şehirlere ile cümle

şehirlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İslamabad, Pakistan'daki diğer şehirlere kıyasla çok daha temiz ve modern bir şehirdir.Islamabad er en moderne og ren by i sammenligning med andre pakistanske byer.
Bern değişik otoyollar ile (A1, A12, A6) diğer şehirlere bağlanmıştır.Bern er forbundet med motorvejene A1, A6 og A12.
Yeni şehirlere yerleşebildikleri gibi, etki alanları azalabilmekteydi de.Med sociale værktøjer kan man som sagt komme i kontakt med nye mennesker.
Bu nedenle de köyün büyük bir kısmı göç etmiş ve büyük şehirlere giderek yerleşmişlerdir.Han fraktet inn folket fra flere av landsbyene rundt og byde boliger for dem.
Mozolenin düzeni, iç ve dış şehirlere bölünmüş Çin başkenti Xianyang'dan modellenmiştir.Tata letak makam berdasarkan model dari ibu kota Qin, Xianyang, dibagi menjadi kota dalam dan luar.
Köy halkı büyük şehirlere göçmüştür.Banyak orang telah pindah ke kota-kota besar.
Aynı zamanda Türkiye'deki şehirlere kıyasla büyük bir floraya sahiptir.Ada juga penyalaan kembang api serentak di seluruh kota-kota di Turki.
Ayrıca şehirlere göçler de hızla artmaktadır.Ngoài ra, lượng khách du lịch đến Việt Nam cũng tăng nhanh chóng.
Tüm şehirlere yayın Santos şehrinden iletilir.Tất cả các tuyến bay nội địa xuất phát từ nhà ga Sansa.
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.23 quận đặc biệt của Tokyo cũng được tính là đơn vị hành chính cấp hạt.
Bu tarihten sonra illerin çoğu il düzeyi şehirlere çevrildi.こうして後趙の多くの城郭が東晋に帰順した。
Ülkedeki bütün şehirlere yolları vardır.町内各地に路線がある。
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.東京都23区のように区制を敷く自治体では名誉市民に相当する名誉区民の称号を制定している。
Büyük şehirlere göç devam etmektedir.大町方面は途中まで。
Bu fare kırsal bölgelerde yaşar ve ancak şehirlere ulaştığında insanlar için bir tehlike oluşturur.ヒト種が都市国家を作り出すも都市間の行き来は危険が伴う。
Aynı zamanda Türkiye'deki şehirlere kıyasla büyük bir floraya sahiptir.このため、トルコ国内でも大波で有名な湾である。
Mahalleden şehirlere göç oldukça fazladır.町の市街地からはかなり遠い。
Eyalette nüfus büyük şehirlere toplanmıştır.美國人口集中在大城市。
Bu tarihten sonra illerin çoğu il düzeyi şehirlere çevrildi.此后历任君主常来此。
Konuşmacılar, şehirlere göre farklılık göstermektedirler.”眾議者各有不同,眾將圍城馳騁挑戰。
Büyük şehirlere göç devam etmektedir.睿宗时升为大都护府。
Köyün insanları okuyarak büyük şehirlere göç etmişlerdir.后来从农村到大城市里念书的故事。
Bir söyleminde; "Ben dünyada şehirlere gidiyor ve gökkuşağı bayrağı görmeyi seviyorum" demiştir.接受訪問時表示如果坐郵輪,我想從歐洲出發,到冰島看極光。
Ancak şehirlere göç yoğundur.그러나 도시는 의외로 멀쩡하다(?).
Eyaletlerin çoğu il düzeyi şehirlere bölünmüştür ve başka bir ikinci düzey idari yapı içermez.여러 섬에 각기 다른 부족들이 나뉘어 있어 통일 국가는 형성되지 않았다.
Birkaç yıl sonra da Yahudiler şehirlere taşınıp topraklarını Moldovalılara sattı.לאחר מכן חילק המנזר חלק מהשטחים למגרשים ומכר אותם ליהודים ולערבים.
Bu sayede zamanla şehirlere dağılan tüm köylüler yeniden bir araya gelir.כפי שנהוג בכפר, כל פעם שמגיעה פרה כולם מתחלקים בה.
Bir söyleminde; "Ben dünyada şehirlere gidiyor ve gökkuşağı bayrağı görmeyi seviyorum" demiştir.Той казва: "Дойдох в красив град и ще играя европейски футбол.
Büyük şehirlere sürekli göçler olur.Непревзети остават само големите градове.
Öyle ki kanalı olan şehirlere " ...'nın Venedik'i" unvanı verilir.Заради многото си канали му е даден прякорът „Венецията на Америка“.
Bu çatışmalar sırasında 50.000'e yakın bölge sakini güneydeki şehirlere kaçmıştır.Допълнително в покрайнините на града има още 50 000 бежанци дошли от конфликтните райони в Южна Сомалия.
Bern değişik otoyollar ile (A1, A12, A6) diğer şehirlere bağlanmıştır.Bern je cestovno vrlo dobro povezan sa drugim gradovima (autocestama A1, A6 i A12).
Sovyetler Birliği Kahramanı madalyası ayrıca şehirlere de verilmiştir.Također je u Moskvi primio orden Heroja Sovjetskog Saveza.
Komşu şehirlere akın yapıp aldı.Susjedni Srbi iskoristili su priliku.
1960'lı yıllardan sonra köyden Avrupa’ya ve büyük şehirlere önemli sayıda göç olmuştur.Od 1960. mnogi su naseljeni po selima i gradovima.
Büyük şehirlere göç vardır.K významným obciam patria Ždánice.
Bazı ilçe düzeyi şehirlere daha fazla özerklik verilmiştir.Primátor: Sme viac mestečkom ako mestom.
Köyün ekonomisi sadece büyük şehirlere göç etmiş nüfusa bağımlıdır.Kvartile je smiselno računati samo pri večjih populacijah.
Ayrıca şehirlere göçler de hızla artmaktadır.Miestuose taip pat didėjo vargšų gretos.
Öyle ki kanalı olan şehirlere " ...'nın Venedik'i" unvanı verilir.Sudžou miestas dėl gausybės kanalų vadinamas „Rytų Venecija“.
Büyük şehirlere çok sayıda göç vermiştir.Suurtesse korteritesse mahutati mitu perekonda.
Mahallede son yıllarda büyük şehirlere önemli miktarda göç yaşanmıştır.Peamiselt puudutab see maapiirkonnast suurtesse linnadesse viimase kümne aasta jooksul elama asunuid.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.A ľudia sa začali sťahovať z mestečiek do miest.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Aşa că deodată oamenii se mută de la oraşe mici în oraşe mari.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Dan tiba-tiba orang berpindah dari kota kecil ke kota besar.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.De repente, as pessoas estão a mudar-se de vilas pequenas para cidades.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.E improvvisamente la gente si sposta dalle piccole alle grandi città.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.És így hirtelen az emberek elkezdtek a kis településekről a nagy városokba költözni.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Et alors soudain les gens se déplacent des petites villes vers les grandes.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.In kar naenkrat so se ljudje začeli seliti iz majhnih krajev v mesta.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.그래서 사람들이 갑자기 작은 마을에서 도시로 이동하고 있습니다.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Lidé se najednou stěhují z malých městeček do měst.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Nagle ludzie przenoszą się z małych osad do dużych miast.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Och helt plötsligt flyttar folk från små städer till stora städer.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Plots verhuizen mensen van kleine steden naar de grootsteden.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Pludselig bevæger folk sig fra små landsbyer til byerne.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Und so ziehen plötzlich Leute aus kleinen Orten in die Städte.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Và đột nhiên người ta di cư từ những thị trấn nhỏ lên những thành phố.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Y así repentinamente las personas migran de los pueblos a las ciudades.
Birdenbire insanlar kasabalardan şehirlere taşınmaya başladılar.Yhtäkkiä ihmiset muuttivat pienistä kylistä kaupunkeihin.

İlgili Sayfalar