şehirlerde ile cümle

şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nüfusun %62,4'ü şehirlerde yaşamaktadır.도시 거주자가 전체 인구의 62.4%를 차지한다.
Estonya nüfusunun %70’i şehirlerde yaşamaktadır.매니토바 주민들의 대략 70 퍼센트는 도시 지역에 산다.
Yarı finaller İsveç genelinde kasaba ve şehirlerde yapılır.חצאי הגמר נערכים בערים ובעיירות ברחבי שוודיה.
Tropikal ülkelerde, şehirlerde % 12 civarında bir aklık vardır.ברוב הארצות הטרופיות האלבדו הממוצע בערים עומד על 12%.
Çeşitli sahne isimleri altında farklı şehirlerde çok sayıda akustik gösteriler yaptı.היא הופיעה במופעים אקוסטיים רבים בערים שונות תחת שמות במה שונים.
Anadolu'daki depremde Sardes şehri yok oldu ve etraftaki bazı şehirlerde etkilendi.17 - רעידת אדמה באנטוליה הורסת את העיר סרדיס ופוגעת בכמה ערים נוספות.
El Paso, Meksikalıların en yoğun olduğu şehirlerden biridir.לוס קאבוס היא אחד ממוקדי התיירות הפופולריים במקסיקו.
Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.מיעוטים גדולים קיימים גם בערים הגדולות.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.קיימות גם אחוות בבתי ספר תיכוניים.
Köyü o gün satın alanlar bugün farklı şehirlerde yaşamaktadırlar.אנשים רבים שמוצאם מהאיטי מתגוררים כיום באזורים שונים בעולם.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Още доста от тях се представят във всички големи градове на страната.
14 yaşında modelliğe başladı ve Tokyo, Milano, New York ve Los Angeles gibi şehirlerde çalıştı.Джоли започва да работи като модел, когато е на 14 години, основно в Лос Анджелис, Ню Йорк и Лондон.
Sovyetler Birliği'ne dönerken birçok eserini bu şehirlerde bıraktı.Той успява да остави там много от картините си, преди да се върне в Съветския съюз.
Roma imparatorluğunda önemli şehirlerden biriydi.Бил е голям град в Римската империя.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.На характерните съботни танцови вечеринки ("zabawa") се стичат хора от цял Лондон.
Nüfusun % 80’i şehirlerde yaşar.Близо 80% от населението живее в градовете.
Ülke nüfusunun çoğunluğu şehirlerde yaşamaktadır.Основната част от населението живее в градовете.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Сега е един от най-модерните и динамично развиващи се градове в Азия.
Şehirlerde, sokaklarda siperler kazıldı.По улиците фучат лъскави автомобили.
Özellikle büyük şehirlerde çoğunlukta olmuşlardır.Те живеят основно в големите градове.
Bu evler daha çok büyük şehirlerdeki gecekonduları andırıyor.Заводите са съсредоточени в по-големите градове.
Videoda Los Angeles, New York, Londra, Las Vegas ve Stockholm gibi şehirlerden görüntüler yer almaktadır.Kroz video se protežu slike različitih gradove kao Los Angelesa, New Yorka, Londona, Las Vegasa i Stockholma.
Başlangıç olarak romanın ilk bölümü ("Fantine") büyük şehirlerde piyasaya sürüldü.Prvotno je izdala samo prvi dio djela ("Fantine") koji je istodobno izdavan u većim gradovima.
Türkiye'de barlar daha çok büyük şehirlerde yaygındır.Zbog toga su internetcaféi vrlo popularni u velikim gradovima.
Sankt Petersburg ve diğer şehirlerdeki grevler sona erdirilir.Scene iz Sankt Peterburga su do kraja izbačene.
Burada yakın şehirlerden ve dünyanın geri kalanından uzakta yaşamaktan hoşnuttu.Uživao je u tamošnjem životu, osjećajući se odijeljenim od obližnjih gradova i ostatka svijeta.
Şehirlerdeki üç ana öğe; yiyecek(food), üretim(production) ve altın(gold)'dır.U Podinama postoje tri zaseoka; Vrcići (Vrčići), Vukičevići i Bakule.
Şehir, Kaliforniya'daki en büyük şehirlerden biridir.Los Angeles je najveći grad u Kaliforniji.
Nüfusun 70,2'si bu şehirlerde yaşamaktadır.Oko 70,7% stanovništva živi u gradovima.
Sonraki şehirlerdeen sonra, nehir batıya akar ve Port Gentil'in güneyinde Gine Körfezi'ne girer.Od Ndjole teče prama zapadu i ulazi u Gvinejski zaljev južno od Port Gentila.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Mjesno stanovništvo posebice je trgovalo s vojskom.
Elektrik şarj altyapısı büyük şehirlerde kurulmaya başlanmıştır.Novac se koristi za požurivanje izgradnje u gradovima.
Burada yakın şehirlerden ve dünyanın geri kalanından uzakta yaşamaktan hoşnuttu.Páčilo sa mu "vyrastať na mieste ďaleko od mesta a zvyšku sveta".
Başlangıç olarak romanın ilk bölümü ("Fantine") büyük şehirlerde piyasaya sürüldü.Spočiatku tiež vydalo len prvú časť románu (Fantine), ktorá vyšla v najväčších mestách v rovnaký deň.
Heykelleri yapılan Prens'in adına çeşitli şehirlerde tapınaklar inşa edilmiştir.Pre sochy, ktoré si so sebou princezné do Tibetu priniesli, boli postavené dva chrámy.
Bunun yanı sıra ilçe erkekleri çoğu zaman inşaat işleri için başka şehirlerde çalışmaktadır.Okrem toho v mestách pracujú hlavne v rôznych službách.
Çoğu insan şehirlerde yaşamaktadır.Najviac obyvateľov býva v mestách.
Merkezi San Francisco'da bulunur ve New York, Boston ve San Antonio gibi şehirlerde ofisleri vardır. ^Sedež podjetja je v San Franciscu, dodatne strežnike in pisarne pa ima še v New Yorku, Bostonu in San Antoniu.
İsviçre büyük, orta ve küçük şehirlerden oluşan tamamlayıcı bir kentsel ağa sahiptir.Nastalo je kompleksno omrežje velikih, srednje velikih in manjših mest.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Bangkok je eno od najhitreje rastočih in ekonomsko dinamičnih mest v jugovzhodni Aziji.
Şehir, Kaliforniya'daki en büyük şehirlerden biridir.S tem je eno največjih mest v Latinski Ameriki.
Sankt Petersburg ve diğer şehirlerdeki grevler sona erdirilir.V začetku oktobra so prekinili delo tiskarji v Sankt Peterburgu in več drugih mestih.
Çoğu insan şehirlerde yaşamaktadır.Večina jih živi v mestih začasno.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Do takih napadov je prišlo v vseh večjih japonskih mestih.
Öğrenci hareketleri üzerine çeşitli şehirlerde seminerler veriyordu.Na različnih univerzah po svetu je predaval o zaposlitvenih praksah.
Çoğunluğu şehirlerde yaşayanlar yaz tatilini köyünde geçirmektedir.Mnogi ljudje preživijo poletne počitnice na balkonu.
Manifesto ilan edildiğinde tüm şehirlerde destek mitingleri düzenlenir.Na mestih, kjer je potrebno je izdelana podporna struktura.
Dünya’daki en eski şehirlerden biridir.V tem smislu so najstarejši narod na svetu.
İtalya'da şehirlerde sağ, dışarda sol trafik kullanılır oldu.Vlak vozi po desni strani, vendar na železniških progah v Italiji in v Švici vozijo po levi strani vozišča.
Yıllık genel kongre üye şehirlerden birinde gerçekleşir.Kongresai vyksta kas treji metai vienoje iš šalių-narių sostinių.
Bulunduğu şehirlerde birçok sergiler açtı.Daug pamarėnų buvo pakrikštyta aplankytuose miestuose.
Büyük şehirlerde piyasaya sunulur.Didžiuosiuose miestuose patiekalai įvairesni.
Bunun %13,5’i şehirlerde yaşamaktadır.51,5 % iš jų gyvena miestuose.
Daha çok büyük şehirlerde yaşamaktadırlar.Europoje įsikuria ir didesniuose miestuose.
Küçük şehirlerden de en az her iki saatte bir düzenli olarak trenler geçmektedir.Piko metu traukiniai gali važinėti mažiausiai kas 2 minutes.
Şu anda nüfusun % 85'i şehirlerde yaşamaktadır.Maždaug 85 % populiacijos gyvena miestų teritorijose.
Fetih haberi alan şehirlerde, kalelerde fetih şenlikleri yapılırdı.Vilniuje buvo surengti vieši ginčai apie paveikslų garbinimą bažnyčioje.
Biletler, tüm şehirlerde çabuk satılıyor.Bilietai yra greitai parduodami visuose miestuose.
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.1. sajandil tutvustati Hispaaniale kristlust ning linnades sai see populaarseks juba 2. sajandil.
Şehirlerde doğal düşmanları alıcı kuşlar bulunmaz.Looduses nahkhiirtel vaenlasi ei ole.
İlgili Sayfalar