şehirlerde ile cümle
şehirlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bunları, bilgilendirerek yapacağız. Şehirlerde kiliseler olacak. Sorunlar böyle çözülmez.Tendrán que sobrepasar eso a través del conocimiento
Burada bulunan herkes, eğer yaşıyacak olursa, şehirlerde meydana gelen bu olağanüstü olaydan etkilenecek.Alle i dette lokale som lever til den tid vil påvirkes af det som sker i byer i dette ekstraordinære fænomen.
Burada bulunan herkes, eğer yaşıyacak olursa, şehirlerde meydana gelen bu olağanüstü olaydan etkilenecek.그때까지 살아있다면, 여기에 있는 모든 사람들은 도시에서 일어나고 있는 이 엄청난 사실들에 의해서
Burada bulunan herkes, eğer yaşıyacak olursa, şehirlerde meydana gelen bu olağanüstü olaydan etkilenecek.כל אחד באולם זה, אם יחיה, הולך להיות מושפע ממה שקורה בערים
Burada bulunan herkes, eğer yaşıyacak olursa, şehirlerde meydana gelen bu olağanüstü olaydan etkilenecek.على كل شخص في هذه الغرفة .. إن بقيتم على قيد الحياة سوف يتأثر بما .. يحدث في المدن
Burada bulunan herkes, eğer yaşıyacak olursa, şehirlerde meydana gelen bu olağanüstü olaydan etkilenecek.都市で起きている この並外れた現象により 影響を受けます
Burada diğer şehirlerde olduğu gibi제가 이 강에 초록색 염색제를 부어 넣었을 때 처럼 말이죠.
Burada diğer şehirlerde olduğu gibiכמו שעשיתי כאן כשזרקתי צבע ירוק לנהר
Burada diğer şehirlerde olduğu gibiمثل ما فعلت هنا برشق بعض الصبغة الخضراء على النهر
Burada diğer şehirlerde olduğu gibiロサンゼルス ストックホルム ノルウェイ 東京の川に
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Centra owych nielegalnych slumsów, są często dużo dynamiczniejsze niż w normalnych dzielnicach.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Ces communautés dans ces villes sont en fait plus vivantes que les communautés illégales.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Comunitățile acestea din orașe sunt, de fapt, mai pline de viață decât comunitățile ilegale.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.De gemeenschappen in deze steden zijn eigenlijk meer vitaal dan de illegale gemeenschappen.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Diese Gemeinschaften in diesen Städten sind in der Tat vitaler als die illegalen Gemeinschaften.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Estas comunidades nestas cidades são mais vitais do que as comunidades legais.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Ezek a közösségek fontosabbak a városoknak, az illegális közösségek.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.이들 도시 속 공동체들은 무허가 공동체보다 실제로 훨씬 생기가 넘치는 곳들입니다.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Las comunidades en estas ciudades son verdaderamente mas vitales que las comunidades legales.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Le comunità di queste città sono in effetti più vitali di quelle delle comunità illegali.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Những cộng đồng trong những thành phố này thật ra quan trọng hơn cả những cộng đồng hợp pháp.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Такие сообщества уже более оживлены, чем нелегальные общины.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.Тези общности в тези градове всъщност са по-жизнени, отколкото нелегалните общности.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.הקהילות האלה בערים האלה יותר מלאי חיים למעשה מאשר הקהילות האי-חוקיות.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.هذه المجتمعات في هذه المدن في حقيقة الأمر أكثر حيويةً من تلك المجتمعات غير القانونية.
Bu şehirlerdeki bu bölgeler aslında yasadışı bölgelerden daha canlı.さらに活気に満ちており いろいろな活動が見られます
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.이게 바로 매 주 100만명의 사람들이 도시로 유입되는 이유입니다
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Acesta este, incontestabil, motivul pentru care un milion de oameni pe săptămână se stabilesc în oraşe.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.C'est sans aucun doute la raison pour laquelle un million de gens par semaine se rassemble dans les villes.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Das ist zweifellos der Grund warum Millionen Menschen jede Woche in Städte pilgern.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Dette er uden tvivl grunden til at en million mennesker om ugen samles i byer.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Dit is zonder twijfel de reden waarom per week één miljoen mensen naar de stad trekken.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Esta, sem dúvida, é a razão porque um milhão de pessoas por semana se agrupa nas cidades.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Ez kétségtelenül az oka, amiért heti egymillió ember költözik városokba.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Không còn nghi ngờ gì nữa, đây là lý do mà cứ mỗi tuần lại có một triệu người tụ tập vào các thành phố.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Pastinya, inilah alasan mengapa jutaan orang setiap minggu berkumpul di kota.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Senza dubbio questa è la ragione per cui un milione di persone alla settimana va ad abitare in città.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Sin duda esta es la razón por la que cada semana las ciudades se acrecientan en un millón de personas,
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.To je bezpochyby důvod, proč týdně do měst proudí milion lidí.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.To niewątpliwie tłumaczy, dlaczego co tydzień milion ludzi zjeżdża do miast.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Toto je bezpochyby dôvod, prečo sa milión ľudí týždenne sťahuje do miest.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Αυτός, χωρίς αμφιβολία, είναι ο λόγος που μαζεύονται ένα εκατομμύριο άνθρωποι τη βδομάδα στις πόλεις.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Вне сомнения, это и есть причина, по которой миллион людей в неделю переезжает в города.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Поза сумнівами, це і є причиною, через яку мільйон людей на тиждень переїжджають в міста.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.Това, без съмнение, е причината, защо един милион души седмично идват в градовете.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.זו, ללא ספק, הסיבה מדוע מיליון אנשים בכל שבוע עוברים לערים.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.وبلا شك هذه هو االسبب الذي يوضح لماذا يتجمع مليون شخص في المدن
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.明白な理由です 彼等は クリエイティブな人々 富 収入だとか
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Ăsta e unul din cele mai dorite lucruri de către oameni săraci din jurul lumii, în oraşe şi la ţară.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Az egyik leghőbb vágya a világ szegényeinek a városokban és vidéken.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Das ist etwas, das arme Menschen auf der ganzen Welt am meisten wollen, in den Städten und auf dem Land.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Đây là 1 trong những điều khao khát nhất của người nghèo trên khắp thế giới ở thành phố và nông thôn.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Det er en af de mest eftertragtede ting af fattige mennesker over hele verden, både i byerne og på landet.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Detta är någonting som fattiga människor över hela världen vill ha, i städerna och på landsbygden.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Dit is een van de meest gewilde zaken door arme mensen wereldwijd, in steden en op het platteland.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Es una de las cosas más deseadas por la gente pobre de todo el mundo, en las ciudades y en el campo.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.전기는 전 세계 가난한 사람들이 도시에서건 시골에서건 제일 간절히 바라는 것입니다.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.Questa è una delle cose più desiderate dai poveri di tutto il mondo, nelle città e nelle campagne.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.To je jedna z nepožadovanějších věcí, mezi chudými lidmi po celém světě, ve městech i na venkově.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.To jest jedna z najbardziej pożadanych rzeczy przez biednych ludzi na całym świecie, w miastach i na wsiach.
İlgili Sayfalar