şehirlerde ile cümle

şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Ich bin, wie viele von Ihnen, einer der zwei Milliarden Menschen auf der Erde, die in Städten leben.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Io, come molti di voi, faccio parte di quei due miliardi di persone sulla terra che vive nelle città.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Ja, ako mnohí z vás, som jednou z dvoch miliárd ľudí na Zemi, ktorí žijú v mestách.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Jag, likt många av er, är en av två miljarder människor på jorden som lever i städer.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Jeg er, som mange af jer, en af de to milliarder mennesker på jorden, som bor i en by.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Minä, kuten monet teistäkin, olen yksi kahdesta miljardista ihmisestä, jotka elävät kaupungeissa.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Net als velen van jullie, ben ik een van de twee miljard mensen op aarde die in steden wonen.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Seperti kebanyakan dari Anda saya adalah 1 dari 2 miliar orang di dunia yang tinggal di kota.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Stejně jako mnoho z vás i já jsem jedním ze dvou miliard lidí na Zemi, kteří žijí ve městě.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Tak jak wielu z was, i 2 milardy ludzi na świecie, mieszkam w mieście.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Όπως και πολλοί από εσάς είμαι και εγώ μια από τα 2 δισεκατομμύρια ανθρώπων στη γη που ζουν σε πόλη.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Аз, подобно на много от вас, съм един от два милиарда души на Земята, които живеят в градовете.
Ben, birçoğunuz gibi Dünya üzerinde şehirlerde yaşayan iki milyar kişiden biriyim.Я, как и многие из вас, одна из двух миллиардов людей на планете Земля живущих в городах.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.Credo ci sia effettivamente un'opportunità di iniziare un dibattito sul perché viviamo nelle città.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.DR: Cred că există o adevărată oportunitate de a porni o discuție despre motivul pentru care trăim în orașe.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.DR: Es besteht die Chance, eine Diskussion darüber anzuregen, warum wir in Städten leben.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.DR: 저는 진정 새로운 기회가 있다고 생각합니다. 왜 우리의 도시 삶에 대해 성찰하는 기회로요.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.DR: Saya kira ada kesempatan untuk terlibat dalam diskusi kenapa kita hidup di kota besar.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.Pienso que hay una oportunidad real de comenzar una discusión del porqué vivimos en ciudades.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.Uważam, że istnieje realna możliwość omówienia powodów, dla których żyjemy w miastach.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.Мисля, че има реална възможност да се заемем с дискусия за това защо живеем в градове.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.Я думаю, что вполне возможно коснуться вопроса - почему мы живем в городах.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.ד.ר: אני חושב שיש הזדמנות אמיתית לדיון בשאלה למה אנחנו חיים בערים.
Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır.ديفيد روكويل:أعتقد بأن هناك فرصة حقيقة للدخول في حوار حول، لماذا نعيش في المدينة
Bir düşünün. Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Y esto debería importarnos vivamos en ciudades o no.
Bir zamanlar... Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,Някога... превърнал се на мига в класика, костюмът Шанел е навсякъде.
Bir zamanlar... Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,Однажды... костюм Chanel полюбился как обычным женщинам, так и звездам кино.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Chúng tôi làm việc theo nhóm, trong những thành phố lớn - (Cười) - và trong những ngôi làng nhỏ.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Kami bekerja di dalam grup, di kota-kota besar --(Tawa)-- dan di desa-desa kecil.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.팀을 이뤄서 일하기도 하고, 큰 도시에서 일하기도 하죠. (웃음)
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Lucrăm în grupuri, în orașe mari— (Râsete) — și în sate mici.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Noi lavoriamo in gruppi, in grandi città - (Risate) - e in piccoli paesi.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Nós trabalhamos em grupos, em cidades grandes... (Risos) ... e em pequenas aldeias.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Nous travaillons en groupes, dans les grandes villes — (Rires) — et dans les petits villages.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Trabajamos en grupos, en ciudades grandes (Risas) y en pequeños pueblos.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Vi arbejder i grupper, i store byer (Latter) og i små landsbyer.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.We werken in groepen. In grote steden - (Gelach) - en in kleine dorpen.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Wir arbeiten in Gruppen, in großen Städten — (Lachen) — und in kleinen Dörfern.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Εργαζόμαστε και σε ομάδες, στις μεγαλουπόλεις - (Γέλια) - και στα χωριά.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Ми працюємо у групах, у великих містах - (Сміх) — і невеликих селах.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Мы работаем в группах, в столицах — (Смех) — и в деревушках.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.Ние работим в групи, в големи градове -- (Смях) --- и в малки селища.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.אנחנו עובדים בקבוצות, בערים הגדולות — (צחוק) — ובכפרים קטנים.
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.إننا نعمل في مجموعات، في كبرى المدن -( ضحك )- وفي القرى الصغيرة .
Biz gruplar halinde büyük şehirlerde — (Kahkaha) — ve küçük köylerde çalışırız.大都市でも (笑) 小さな村でも ラボの設備をリバースエンジニアリングすることもあれば
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:A to je další věc spojená s potravou ve městech:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Das ist noch so eine Sache über die Nahrungswege einer Stadt:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Dit is nog iets anders over voedsel in steden:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Esta é outra coisa acerca da comida nas cidades:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Inilah hal lain tentang makanan di kota:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:여기서 도시에서의 식품에 대한 중요한 점 한 가지를 알 수 있는데,
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Og det fører os til noget andet, når vi nu taler om mad i byerne.
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Şi iată un alt lucru interesant despre hrana în oraşe:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Voilà une autre chose au sujet de la nourriture dans les villes :
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Αυτό είναι ακόμα ένα χαρακτηριστικό σχετικά με τα τρόφιμα στις πόλεις:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Ето още нещо за храната в градовете:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:Еще один факт о пище в городах:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:אם תביטו בשם של אחד הרחובות האלו, "רחוב לחם", תוכלו לראות
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:شيء آخر عن الغذاء في المدن:
Bu da şehirlerdeki yiyeceklerle ilgili diğer bir mevzu:都市にどこから食料が入ってくる場所が いったん確立すると
İlgili Sayfalar