şehirlere ile cümle

şehirlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Ils déménagent vers les villes, où ils seront mieux assistés pour cela.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.도시를 발전하고 있고, 그에 대한 지원도 받게 될 것입니다.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Man flyttar till städerna där man också får bättre hjälp med det.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Mereka bergerak ke kota-kota, di mana mereka juga akan mendapat bantuan yang lebih baik.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Przenoszą się do miast, gdzie uzyskają jeszcze większą pomoc.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Se están mudando a las ciudades, donde tendrán también una mejor ayuda para ello.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Se mută la oraș, unde au parte de asistență mai bună.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Sie ziehen in Städte um, wo sie auch bessere Unterstützung bekommen.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Si trasferiscono in città, dove possono anche avere una migliore assistenza.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Városokba költöznek, ahol több segítséget kapnak ehhez.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Ze worden stedelijk, waar ze ook nog een betere ondersteuning zullen krijgen.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Μετακινούνται σε πόλεις, όπου θα λάβουν και καλύτερη βοήθεια για αυτό.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Вони переміщаються у міста, що також сприяє цьому.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Они перебираются в города, где помощь найти легче.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Те се местят в градове, където също ще получат по-добра помощ за това.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.הם עוברים לערים, בהן יוכלו לקבל סיוע טוב יותר.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.انهم يستقرون في المدن حيث يستطيعون الحصول على خدمات أفضل.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.そこでよりよい支援を得ています スウェーデンが抗議しています
Bütün bunları... ...bugün,... ...tüm dünyadaki büyük şehirlere koymaya başladık.Astăzi, fiind puse în marile oraşe peste tot în lume.
Bütün bunları... ...bugün,... ...tüm dünyadaki büyük şehirlere koymaya başladık.Hôm nay, đang được đưa lên ở các thành phố lớn trên khắp thế giới.
Bütün bunları... ...bugün,... ...tüm dünyadaki büyük şehirlere koymaya başladık.Que estão, nesse momento hoje sendo distribuidos nas principais cidades do globo.
Bütün bunları... ...bugün,... ...tüm dünyadaki büyük şehirlere koymaya başladık.שממש עכשיו ,היום שמים אותם בערים מרכזיות בכל רחבי העולם
Bütün bunları... ...bugün,... ...tüm dünyadaki büyük şehirlere koymaya başladık.التي االآن اليوم توضع في المدن الكبرى حول العالم
Bütün bunları... ...bugün,... ...tüm dünyadaki büyük şehirlere koymaya başladık.今日、 世界中の主要都市で貼られています。 何千ものコニー2012ブレスレットを作ったので、
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Chcem vytvárať tieto sochárske oázy v priestoroch miest po celom svete.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Chcę tworzyć te rzeźbiarskie oazy w przestrzeniach miast na całym świecie.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Chci tvořit tyto oázy plastik v prostorách měst po celém světě.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Ich möchte diese Skulpturoasen in städtischen Räumen auf der ganzen Welt schaffen.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Ik wilde deze sculptuur-oases creëren op plekken in steden overal ter wereld.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Ilyen szobor-oázisokat akartam létrehozni városok terein, mindenütt a világban.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Je veux créer ces oasis de sculpture dans des espaces urbains à travers le monde.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.전 세계 도시 공간에 이런 오아시스 같은 조형물을 만들고 싶습니다.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Quero criar estes oásis de escultura em espaços de cidades à volta do mundo.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Quiero crear estos oasis de escultura en varios espacios de ciudades de todo el mundo.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Saya mau membuat oase patung - patung ini di ruang-ruang kosong kota-kota di dunia.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Tôi muốn tạo ra những tinh hoa của nghệ thuật điêu khắc trong không gian ở các thành phố trên khắp thế giới.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Voglio creare queste oasi di sculture in spazi delle città in giro per il mondo.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Vreau să creez aceste oaze de sculptură în spaţii din oraşe din toată lumea.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Ήθελα να δημιουργήσω οάσεις αγαλμάτων σε μέρη των πόλεων ανά τον κόσμο.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Искам да създавам тези оазиси от скулптури в пространства по целия свят.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Я хочу создать эти оазисы скульптуры в открытых пространствах городов по всему миру.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.Я хочу створювати оазиси культури на відкритих просторах міст усього світу.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.אני רוצה ליצור את נווי המדבר האלה של פסלים במקומות בערים מסביב לעולם.
Bu vaha'i heykelleri dünyadaki her şehirlere yapmak istiyorum.لقد رغبت بان اشرع في صناعة هذه المجسمات في ساحات المدن حول العالم
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.Dans les grandes villes et leurs banlieues se trouvent des transports locaux qui fonctionnent bien.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.En las ciudades grandes y sus alrededores existen también redes de transporte urbano que funcionan bien.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.I stora städer och deras näromgivning finns en välfungerande lokaltrafik.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.Suurissa kaupungeissa ja niiden lähellä on myös hyvin toimiva paikallisliikenne.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.В крупных городах и рядом с ними существует хорошо развитая инфраструктура общественного транспорта.
Büyük şehir ve şehirlere yakın bölgelerde iyi çalışan yerel ulaşım da vardır.هناك في المدن الكبيرة وبجوارها شبكة مواصلات محلية عامة تعمل بشكل جيد.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi. Aynı zamanda da şehre bir boyut kazandırmaktı.Czyli, nie chodziło tylko o przeniesienie natury do miast, ale o nadanie im wielowymiarowości.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi. Aynı zamanda da şehre bir boyut kazandırmaktı.Không chỉ là đặt thiên nhiên vào các thành phố, mà còn cho thành phố một cảm nhận về chiều không gian.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Deci nu a fost vorba neapărat despre aducerea naturii în orașe.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Donc ce n'était pas simplement à propos de mettre la nature dans les villes.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Es ging also nicht nur unbedingt darum, Natur in die Städte zu bringen.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Het ging niet per se om het brengen van natuur naar de steden.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.말하자면 굳이 '도시에 자연을 끌어오자'는 의도는 아니었습니다.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.la parte baja del East River es así de grande".
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Per cui non si trattava solo di portare la natura nelle città.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Por isso não se resume a colocar a natureza nas cidades.

İlgili Sayfalar