şehirlere ile cümle
şehirlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük şehirlere sürekli göçler olur.Riesige Wanderdünen begruben immer wieder Ortschaften.
Bu oran, şehirlere gidildikçe daha da yükseliyordu.Die Lage spitzte sich in dem Maße zu, wie immer mehr dieser Landadeligen in die Städte zogen.
Diğer şehirlere gitmek için Büyükhan otogarından yararlanmaktadırlar.Große Reisebusse werden für die Fahrt in andere Städte verwendet.
Ayrıca şehirlere göçler de hızla artmaktadır.Noch komplexer stellt sich die Umsiedlung bei den Ortschaften dar.
Dünyadaki eski şehirlere ilgim var.Je m'intéresse aux villes anciennes du monde entier.
Çalışmak için sürekli diğer köylere ve şehirlere gitmeye başlar.Il commence à parcourir villes et villages pour évangéliser les populations.
Köy, büyük şehirlere çok göç vermiştır.On donne un nouvel élan aux grandes villes.
Şehir bu görevini çoktan başka şehirlere bırakmıştır.Son activité s'étendit à d'autres villes de la région.
Büyük şehirlere sürekli göçler olur.Ainsi les grandes villes des États-Unis sont survolées en permanence.
İslamabad, Pakistan'daki diğer şehirlere kıyasla çok daha temiz ve modern bir şehirdir.Islamabad es una ciudad moderna y limpia, en especial si se la compara con el resto de urbes pakistaníes.
Bu topluluklar önce kasabalara daha sonra ise şehirlere dönüşmeye başladı.Por eso, había que convertir las ciudades en fortalezas.
Banyas gibi iç uzak şehirlere ticaret yollarını korumak için görev yaptı.Servía para proteger las rutas comerciales a las ciudades más al interior, como Banyas.
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.Cada uno de los 23 distritos especiales de Tokio es legalmente equivalente a una ciudad.
Köylerinden şehirlere göç vardır.De aldeas a ciudades.
Birkaç yıl sonra da Yahudiler şehirlere taşınıp topraklarını Moldovalılara sattı.Años más tarde los Jordá vendieron sus tierras a otros cheranos.
Komşu şehirlere akın yapıp aldı.Vamos a conquistar las ciudades.
Akkad ile Gutiler arasındaki çatişmali ortam zamanla Zagros Dağlarından sıyrılıp şehirlere indi.De los Ceballos pasó a los Escalante, y de éstos a los Ayala.
Ekonomik zorluklar halkı özellikle İstanbul ve diğer büyük şehirlere itmiştir.Ha fatto proprie le istanze della classe media turca, soprattutto delle grandi città, in particolare Istanbul.
Eyalette nüfus büyük şehirlere toplanmıştır.Nel frattempo CSD si organizzarono in quasi ogni grande città.
Köy halkı büyük şehirlere göçmüştür.Эти эмигранты селились в больших городах.
1970'li yıllardan sonra mahalleden şehirlere göç nedeniyle mahallenin nüfusu büyük ölçüde azalmıştır.С 1970-х годов в село значительно усилился приток переселенцев с горных районов республики.
Köylüler yaz aylarında köylerine gelip kış aylarında yaşadıkları şehirlere dönerler.На зиму крестьяне возвращались в свои дома.
İtalya'daki üniversiteler listesi, İtalya'daki bulundukları şehirlere göre sıralanan üniversiteler listesidir.قائمة أقدم الجامعات في العالم قائمة الجامعات في إيطاليا تحريرها.
İlçeler, şehirlere ve semtlere kıyasla daha daha az nüfus yoğunluğuna sahiptir ve daha kırsal karakterlidir.وتتميز المدن بقدر أكبر من الأنشطة الترويحية والترفيهية مقارنة بالريف وهي ذات حركة أسرع.
Genç nüfus çalışmak için büyük şehirlere gitmiştir.وتحولت البلدات الصغيرة إلى مدن واسعة هاجر إليها الناس للبحث عن فرص العمل.
Köyde son yıllarda nüfusun büyük şehirlere göç sebebiyle epeyce azalmıştır.في نصف قرن الماضي، انتشر نبش القمامة بشكل واسع في البلدان النامية بسبب التمدد الحضري.
Tüm şehirlere yayın Santos şehrinden iletilir.Transmite seu sinal para todas as localidades da Baixada Santista.
Köylüler başka şehirlere bir kısmı da Avrupa'ya göç etmişlerdir.É de se notar que muitos colonos vieram de outras partes da Europa.
Mozolenin düzeni, iç ve dış şehirlere bölünmüş Çin başkenti Xianyang'dan modellenmiştir.O formato do mausoléu tem como modelo a capital Qin, Xianyang, dividido em cidades interiores e exteriores.
Köy halkı büyük şehirlere göçmüş olup köyde genellikle yaşlılar ikamet etmektedir.Estes costumam viver nas zonas rurais e tendem a ser idosos.
Banyas gibi iç uzak şehirlere ticaret yollarını korumak için görev yaptı.Serviu para proteger as rotas comerciais das cidades mais interioranas como Banias.
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.Nos 23 Bairros Especiais de Tóquio, o Governador toma a figura de Alcaide.
Komşu şehirlere akın yapıp aldı.A multidão seguiu-o a pé, vinda das cidades vizinhas.
Bu topluluklar önce kasabalara daha sonra ise şehirlere dönüşmeye başladı.Alguns deles vieram mais tarde a se transformar em cidades.
Şehir bu görevini çoktan başka şehirlere bırakmıştır.Dit project kreeg navolging in andere steden.
Bir söyleminde; "Ben dünyada şehirlere gidiyor ve gökkuşağı bayrağı görmeyi seviyorum" demiştir.In een interview met de BBC verklaarde ze: “Ik hou van richtlijnen en de Katholieke Kerk biedt je die.
Genç nüfus çalışmak için büyük şehirlere gitmiştir.De jeugd trekt naar de grote steden.
Bazı ilçe düzeyi şehirlere daha fazla özerklik verilmiştir.Een iets grotere autonomie van de gemeenten.
Köyün gençleri iş imkanı olmayınca büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.De jeugd trekt naar de grote steden bij gebrek aan werk.
Fakat diğer şehirlere bakıldığında doğa korunmuş ve ona özen gösterilmiştir.W przeciwieństwie do innych narodowych pomników przyroda jest chroniona.
Eyalette nüfus büyük şehirlere toplanmıştır.Miejska ludność koncentruje się w dużych miastach.
Bu oran, şehirlere gidildikçe daha da yükseliyordu.W miarę rozrastania się miasta, przesuwano je coraz dalej.
Şehirlere, insan yaşam alanlarına iyi uyum sağlamışlardır.Dobrze przystosowały się do siedlisk ludzkich.
Ekonomik nedenlerle, köyün büyük kısmı büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.Ze względu na potrzeby wojny znaczna ich część musiała pozostawać w swych osiedlach.
Yüksek vuruş etkisinden ötürü sadece geniş alanlara örneğin şehirlere karşı kullanıldı.O zauważalnym wzroście tolerancji można mówić jedynie w odniesieniu do dużych miast.
Diğer şehirlere gitmek için Büyükhan otogarından yararlanmaktadırlar.Bygga kabelringar för att ta sig förbi vissa större städer.
Son yıllarda köy, şehirlere göç vermeye başlamıştır.В повоєнні роки село почало відроджуватись силами жителів.
Yüksek vuruş etkisinden ötürü sadece geniş alanlara örneğin şehirlere karşı kullanıldı.На практиці, можно було успішно атакувати лише великі цілі, так як міста.
Köylüler yaz aylarında köylerine gelip kış aylarında yaşadıkları şehirlere dönerler.Ближче до зими селяни стали повертатися на свої місця, де жили раніше.
Öyle ki kanalı olan şehirlere " ...'nın Venedik'i" unvanı verilir.Завдяки каналам місто називають «португальською Венецією».
Ayrıca köyden 1985 tarihinden itibaren şehirlere göç başlamıştır.На деталізованій карті 1985 року село теж відсутнє.
Nüfusunun büyük bir bölümü büyük şehirlere özellikle Ankara'ya göç etmiştir.Багато інших держав мають акредитованих послів в столицях інших держав, в основному в Анкарі.
İslamabad, Pakistan'daki diğer şehirlere kıyasla çok daha temiz ve modern bir şehirdir.Islamabad este un oraș modern și curat, în special în comparație cu alte orașe din Pakistan.
Bu sebeple genç nüfus, diğer şehirlere göç etmek zorunda kalmaktadır.Astfel, polonezii au fost nevoiți să se stabilească cu traiul în alte orașe.
Bu hak şehirlere bizzat roma imparatoru tarafından verilirdi.Titlul era acordat de însuși împăratul Romei.
Bern değişik otoyollar ile (A1, A12, A6) diğer şehirlere bağlanmıştır.Bern városát sűrű autópályahálózat (A1, A12, A6) köti össze a környező városokkal.
Öyle ki kanalı olan şehirlere " ...'nın Venedik'i" unvanı verilir.A várost behálózó csatornák miatt „Ukrajna Velencéjének” is nevezik.
Yangından sonra Büyük şehirlere göç vermeye başlamıştır.A tűzijáték után hazainduló tömegbe hajtott nagy sebességgel.
1990'larda Abhazya içinde bazı şehirlere helikopter servisleri başlamıştı.Kaupunkiin on 1990-luvulla tullut runsaasti pakolaisia Abhasiasta.
Şehirlere su getirildi.Απαντάται στα ευρωπαϊκά ύδατα.