta przyszłości i coś z nimi musimy zrobić.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Така че, това са градовете от бъдещето, и трябва да се ангажираме с тях.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.Таким образом, это города будущего, и мы должны принять их.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.אז, אלא ערי העתיד, ואנחנו צריכים לטפל בהן.
Öyleyse, bunlar geleceğin şehirleri ve onları birbirine bağlamalıyız.هذه هي مدن المستقبل ،