şehirlerde ile cümle
şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Üldjoontes on neid võimalik leida peaaegu kõigist Eesti linnadest.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Külas elavad juudid tegelesid kaubandusega.
Yeni Dünya’daki en eski şehirlerden birisi olup, koloni Brezilya’sının ilk başkenti unvanını da taşımaktadır.Kõigi Pühakute lahe kõrgele kaldale rajati Brasiilia esimene pealinn.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Nähtavasti vaadeldakse kogu provintsi ühe linnalise asulana.
Bu nüfusun %58,3'ü şehirlerde yaşamaktadır.Linnades elas 58,7% rahvastikust.
Ayrıca şehirlerdeki kamusal görevlendirmeler de değiştirilmelidir.Isegi kinokuulutused tuleb linnast maha korjata.
Nüfusun büyük bir kısmı büyük şehirlerde yaşamaktadır.Valdav osa inimesi elab suurlinnastutes.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Vähesel määral on neid linna elama tulnud.
Köylerde ve şehirlerde sistematik olarak örgütlü komiteler kuruldu.Linnades ja alevikkude ehituspiirkondades asuvate rendimaade korraldamise seadus.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.5000년이 지나서, 우리는
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.Dar în ultimii 5000 de ani nu am progresat în ceea ce privește deplasarea în orașe.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.En 5.000 años hemos ido hacia atrás en la manera de recorrer las ciudades.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.En 5000 ans, nous avons régressé pour les déplacements en ville.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.In 5.000 anni, siamo andati indietro nel raggiungere le città.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.In 5000 Jahren, habe wir uns innerhalb der Städte nicht weiterbewegt.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.lecz w ciągu 5 tys. lat cofnęliśmy się w komunikacji miejskiej.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.Σε 5000 χρόνια, πήγαμε πίσω για να περπατάμε σε πόλεις.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.За 5000 години сме се върнали назад в придвижването из градовете.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.За пять тысяч лет мы сделали шаг назад в передвижении по городу.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.כל אמצעי התחבורה האחרים השתפרו.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.خلال 5000 سنة، تخلفنا في التنقل داخل المدن.
5,000 yılda şehirlerde geçmişe doğru gidiyoruz.都市は大きくなり 広がりました
Afrika. Yalnızca cılız birkaç çizgi var. Güney Afrikada ve bazı büyük şehirlerde bir kaç çizgi.Afryka -- zaledwie parę małych strumyczków w RPA i kilku dużych miastach.
Afrika. Yalnızca cılız birkaç çizgi var. Güney Afrikada ve bazı büyük şehirlerde bir kaç çizgi.l'Africa, che ha solo pochi punti, essenzialmente in Sud Africa e poche altre aree urbane.
Afrika. Yalnızca cılız birkaç çizgi var. Güney Afrikada ve bazı büyük şehirlerde bir kaç çizgi.l'Afrique avec quelques fils, surtout en Afrique du Sud et quelques grandes villes.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Ale jednou z možností, které si připomínám, je poučení od vizionářů v jiných městech.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Ale jednou z možností, ktoré si pripomínam, je poučenie od vizionárov v iných mestách.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Az egyik módja, hogy emlékeztessem magam a lehetőségekre, hogy tanulok haladó gondolkodóktól más városokban.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.그러나 저 자신에게 상기시켜주고 싶은 더 큰 가능성들 중 하나는 다른 도시의 선각자들에게서 배우는 것입니다.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Siempre trato de recordar que existen grandes posibilidades de aprender de visionarios de otras ciudades.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Staram się pamiętać o tym jak wielkie mamy możliwości i korzystać z doświadczeń wizjonerów w innych miastach.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Но едно от нещата, които си напомням за огромните възможности, е да се учим от визионерите от други градове.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.אבל אחת הדרכים שלי להיזכר באפשרויות גדולות יותר היא ללמוד מאנשי חזון בערים אחרות.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.ولكن أحد الأشياء التي أفعلها لأذكر نفسي بالاحتمالات الأكبر هي أن أتعلم من المدن الأخرى
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.これは 私流のグローバル化です
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.하지만 우리가 Uruk이라는 도시에서 처음 신전을 발견한 이후로부터 약 1000년 뒤에
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.אבל כ-1,000 שנים לאחר בניית המקדשים הראשונים, קם בערים כדוגמת אורוק מבנה מתחרה, הארמון.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale dlatego, że jest to ucieczka z ludzkiego mrowiska.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale pretože je to únik z ľudského mraveniska.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale proto, že je to únik z lidského mraveniště.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ampak ker je v naravi pobeg pred človeškim mravljiščem.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ci pentru că reprezintă evadarea din muşuroiul uman.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Därför dras vi till naturen. Inte för att det är hälsosamt.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için. Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.Това е бягство от човешкия мравуняк, бягство от собствената ни конкуренция и собствените ни драми.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.사실 자연이야말로 군중으로부터 벗어날 수 있는 곳이기 때문입니다.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Maar omdat het een vlucht is uit het menselijke mierennest.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Mais parce qu'on fuit de la fourmilière.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ma perché è un modo di fuggire dal formicaio umano.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Mas porque é um escape do formigueiro humano.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Men fordi det er en flugt væk fra den menneskelige myretue.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Nem is azért, mert az emberi hangyabolyból menekülünk.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Sondern weil es eine Flucht vom menschlichen Ameisenhaufen ist.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Vaan koska se on pakotie ihmisten muurahaispesästä.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.А тому, що це втеча з людського мурашника.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Но прежде всего эта тяга к природе — бегство из человеческого муравейника.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.אלא בגלל שזו בריחה מתל הנמלים האנושי.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.و لكن لانها تشكل مهربا من انفسنا .
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.競争や 劇から
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Aber leider leben die meisten Menschen dieses Planeten nicht in solchen Städten wie wir.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Dar, din păcate, majoritatea oamenilor de pe planetă nu trăieşte în oraşele în care trăim noi.
İlgili Sayfalar