şehirleri ile cümle

şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kirli fabrikalar şehirlerin banliyölerine taşındı.היו מפעלים מזהמים שעברו לפאתי הערים.
Kirli fabrikalar şehirlerin banliyölerine taşındı.لديكم مصانع تم إزالتها لضواحي المدن.
Kirli fabrikalar şehirlerin banliyölerine taşındı.郊外に移り 生産は組み立て工場で行われ
Kontrolörler onun değişiyle-- şehirleri ve tarlaları그녀가 지적하기를 통제자들은-- 그녀는 그들을 그렇게 불렀습니다-- 마을과 대지를
Kontrolörler onun değişiyle-- şehirleri ve tarlalarıΚατέδειξε ότι οι άνθρωποι της εξουσίας
Kontrolörler onun değişiyle-- şehirleri ve tarlalarıהיא ציינה שהגברים השולטים-- כך היא כינתה אותם-- ששיגרו הפצצות-שטיח על ערים ושדות
Kontrolörler onun değişiyle-- şehirleri ve tarlalarıفأشارت الى ان الرجال المتحكمون كما وصفتهم الذين يقصفون المدن والحقول
Kontrolörler onun değişiyle-- şehirleri ve tarlaları彼女の呼ぶ「支配者」は 街や農場にDDTのような有毒の殺虫剤をばらまき 鳥を殺すのではなく
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Chúng ta cần đối mặt với sự sợ hãi và lấy lại những con đường, những thành phố, những vùng lân cận.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Dobbiamo affrontare le nostre paure e riprenderci le strade, le nostre città, le nostre province.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Kita harus menghadapi ketakutan kita dan mengambil alih jalanan kita, kota kita, lingkungan kita.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.우리는 두려움에 맞서 우리의 거리와 우리의 도시, 이웃을 되찾아야 합니다.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Meidän täytyy kohdata pelkomme ja ottaa takaisin katumme, kaupunkimme ja naapuristomme.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Musíme se postavit strachu a vzít si zpět naše ulice, naše města, naše sousedství.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Musimy stawić czoła naszym lękom i odbić z powrotem nasze ulice, nasze miasta, nasze sąsiedztwa.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Necesitamos enfrentar nuestros miedos y retomar nuestras calles, nuestras ciudades, nuestras colonias.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Nous devons faire face à nos peurs et reprendre nos rues, nos villes, nos quartiers.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Potrebujeme sa postaviť strachu a vziať si späť naše ulice, našich občanov, naše susedstvá.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Precisamos de enfrentar os nossos medos e voltar às nossas ruas, às nossas cidades, às nossas colónias.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Szembe kell néznünk félelmeinkkel és visszafoglalnunk utcáinkat, városainkat, környékeinket.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Trebuie să ne înfruntăm frica și să ne recuperăm străzile, orașele, cartierele.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Vi må se frygten i øjnene og få vores gader tilbage, vores byer, vores nabolag.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.We moeten de angst onder ogen zien en de straten terugpakken. Onze steden, onze wijken.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Wir müssen uns unseren Ängsten stellen und unsere Straßen, unsere Städte, unsere Siedlungen zurückerobern.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Надо смело посмотреть в глаза нашим страхам и вернуть наши улицы, наши города, наши кварталы.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Треба сміливо подивитися в очі нашим страхам і повернути наші вулиці, наші міста, наші квартали.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Трябва да се изправим срещу страховете си и да си възвърнем улиците, градовете си, кварталите си.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.עלינו להתמודד עם הפחדים ולזכות מחדש ברחובות, בערים, בשכונות שלנו.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.علينا ان نواجه الخوف وان نستعيد شوراعنا مرة اخرى نستعيد مدننا .. احيائنا
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.取り戻すのです。 多くの人にとって、行動は怒りを伴います。
Küçük olmayan fikirler. Muhteşem şehirleri düşünün.아이디어는 작은 것이 아닙니다. 큰 도시들을 생각해보십시오
Küçük olmayan fikirler. Muhteşem şehirleri düşünün.Вспомните великие города.
Küçük olmayan fikirler. Muhteşem şehirleri düşünün.רעיונות שאינם קטנים. חישבו על הערים הגדולות.
Küçük olmayan fikirler. Muhteşem şehirleri düşünün.أفكار ليست بـصغيرة..فكر بالمدن العظيمة
Küçük olmayan fikirler. Muhteşem şehirleri düşünün.エンパイアステートビルを、ロックフェラーセンターを
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.La città di "Nostra Dimora" sta sulla cima di una catena di montagne spirituali.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Město "Náš Domov" se rozprostírá na vrcholu jedné z mnoha duchovních hor.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Miasto "Nasz Dom" zasiada na szczycie duchowych gór.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Notre Demeure est au sommet d'une chaîne de montagnes spirituelles.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Orasul "Casa noastra" sta pe varful unui sir de munti spirituali.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Otthonunk városa spirituális hegyek tetején ül.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Thành phố này nằm trên đỉnh của 1 ngọn núi tâm linh.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Unser Heim befindet sich auf der Spitze einer geistigen Gebirgskette.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır.Η πόλη του "Σπιτιού μας" κάθεται στην κορυφή μιας σειράς πνευματικών βουνών.
Manevi dağların bir aralığında "Bizim Evimiz" şehirlerin üstünde yer alır."НАШ ДОМ" расположен на вершине духовной горы.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Battant les égyptiens, les noyant dans la mer rouge, dévastant les villes, se mettant en colère
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Đánh bại những người Ai Cập, dìm chế họ trong Biển Đỏ, tàn phá những thành phố, nổi cơn thịnh nộ.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.De Egyptenaren verslaan, ze in de Rode Zee verdrinken, steden vernietigen, kwaad worden.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Dio tormenta gli egiziani, li annega nel Mar Rosso, distrugge città, si infuria.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Golpeando a los egipcios, ahogandolos en el Mar Rojo, destruyendo ciudades, enojándose.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.이집트인들을 두들겨 패고, 그들을 홍해에 익사시키고, 도시들을 파괴 하고, 화를내는 존재로 생각했습니다.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Lovindu-i pe egipteni, înecându-i în Marea Roșie, distrugând orașe, înfuriindu-se.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Pokonującą Egipcjan, topiącą ich w Morzu Czerwonym, wyniszczającą miasta, gniewną,
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Porazil Egypťany, vysušil Rudé moře, porážel opevněná města, dával najevo svůj hněv.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Έδερνε και έπνιγε Αιγυπτίους στην Ερυθρά Θάλασσα, ερήμωνε πόλεις, θύμωνε.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Убива египтяните, хвърля ги в Червеното море, помита градове, ядосва се.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.מכסח את המצרים, מטביע אותם בים סוף, מכלה ערים, כועס.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.فهو يهزم الفراعنة بإغراقهم في البحر الأحمر, ويدمر المدن, ويثور.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.彼らが知る神は それらの行為をする神でした
Muhteşem şehirleri düşünün.Denkt an die großen Städte.

İlgili Sayfalar