şehirler ile cümle

şehirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Dar, din păcate, majoritatea oamenilor de pe planetă nu trăieşte în oraşele în care trăim noi.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.De sajnos a legtöbb ember a Földön nem olyan városokban él, mint mi.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Desgraciadamente, la mayor parte de las personas del planeta no vive en nuestras ciudades.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Infelizmente, a maioria das pessoas do planeta não vive em cidades como as nossas.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.하지만 안타깝게도, 지구상의 대부분의 사람들이 우리처럼 사는 것은 아니에요.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Maar helaas, de meesten op deze planeet wonen niet in het soort steden waar wij in wonen.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Naneštěstí většina lidí na planetě nežije ve městech jako my.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Nhưng không may là hầu hết người dân trên hành tinh chúng ta không sống trong những thành phố mà ta đang sống.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Niestety, większość ludzi na Ziemi nie mieszka w miastach, takich jak nasze.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Olyckligtvis så bor inte de flesta människorna på planeten i städerna vi bor i.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Purtroppo, la maggior parte degli esseri umani non vive in città come le nostre.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Tapi sayangnya, kebanyakan orang di planet ini tidak tinggal di kota-kota seperti yang kita tinggali.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Väčšina svetovej populácie bohužiaľ nežije v mestách ako my.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Αλλά δυστυχώς, οι περισσότεροι άνθρωποι στον πλανήτη δεν ζούνε στις πόλεις που ζούμε εμείς.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Але, на жаль, більшість людей цієї планети не живуть в містах, в яких живемо ми.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Но за жалост, повечето от хората на планетата не живеят в градовете, които ние обитаваме.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Но, к сожалению, большинство людей на нашей планете не живут в тех же городах что и мы.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.למרבה הצער, רוב בני האדם בעולם לא חיים בערים שלנו.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.لكن لسوء الحظ، معظم الناس على الكوكب لا يعيشون في المدن التي نعيش فيها.
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.多くの人達は発展途上国の拡大しつつある巨大都市に住んでいます
Ama şehirler yoktu... ...sadece ormanalara dağılmış kamp alanları vardı. bugün ise tam tersine.Aber es gab keine Städte... ...nur ein paar Lager in den riesigen Urwäldern. Heute ist es genau umgekehrt.
Ama şehirler yoktu... ...sadece ormanalara dağılmış kamp alanları vardı. bugün ise tam tersine.하지만 도시는 존재하지 않았고 거대한 원시의 숲에서 단지 몇몇의 주거지에 흩어져있었습니다. 오늘날은 이것과 정 반대입니다.
Ama şehirler yoktu... ...sadece ormanalara dağılmış kamp alanları vardı. bugün ise tam tersine.Но тогава е нямало градове, а само няколко разпръснати лагера в обширните древни гори. Днес е точно обратното.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Aber das Gehirn ist noch konservativer.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.하지만 두뇌는 지금까지도 도시보다 더 조심스러웠습니다.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Ma il cervello č ancora pių conservativo della cittā.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Mais le cerveau est encore plus conservateur que la ville.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Mas o cérebro é ainda mais conservador que a cidade.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Tapi otak masih lebih konservatif dari kota.
Ancak beyin şehirlerden çok daha muhafazakardır.Но мозъкът е още по-консервативен от града.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Avšak mestá, napriek tomuto negatívnemu aspektu sú tiež riešením.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Azonban a városok, a negatív tulajdonságaik az ellenére, egyben a megoldás is.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Cependant, les villes, malgré cet aspect négatif sont aussi la solution.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Contudo, as cidades, apesar de terem este aspecto negativo, são também a solução.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Jednak miasta, pomimo tego negatywnego aspektu, miasta są także rozwiązaniem.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.하지만, 이런 부정적인 측면에서 불구하고, 해결책 또한 도시입니다
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Men byerne, selvom de har dette negative aspekt, er også løsningen.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Namun, kota, terlepas dari aspek negatif ini, juga merupakan solusi.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Přesto jsou města, navzdory všem těmto negativním hlediskům, také řešením.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Sin embargo, las ciudades, a pesar de tener estos aspectos negativos, también tienen las soluciones.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Toch zijn steden, ondanks dit negatieve aspect, ook de oplossing.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Totuşi, oraşele, în ciuda aspectelor lor negative, reprezintă şi soluţia.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Tuttavia le città, pur presentando questo aspetto negativo, rappresentano anche la soluzione.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Tuy nhiên, các thành phố, cho dù có một mặt tiêu cực như vậy, nhưng đồng thời cũng chính là giải pháp.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Wie auch immer, Städte, abgesehen von ihren negativen Effekten, sind aber auch deren Lösung.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Εν τούτοις, οι πόλεις, παρόλο που έχουν αυτή την αρνητική όψη, αποτελούν επίσης και τη λύση.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Обаче, градовете, въпреки че имат този негативен аспект в тях, са също и решението.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Однак, міста, незважаючи на наявність цього негативного моменту, також є розв'язком.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.Однако, города, несмотря на наличие этого негативного момента, также являются решением.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.אבל, ערים, למרות היותן בעלות היבט שלילי זה, הן גם הפיתרון.
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.ومن جهة أخرى فالمدن على الرغم من المنظور السلبي الذي يطلق عليها فهي تمثل حلاً أيضاً
Ancak şehirler, sahip oldukları kötü yönlere rağmen, aynı zamanda çözümdürler.このようなマイナスの要素を持つ一方 解決策でもあります 都市は独創的な人々を引き付ける
Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,A Chanel kosztüm azonnal klasszikussá lett mindenütt. Az utcákon, a mozikban olyan sztárok viselték, mint
Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,클래식으로 자리 잡은 샤넬 수트는 은막의 스타들인
Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,،لقد كان طقم شانيل الزي الكلاسيكي في كل مكان نراه في المدن والسينما
Arabalar zaten şehirleri doldurmuş durumda.Die Städte sind bereits mit Autos überfüllt.
Arabalar zaten şehirleri doldurmuş durumda.Kaupungit ovat jo liian täynnä autoja.
Arabalar zaten şehirleri doldurmuş durumda.Kota sudah sesak penuh oleh mobil.
Arabalar zaten şehirleri doldurmuş durumda.Les villes sont déjà surchargées de voitures.
Arabalar zaten şehirleri doldurmuş durumda.Städer är redan överbelamrade med bilar.

İlgili Sayfalar