şehirlerde ile cümle

şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Özellikle büyük şehirlerde çoğunlukta olmuşlardır.Dette gjelder spesielt i storbyene.
Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.Det finnes templer i alle større byer.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Etterhvert tok byborgere i de samme byene over handelen.
Olimpiyatlara ev sahipliği yapan şehirlerde geçici mahkemeler kurulmaktadır.I tillegg har den midlertidige rettslokaler i olympiske vertsbyer.
Çünkü şehirlerdeki tüm yol işaretleri İngilizcedir ve çoğu insanlar İngilizceyi sorunsuz konuşabilirler.Og sjøl for folk som snakker engelsk er de aller fleste ord med engelske røtter i volapyk ugjenkjennelige.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.Det er også andre høyskoler i byen.
Küçük şehirlerde bile büyük sinagoglar yapıldı.Også i de andre store byene ble det dannet småkirkemenigheter.
Festival her yıl bir ay boyunca farklı şehirlerde düzenlenmektedir.Arrangeres i ulike byer fra år til år.
Madame Tussaud'nun Londra, New York ve diğer şehirlerdeki müzelerinde balmumu heykelleri de vardır.Voksstatuer av Bieber står utstilt ved Madame Tussauds voksmuseer i New York, Amsterdam og London.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73 % av russerne er bosatt i urbane og 27 % i rurale strøk.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.Urbanisasi meningkat dan kota-kota besar maupun kecil tumbuh pada 1700–1922.
Sankt Petersburg ve diğer şehirlerdeki grevler sona erdirilir.Kerusuhan banyak terjadi di Sankt-Peterburg dan kota lain.
1349 – İngiltere kralı III. Edward okçuluğa daha çok önem verilmesi için futbolu diğer şehirlerde yasakladı.1349 – Edward III dari Inggris melarang sepak bola, lebih menyukai panahan.
Guangzhou, Çin'in en büyük şehirlerden biridir.Kini Guangzhou muncul sebagai salah satu kota padat di Cina.
1868 yılı itibarıyla ticari anlamda batıya açılan ilk Japon şehirlerden biridir.Kota ini adalah salah satu kota pertama Jepang yang membuka perdagangan kepada Barat pada tahun 1868.
Tur Seul ve Busan dahil Güney Kore genelinde altı farklı şehirlerde sahne alacak.Tur tersebut menampilkan pertunjukan di enam kota berbeda di seluruh Korea Selatan, termasuk Seoul dan Busan.
Ülkenin resmi istatistiklerine göre her 100 Brezilyalı kişiden 81 kişisi şehirlerde yaşamaktadır.Brasil memiliki tingkat urbanisasi yang tinggi: 82 dari setiap 100 orang Brasil yang tinggal di kota-kota.
Küçük şehirlerden de en az her iki saatte bir düzenli olarak trenler geçmektedir.Pada jalur regular, paling sedikit ada 1 kereta yang berhenti tiap 2 jam di tiap stasiunnya.
Sanatçı, çeşitli şehirlerde resitaller vermektedir.Sebagai pelukis ia pernah mengadakan pameran di beberapa kota.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Ini dilakukannya di banyak kota penting di Inggris.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Hanya sebagian kecil warganya yang hidup di kota-kota.
Değerlendirme komisyonu 2009'un ikinci çeyreğinde aday şehirlerde denetimlerde bulunmuştur.Komisi ini melakukan kunjungan dan penilaian terhadap kota kandidat pada kuartal kedua 2009.
Sahilleri genellikle rüzgarlı ve şehirlerden daha ılıktır.Pantai terdekat sering berangin dan biasanya lebih sejuk dibanding daerah perkotaan.
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.Cơ Đốc giáo được truyền bá tới Hispania vào thế kỷ I và trở nên phổ biến tại các thành phố trong thế kỷ II.
2001 verilerine göre Litvanya nüfusunun %66.7'lik kısmı şehirlerde yaşamaktadır.Theo thống kê năm 2001, có 66,7% dân số Litva sinh sống trong các thành phố và tỷ lệ này đang gia tăng.
Uruguay'daki en eski şehirlerden birisidir ve Colonia Bölgesi'nin başkentidir.Đây là thành phố lâu đời nhất ở Uruguay và là thủ phủ của tỉnh Colonia.
Gelişmekte olan ülkelerde hastalığın en yaygın görüldüğü kişiler çiftçiler ve şehirlerde yaşayan yoksullardır.Ở các nước đang phát triển, những người mắc bệnh chủ yếu là nông dân và người nghèo ở các thành phố.
Şehir Brezilya'da yapılacak 2014 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak şehirlerden birisidir.Thành phố sẽ là một trong những nơi chủ nhà của 2014 FIFA World Cup.
Farklı şehirlerde yaşayanlar genellikle yaz tatillerini köyde geçirmektedirler.Vào cuối tuần, ông thường có các kì nghỉ tại New York.
İsviçre büyük, orta ve küçük şehirlerden oluşan tamamlayıcı bir kentsel ağa sahiptir.Thụy Sĩ có một mạng lưới thành phố dày đặc, có các thành phố cỡ lớn, vừa và nhỏ bổ khuyết cho nhau.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Dịch vụ này hiện đang có sẵn trong hầu hết các thành phố lớn.
Dünya nüfusundaki artış çoğunlukla büyük şehirlerde gerçekleşmektedir.Hầu hết sự gia tăng dân số của thành phố diễn ra ở các khu ngoại ô.
Romalılar, İmparatorluk içindeki büyük şehirlerde su kemerleri inşa ettiler.ローマ人は帝国内の大都市に水道を建設した。
Sadece ülkede değil, aynı zamanda şehirlerde de belediyeler kurulmuştur.都市部だけでなく、地方にも存在する。
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.実際には英国の多くの主要都市で見られる。
Manifesto ilan edildiğinde tüm şehirlerde destek mitingleri düzenlenir.宣言が発布されると、あらゆる主要都市で宣言を支持する自発的なデモが起こった。
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.キリスト教は1世紀に伝えられ、2世紀には都市部に普及した。
Ancak son yıllarda şehirlerden uzaklaşma şeklinde yeni bir eğilimin ortaya çıkmakta olduğu da görülmektedir.ただし後述のように、近年は都市部で復活傾向も見られる。
Derenin kıyısındaki yerleşim bölgesi gelişerek önemli şehirlerden biri haline gelmiştir.地面をへだてた反対側は大都会となっている。
10. yüzyılda önemli şehirlerden haline geldi.10世紀には中央アジアでも有数の都市となった。
Yıllık genel kongre üye şehirlerden birinde gerçekleşir.首脳会議は年に一度加盟国の都市に集まって行われる。
Sorun şehirlerde değildi, biz tam yalandık.城中は困窮し、これを打破する計もなかった。
İl içindeki en büyük şehirlerden biridir.県内では最も人口の多い都市である。
1391'de Sevilla ve diğer şehirlerde başlayan ayaklanmalarla 14. yüzyılda Yahudiler üzerindeki baskı arttı.14世紀にユダヤ人に対する抑圧が加速し、このため1391年にセビリアなどの都市で暴動を見るに至った。
Bu iki şehrin ele geçirilmesinden sonra, Arap nüfusu şehirlerden ayrıldılar.これら2都市を奪回した後、朝廷軍の攻勢が止まった。
Otomobilin icadından sonra fayton yavaş yavaş bırakıldı, büyük şehirlerde neredeyse tamamen ortadan kalktı.石炭産業は衰退し、ほとんど完全に消失した。
Bazı şehirlerde Puebla Muharebesi canlandırılır.臼井城合戦では謙信を撃退。
Oyunun video versiyonu 1971'de bazı şehirlerde ödemeli kapalı devre TV yayını ile gösterildi.1976年、日本のテレビ局でほとんどオリジナルのキャストでの公演が放送された。
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.少數人住在都市中。
Budapeşte gibi bâzı şehirlerde böyle gelişmeler için hiç şans yoktu.而对于生活于布达佩斯等城市里的犹太群体而言,就没有这样好的机遇了。
Başlangıç olarak romanın ilk bölümü ("Fantine") büyük şehirlerde piyasaya sürüldü.最初,小说只出版第一部分(“芳汀”),在多个主要城市同时出售。
Şehirlerden daha küçük yerleşim yerleri miestelis olarak adlandırılır. (çoğulu miesteliai).至今,一些城市如成都等还有“草市”地名。
Tur Seul ve Busan dahil Güney Kore genelinde altı farklı şehirlerde sahne alacak.她将在包括首尔和釜山在内的韓國6個不同城市演出。
Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.此外,西餐也在大都市流行。
Köy halkının geneli büyük şehirlerde (İstanbul,Ankara,İzmir) ikamet etmektedir.駙馬楊镇的宗族娣姒都推官加封,恩宠优厚。
İsviçre büyük, orta ve küçük şehirlerden oluşan tamamlayıcı bir kentsel ağa sahiptir.瑞士都市網絡相當密集,大型、中型及小型城市間相互支援。
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.这里有连接几乎所有英国重要城市的班机。
Tropikal ülkelerde, şehirlerde % 12 civarında bir aklık vardır.대부분의 열대 국가들은 도시 평균이 12%이다.
Büyük şehirlerde ve büyük gazetelerde yalnızca önemli sayılan kişilerin ölüm ilanlarına yer verilir.대도시와 대형 신문에서 부고는 중요하게 간주되는 사람들에 대해서만 작성된다.
Manifesto ilan edildiğinde tüm şehirlerde destek mitingleri düzenlenir.선언이 발표되자 모든 주요 도시에서 선언을 지지하는 자발적인 시위가 일어났다.
İlgili Sayfalar