şehirlere ile cümle

şehirlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Και ξαφνικά οι άνθρωποι μετακινούνται από τις κωμοπόλεις στις πόλεις.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.И изведнъж хората започват да се местят от малките градчета в големите градове.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Людям внезапно пришлось переезжать из маленьких городов в большие.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Унаслідок цього люди раптово почали переїжджати з маленьких містечок до мегаполісів.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.וכך לפתע אנשים עוברים מהעיר הקטנה אל הכרך.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.وفجأة وجد الناس أنفسهم ينتقلون من القرى الصغيرة إلى المدن
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.都市へと移り住むようになり 子どもの頃からよく知っている人たちと一緒に働く暮らしを捨て
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.Když jsme v jednom městě, můžeme cestovat do sousedních měst-- ale nemůžeme jet do žádného jiného města.
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.Keď sme v nejakom meste, môžeme sa vydať na cesty do susedných miest - ale nemôžeme ísť do iných miest.
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.Wenn wir uns in einer Stadt befinden, können wir in benachbarte Städte gelangen, aber in keine anderen Städte.
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.当我们在一个城市,我们可以采取路线到达邻近的城市-- 但我们不能去任何其他城市。
Bir şehirdeyken, komşu şehirlere olan yolları seçebiliriz ama diğer şehirlere gidemeyiz.離れた町へ直接行くことはできません 次は状態と行為の入力から得られる "結果"を表す関数です
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Alors que nous entrons dans les villes, le monde se met également à un régime alimentaire occidental.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Al trasladarnos a las ciudades, la dieta se occidentaliza.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.À medida que nos mudamos para as cidades, o mundo adopta também uma dieta ocidental.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.És ahogy a városokban költözünk, a világ magáévá teszi a nyugati étrendet.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Im więcej ludzi przenosi się do miast, tym bardziej Świat przyjmuje zachodni styl odżywiania się.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.I takt med, at vi flytter ind i byerne, tager verden den vestlige kost til sig.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Khi chúng ta chuyển ra thành thị, cả thế giới cũng theo chế độ ăn theo phương Tây.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.도시로의 이주가 늘어나면서, 서구 식단이 보편화되고 있는데,
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Mentre gli uomini si trasferiscono nelle città, il mondo adotta la dieta occidentale.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Pe măsură ce migrăm spre oraşe, lumea adoptă o dietă vestică.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Protože se stěhujeme do měst, svět také přejímá západní stravu.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Sementara makin banyak orang pindah ke kota, dunia juga mengikuti pola makan Barat.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Terwijl we naar de steden verhuizen, omarmt de wereld ook een westers dieet.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Während wir in die Städte ziehen, übernimmt die Welt auch westliche Ernährungsweise.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Καθώς μετακινούμαστε στις πόλεις, η υφήλιος επιλέγει τη Δυτική διατροφή.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.Докато се местим в градовете, светът също прегръща една западна диета.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.З тим, як ми переїжджаємо до міст, світ також переймає західну дієту.
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.נדרשות בערך 10 קלוריות כדי לייצר כל קלוריה
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.و فيما نحن ننتقل إلى المدن, العالم أيضاً يعتنق نظاماً غذائياً غربي
Biz şehirlere taşındıkça, dünya da batı diyetini benimsiyor.将来を考えると
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Also warfen wir einen Blick auf neue Städte, wir haben ein paar Projekte für neue Städte in China.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Apoi ne-am uitat la orașele noi, căci suntem implicați în câteva proiecte de orașe noi din China.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Come abbiamo detto, vediamo le nuove città, stiamo lavorando a un paio di nuovi progetti di città in Cina.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.그래서 우리는 새롭게 탄생하는 도시들에 주목하고 있습니다. 중국의 신도시 프로젝트 몇가지에 참여하고 있고요.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.We zijn betrokken in een paar projecten voor nieuwe steden in China.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Είπαμε λοιπόν, ας παρατηρήσουμε νέες πόλεις και ασχολούμαστε με δύο νέα αστικά πρότζεκτ στην Κίνα.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Ми вирішили попрацювати над кількома проектами нових міст у Китаї.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.Мы решили взглянуть на новые города, у нас есть пару городских проектов в Китае.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.לכן חשבנו, הבה נתבונן בערים חדשות וכך נהיינו מעורבים עכשיו בכמה מיזמים של ערים חדשות בסין.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.لذك فقد قلنا ، حسناً ، دعونا ننظر إلى المدن الجديدة ، ونحن مسؤولون عن مجموعة مشاريع لمدن جديدة في الصين.
Böylece dedik ki, tamam, yeni şehirlere bakalım, ve Çin'deki birkaç yeni projenin içine girdik.今中国で新しい都市の設計に関わっています 住宅地の集合体から始めます
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Așa că ne-am uitat la marile orașe dezvoltate înaintea automobilului.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Così siamo tornati ad osservare la grandi città che si sono evolute prima delle auto.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.그래서 우리는 시간을 거슬러 자동차가 발명되기도 전의 훌륭한 도시들을 연구해보았는데요.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Nous sommes retournés commencer à observer les grandes villes qui ont évolué avant les voitures.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Preto sme šli do minulosti a sledovali veľké mestá, ktoré sa rozvinuli pred rozmachom áut.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Vì vậy, chúng tôi đã quay lại và xem xét những thành phố tuyệt vời đã phát triển trước cả những chiếc xe.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.We keken naar de grote steden die hun evolutie doormaakten voordat er auto's waren.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Wir haben uns mal die großen Städte aus der Zeit vor den Autos angesehen.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Οπότε πήγαμε πίσω στο χρόνο κι αρχίσαμε να παρατηρούμε τις σπουδαίες πόλεις που αναπτύχθηκαν πριν τ' αμάξια.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тогда мы вернулись в прошлое, в города времён до автомобилей.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тож ми вирішили звернути увагу на великі міста, що виникли до того, як з'явились машини.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.חזרנו והתחלנו להסתכל על הערים הגדולות שהתפתחו לפני המכוניות.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.لذلك فقد ذهبنا مرة أخرى ونظرنا للمدن الكبيرة التي نشأت قبل السيارات.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.大都市を見てみました パリは小さな村々からできていました
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.A sťahujú sa do miest, čo k tomu prispeje ešte viac.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Estão a deslocar-se para cidades, onde têm também melhor assistência.
Bunun iyi daha iyi yardım alabildikleri şehirlere taşınıyorlar.Họ đổ về thành phố, nơi có những điều kiện tốt hơn.

İlgili Sayfalar