şehirlerde ile cümle

şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şehirlerdeki konserlerin hepsi son 48 saate kadar açıklanmadı.A koncert helyszínét a városokban csak a fellépés előtt 48 órával jelentették be.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.A hegyekben csak nagyon kevés ember élt.
14 yaşında modelliğe başladı ve Tokyo, Milano, New York ve Los Angeles gibi şehirlerde çalıştı.Jolie 14 évesen kezdett modellkedni, Los Angelesben, New York-ban és Londonban is dolgozott.
2003 Şubat’ında Norveç’e ilk turunu yaptı ve Bergen, Oslo, Stavanger gibi şehirlerde konserler verdi.2003-ban adták első norvég koncertjeiket olyan városokban mint Oslo, Bergen vagy Stavanger.
Nüfusun %60'ı şehirlerde yaşamaktadır.Városokban él a népesség 60%-a.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Szokás, hogy a vasárnapi reggeli misén megjelennek az emberek a szombati mulatság után.
Daha çok büyük şehirlerde yaşamaktadırlar.Nagyobb városokban is megtelepszik.
Şehirlerde kuru sezonda hava genelde daha serindir.Ez utóbbi időszakban a város időjárása rendkívül száraz.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Az ország csaknem valamennyi nagyobb városában fellépett.
15. yüzyıl ile 18. yüzyıl döneminde Vıçıtırın, Balkanlar’daki en büyük şehirlerden birisi olmuştur.Virágkorát a 15. és 16. században élte, amikor 40 000 lakosával Európa legnagyobb városai közé tartozott.
Şimdi şehirlerde giyilen beyaz gelinlik giyilmektedir.Alatta – főként városokban – európai ruhát viselnek.
Bulunduğu şehirlerde birçok sergiler açtı.A régió városaiban számos nyomda működött.
Fransa tarihi ve Avrupa tarihi için önemli şehirlerden birisidir.A város egyike Franciaország kulturális és történelmi városainak.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.Több más városban is találhatunk felsőoktatási intézményeket.
Onu kuzeyde kıtalararası şehirlerden birisi yapar.Az Aller az északi településen folyik keresztül.
İnsanlarının çoğunluğu büyük şehirlerde yaşamaktadırlar.Többségük a nagyvárosokban él.
Bazı şehirlerde göstericiler polise saldırdı ve araçları ateşe verdi.A felkelők lángokba borították a rendőrség járműveit, és a fegyvereiket ők lóbálták.
Aslında bozkırlarda yaşamaktadır, ancak günümüzde kasabalarda ve şehirlerde de bulunur.A nyílt társulásokban őshonos, de ma már gyakoriak a szántókon, falvakban, városokban is.
Mahallede yaşayan gençlerin ve yetişkinlerin büyük çoğunluğu çeşitli şehirlerde çalışırlar.A munkanélküli fiatalok nagy része a városokban keres munkát.
Nüfusun %60'ı şehirlerde yaşamaktadır.Kaupungeissa asuu 60 prosenttia väestöstä.
Bu nüfusun %58,3'ü şehirlerde yaşamaktadır.Maan väestöstä asuu kaupungeissa 38,3 %.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Ryhmiä on lähes jokaisessa suuremmassa kaupungissa.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Taulun aihe on leppoisa sunnuntaipäivä puistossa, jossa ihmiset viettävät vapaa-aikaansa.
Özellikle Türkiye'de büyük şehirlerde kent içi ulaşımda kullanılmaktadır.Sitä voisi käyttää esimerkiksi Japanissa suurten kaupunkien välisessä liikenteessä.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Alueet on nimetty alueen pääkaupungin mukaan.
Tekrar birleşmelerinin ardından çeşitli şehirlerde konser verdiler.Sodan vuoksi se joutui kokoontumaan eri kaupungeissa.
Uruguay'daki en eski şehirlerden birisidir ve Colonia Bölgesi'nin başkentidir.Se on maan vanhimpia eurooppalaisten perustamia kaupunkeja, ja se on Colónin departementin pääkaupunki.
Bu nüfusun %49'u şehirlerde yaşamaktadır (2016).Liikevaihdosta 49 % tulee viennistä (2016).
Bu nüfusun % 77,9' u şehirlerde yaşamaktadır (2018 sonu).Osuus on hiukan suurempi kuin Yhdysvalloissa keskimäärin, joka oli 77,9 prosenttia vuosina 2010–2012).
Küçük şehirlerden de en az her iki saatte bir düzenli olarak trenler geçmektedir.Ruuhka-aikoina junat voivat kulkea minimissään kahden minuutin välein.
Karar Yahudi şehirlerde kutlamalarla karşılandı.Kaupungin juutalaiset kerättiin yhteen.
Toplam çalısanların yüzde 69’u iş yerlerine başka şehirlerden gelmektedir.Työvoimasta 69 % työskentelee kunnan ulkopuolella.
Köyün Gençleri şehirlerde ikamet etmektedirler.Nuoriso hakeutuu ansiotöihin kaupunkeihin.
Manifesto ilan edildiğinde tüm şehirlerde destek mitingleri düzenlenir.Όταν διακηρύχθηκε το Μανιφέστο υπήρξαν αυθόρμητες εκδηλώσεις υποστήριξης σε όλες τις μεγάλες πόλεις.
Şehirlerde, taze meyveler çok pahalıydı ve nadiren tüketilirdi.Για τους κατοίκους των πόλεων τα φρέσκα οπωροκηπευτικά ήταν πολύ ακριβά κι έτσι καταναλώνονταν σπάνια.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Μόνο ένα μικρό ποσοστό ζούσε στις πόλεις.
Dakka bir megaşehirdir ve Güney Asya'daki en büyük şehirlerden biridir.Η Ντάκα είναι μία από τις μεγαλύτερες πόλεις της Νότιας Ασίας.
Paris, Berlin, Kahire gibi şehirlerde bulundu ve konserler verdi.Έδωσε συναυλίες σε πόλεις όπως το Παρίσι, το Βερολίνο και το Κάιρο.
Sankt Petersburg ve diğer şehirlerdeki grevler sona erdirilir.Οι απεργίες στην Αγία Πετρούπολη και αλλού επίσημα τερματίστηκαν ή γρήγορα κατέρρευσαν.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.Η αστικοποίηση αυξήθηκε από το 1700 ως το 1922, με την ανάπτυξη των πόλεων.
Kızıl kuyruklu şahin şehirlerde de yaşamaktadır.Στην τοπική κοινότητα Ποδοχωρίου βρίσκεται επίσης και το Κοκκινοχώρι Καβάλας.
Dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşıyor.Το ήμισυ του παγκόσμιου πληθυσμού ζει σε πόλεις.
Paris, Berlin, Kahire gibi şehirlerde bulundu ve konserler verdi.Έδωσε συναυλίες σε πόλεις όπως το Παρίσι το Βερολίνο και το Κάιρο.
Ödül töreni her iki yılda bir Berlin'de, diğer yıllar ise seçilen şehirlerde yapılır.Hvert andet år uddeles i Berlin og hvert andet år i nogle andre europæiske byer.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Efterhånden overtog byborgere i de samme byer handelen.
Nüfusun 70,2'si bu şehirlerde yaşamaktadır.74,2% af befolkningen i Republikken Komi bor i byer.
Şu anda nüfusun % 85'i şehirlerde yaşamaktadır.85% af befolkningen bor i byer.
Tokyo gibi şehirlerde de geceleri sakura altında hanami kutlamaları yaygındır.I byer som Tokyo er det også almindeligt at have fester under kirsebærblomsterne om aftenen.
Şehirlerde, taze meyveler çok pahalıydı ve nadiren tüketilirdi.I byene var friske grønnsaker dyre og veldig sjelden brukt.
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.Kristendommen kom til Hispania relativt tidlig, og i løpet av det andre århundre ble den utbredt i byene.
Savaş arabaları için gerekli olan altyapı ve eğitim ise yalnızca şehirlerde bulunuyordu.Infrastrukturen og treningen for krigføring med stridsvogner var også kun tilgjengelig i byene.
Guangzhou, Çin'in en büyük şehirlerden biridir.Guizhou er en av de fattigste provinsene i Kina.
Rostov (Rusça: Ростов) Rusya'daki en eski ve turistik şehirlerden biridir.Rostov (russisk: Росто́в; norrønt: Rostofa) er en av de eldste byene i Russland, og et viktig turistsenter.
Onu kuzeyde kıtalararası şehirlerden birisi yapar.Den er nå en del av kommunen Norðurþing.
Çoğunluğu şehirlerde yaşayanlar yaz tatilini köyünde geçirmektedir.Mesteparten av befolkningen tar ferie på disse dagene.
Beslan (Osetçe: Беслæн (yardım·bilgi), Rusça: Беслан), Kuzey Osetya'daki önemli şehirlerden biri.Beslan (russisk: Беслан, ossetisk: Беслӕн) er en by i Republikken Nord-Ossetia i Russland.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Veldig mange av disse gatenavnene finnes nesten i hver storby.
Bu nüfusun %72,2'si şehirlerde yaşamaktadır.74,2 prosent av befolkningen bor byer.
Çoğu insan şehirlerde yaşamaktadır.Det meste av befolkningen bor i byer.
Şehirlerdeki binalar tek tek seçilebilir.På disse er det lettest å bygge byer.
İlgili Sayfalar