şehirlerde ile cümle

şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Guangzhou, Çin'in en büyük şehirlerden biridir.Tsingtao accoglie uno dei più grandi porti della Cina.
Bu oran şehirlerde %43'e kadar yükselmektedir.La popolazione si addensa nelle aree urbane per il 64%.
Diğer şehirlerde de benzer müzik festivalleri düzenlenir.Festival culturali simili si svolgono contemporaneamente in alcune città vicine.
Uruguay'daki en eski şehirlerden birisidir ve Colonia Bölgesi'nin başkentidir.È la più vecchia città dello Stato nonché capitale del departamento di Colonia.
Çeşitli sahne isimleri altında farklı şehirlerde çok sayıda akustik gösteriler yaptı.Suona numerosi spettacoli acustici in diverse città con diversi nomi d'arte.
Günümüzde bazı bölgelerde 25 Kr fiyatıyla satılmakta iken büyük şehirlerde 50 Kr ile satılmaktaydı.Un tempo era venduto solo in scatole da 25 pezzi.
Şehir, Kaliforniya'daki en büyük şehirlerden biridir.È una delle città più vaste e popolate della California.
Tokyo en büyük şehirlerden biridir.Токио - один из крупнейших городов.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Мало было во граде живущих.
Prag ve diğer şehirlerde hizmetler sunmaktadır.В Праге и других городах вспыхнуло восстание.
Ancak şehirlerde bu dili konuşabilen çocukların oranı sadece % 6’dır.Причём только на французском языке говорит всего 6 % населения.
Benzer kararlar diğer şehirlerde de dile getirilmeye başlanır.Подобные акции стали разворачиваться в других городах.
Değerlendirme komisyonu 2009'un ikinci çeyreğinde aday şehirlerde denetimlerde bulunmuştur.Во втором квартале 2009 года комиссия провела выездные проверки.
Bu yeşil alanlar sayesinde Stockholm, Avrupa başkentleri arasında en temiz havaya sahip şehirlerden biridir.Отсутствие тяжёлой индустрии делает Стокгольм одним из самых чистых городов мира.
Şehirlerde doğal düşmanları alıcı kuşlar bulunmaz.Не имевшие ранее естественных врагов птицы были доверчивы.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Один из наиболее быстрорастущих (в том числе экономически) городов Юго-Восточной Азии.
Küçük şehirlerde bile büyük sinagoglar yapıldı.Капустки устраивались и в небольших провинциальных городах.
Dakka bir megaşehirdir ve Güney Asya'daki en büyük şehirlerden biridir.Мечеть также является крупнейшей на Мальдивах и одной из крупнейших в Южной Азии.
Videoda Los Angeles, New York, Londra, Las Vegas ve Stockholm gibi şehirlerden görüntüler yer almaktadır.В видео присутствуют кадры из Лос-Анджелеса, Лондона, Нью-Йорка, Стокгольма.
Nüfusun 70,2'si bu şehirlerde yaşamaktadır.Около 70,7 % населения живёт в городах.
Roma imparatorluğunda önemli şehirlerden biriydi.Один из крупнейших городов Римской империи.
Bununla birlikte birahâneler büyük şehirlerde de bulunur.Курдские общины есть также во всех крупных городах.
Ayrıca şehirlerdeki kamusal görevlendirmeler de değiştirilmelidir.Кроме того, городские власти должны координировать деятельность общин.
Araç trafiği en az olan şehirlerden biridir.Тарифы на пассажирские перевозки одни из самых низких в мире.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Мечети расположены практически во всех крупных городах.
Olimpiyatlara ev sahipliği yapan şehirlerde geçici mahkemeler kurulmaktadır.يتم إنشاء محاكم مؤقتة في المدن المستضيفة للألعاب الأولمبية .
Adana, ilk sanayileşen şehirlerden biri olmuştur.أضنة هى واحدة من المدن الصناعية الأولى.
İsviçre büyük, orta ve küçük şehirlerden oluşan tamamlayıcı bir kentsel ağa sahiptir.تضم سويسرا شبكة كثيفة من المدن، تتكامل بها المدن الكبيرة والمتوسطة والصغيرة.
Kısa zamanda otomobil sayısı artan Paris gibi bazı şehirlerde, bazı caddeler trafiğe kapatılır.وأغلقت بعض الشوارع أمام حركة المرور في بعض المدن مثل باريس التي زيد بها عدد السيارات في وقت قصير.
Ülkenin resmi istatistiklerine göre her 100 Brezilyalı kişiden 81 kişisi şehirlerde yaşamaktadır.البرازيل لديها مستوى عال نسبياً من التحضر مع 81 من بين كل 100 برازيلي الذين يعيشون في المدن.
Manifesto ilan edildiğinde tüm şehirlerde destek mitingleri düzenlenir.عندما أعلن البيان كانت هناك تظاهرات عفوية للدعم في كل المدن الرئيسية.
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.ظهرت المسيحية في هيسبانيا في القرن الميلادي الأول وأصبحت ذات شعبية في المدن في القرن الثاني الميلادي.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.تعتبر بانكوك واحدة من أسرع مدن جنوب شرق آسيا نمواً ونشطاً اقتصادياً.
Nüfusun %60'ı şehirlerde yaşamaktadır.أكثر من 60 ٪ من السكان يعيشون في المدن.
Çeşitli sahne isimleri altında farklı şehirlerde çok sayıda akustik gösteriler yaptı.أدت العديد من البرامج الصوتية في مدن مختلفة تحت أسماء مرحلة مختلفة.
Örneğin, Hanedan'ın başkenti Çangan, o dönemdeki en büyük şehirlerden biri haline geldi.فصارت، مثلاً، تشانغان، عاصمة أسرة تانغ، إحدى المدن الكبرى آنذاك.
2005 Filistin yerel seçimleri Gazze, Han Yunis veya Refah gibi büyük şehirlerde yapılmadı.لم تعقد الانتخابات البلدية الفلسطينية في غزة ولا في رفح أو في خان يونس.
Aslında bozkırlarda yaşamaktadır, ancak günümüzde kasabalarda ve şehirlerde de bulunur.تقيم حاليًا في الشرق الأوسط ، ولكنها سافرت وعاشت في العديد من المدن.
Sadece ülkede değil, aynı zamanda şehirlerde de belediyeler kurulmuştur.لا تحدث الإساءات في الشارع فحسب بل في المدارس أيضًا.
Guangzhou, Çin'in en büyük şehirlerden biridir.شانغهاي، أكبر مدن الصين.
Aynı anda diğer şehirlerde yağmalamalar baş gösterdi.بعض المناطق الأخرى في أوروبا كما شهدت مجاعة في نفس الوقت.
Bu nüfusun %69,7'si şehirlerde yaşamaktadır (2016).96.1 ٪ من الفارسي يقيمون في المناطق الحضرية (المعدل الوطني هو 27.8 ٪).
Tokyo gibi şehirlerde de geceleri sakura altında hanami kutlamaları yaygındır.Em cidades como Tóquio, é também comum haver celebrações sob o sakura à noite.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.Há também escolas de enfermagem em várias outras cidades.
Buna rağmen, 1951 yılına kadar Hindistan nüfusunun yalnızca altıda biri şehirlerde yaşıyordu.Apesar disso, apenas um sexto da população da Índia vivia em cidades em 1951.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Muito poucos vivem nas cidades.
İsviçre büyük, orta ve küçük şehirlerden oluşan tamamlayıcı bir kentsel ağa sahiptir.A Suíça tem uma densa rede urbana, onde grandes, médias e pequenas cidades são complementares.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.Um das cidades da região é nomeada como capital.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73% da população vive em áreas urbanas, enquanto 27% nas áreas rurais.
Savaş arabaları için gerekli olan altyapı ve eğitim ise yalnızca şehirlerde bulunuyordu.A infraestrutura e o treinamento da guerra com a biga foi também só disponível nas cidades.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.A urbanização aumentou entre 1700 e 1922, com cidades crescendo fortemente.
Şu anda nüfusun % 85'i şehirlerde yaşamaktadır.Hoje vivem mais de 85% nas cidades.
Çeşitli sahne isimleri altında farklı şehirlerde çok sayıda akustik gösteriler yaptı.Ela realizou vários shows acústicos em diferentes cidades, com vários nomes artísticos.
Aynı anda diğer şehirlerde yağmalamalar baş gösterdi.Foi, então, preciso buscar matéria-prima em outros locais.
Şehirlerde yaşayan kemeler insanların çöplerinden ve depolarından beslenirler.Em áreas habitadas por humanos, eles também se alimentam de matéria em decomposição em depósitos de lixo.
Enköping, İsveç'teki en eski şehirlerden biridir.Skänninge é uma das cidades mais antigas da Suécia.
Bu nüfusun % 81,63'ü şehirlerde yaşamaktadır (2018 sonu).As minorias deverão aumentar para 63% da população da cidade até 2031.
Roma İmparatorluğu döneminde orta ölçekli şehirlerden biriydi.Durante o Império Romano foi uma cidade livre.
Kripo tüm şehirlerde merkezi ofis ve küçük şehirler ile, hiyerarşik bir sistem içinde organize edildi.De Kripo was georganiseerd in een rangensysteem, met centrale bureaus in alle kleine steden en grote dorpen.
Prag ve diğer şehirlerde hizmetler sunmaktadır.Zowel in Brugge als in andere steden komen heel wat Groenstraten voor.
İlgili Sayfalar