şehirler ile cümle

şehirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.אבל ב-1929, ערים ברחבי המדינה הניחו צינורות מים תת-קרקעיים.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.لكن بحلول عام 1929 , المدن في جميع أنحاء البلاد قد وضعت أنابيب مياه تحت الأرض.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.地下水路が引かれました 地下下水道のパイプも 敷設されました
Ama bu evlerin içinde yaşadığımız bizim şehirler bilinen değilMais pas dans ces maisons connues sous le nom de nos villes où nous vivons
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Aber da sind Netzwerke. Und das wichtigste Netzwerk der Städte sind sie.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Ale są to sieci, a najważniejszą siecią miasta jesteście wy. A najważniejszą siecią miasta jesteście wy.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.A tím nejdůležitějším propojením měst jste vy.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Dar sunt reţele. Iar cele mai importante reţele ale oraşelor sunteţi voi.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.De hálózatok. És a legfontosabb hálózatai a városoknak: önök.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.하지만 도시들은 네트워크입니다 그리고 도시의 가장 중요한 네트워크는 여러분입니다
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Maar het zijn netwerken. Het belangrijkste netwerk van steden ben jij.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Mais il y a des réseaux. Et le réseau le plus important des villes, c'est vous.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Mas elas são redes. E a mais importante rede das cidades são vocês.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Ma sono delle reti. E la più importante rete delle città siete voi.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Men de er netværk, og det vigtigste netværk i byer er dig.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Nhưng chúng là những mạng lưới. Và mạng lưới quan trọng nhất của các thành phố chính là các bạn.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Pero existen las redes. Y lo más importante en la red de una ciudad, es la gente.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Sú to však siete, a najdôležitejšou sieťou miest ste vy sami.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Tapi semua itu jaringan. Dan jaringan yang paling penting dari kota adalah Anda.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Όμως είναι δίκτυα, και το πιο σημαντικό δίκτυο πόλεων είστε εσείς.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Але вони є мережами. Найбільш важливою мережею міста є ви.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Но има мрежи. И най-важната мрежа от градовете сте вие.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.Но они являются сетями. Наиболее важной сетью городов являетесь вы.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.אבל הן רשתות של קשרים. והרשת החשובה ביותר של ערים זה אתם.
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.ولكنهم شبكات وإن أهم اتصال شبكي للمدن هو أنت
Ama bütün bunlar ağ örgüleridir, ve şehirlerin en önemli ağ örgüleri is sizsiniz.そして 都市におけるネットワークで一番重要な要素は みなさんです 都市とは 単純に言えば
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Ale jednou z možností, které si připomínám, je poučení od vizionářů v jiných městech.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Ale jednou z možností, ktoré si pripomínam, je poučenie od vizionárov v iných mestách.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Az egyik módja, hogy emlékeztessem magam a lehetőségekre, hogy tanulok haladó gondolkodóktól más városokban.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.그러나 저 자신에게 상기시켜주고 싶은 더 큰 가능성들 중 하나는 다른 도시의 선각자들에게서 배우는 것입니다.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Siempre trato de recordar que existen grandes posibilidades de aprender de visionarios de otras ciudades.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Staram się pamiętać o tym jak wielkie mamy możliwości i korzystać z doświadczeń wizjonerów w innych miastach.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.Но едно от нещата, които си напомням за огромните възможности, е да се учим от визионерите от други градове.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.אבל אחת הדרכים שלי להיזכר באפשרויות גדולות יותר היא ללמוד מאנשי חזון בערים אחרות.
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.ولكن أحد الأشياء التي أفعلها لأذكر نفسي بالاحتمالات الأكبر هي أن أتعلم من المدن الأخرى
Ama daha büyük olanakları hatırlamak için başka şehirlerdeki hayalperestleri örnek alıyorum.これは 私流のグローバル化です
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.하지만 우리가 Uruk이라는 도시에서 처음 신전을 발견한 이후로부터 약 1000년 뒤에
Ama ilk tapınaklardan 1000 yıl sonra Uruk gibi şehirlerde karşıt bir yapı ortaya çıkmaya başlıyor, saraylar.אבל כ-1,000 שנים לאחר בניית המקדשים הראשונים, קם בערים כדוגמת אורוק מבנה מתחרה, הארמון.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale dlatego, że jest to ucieczka z ludzkiego mrowiska.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale pretože je to únik z ľudského mraveniska.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale proto, že je to únik z lidského mraveniště.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ampak ker je v naravi pobeg pred človeškim mravljiščem.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ci pentru că reprezintă evadarea din muşuroiul uman.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Därför dras vi till naturen. Inte för att det är hälsosamt.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için. Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.Това е бягство от човешкия мравуняк, бягство от собствената ни конкуренция и собствените ни драми.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.사실 자연이야말로 군중으로부터 벗어날 수 있는 곳이기 때문입니다.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Maar omdat het een vlucht is uit het menselijke mierennest.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Mais parce qu'on fuit de la fourmilière.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ma perché è un modo di fuggire dal formicaio umano.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Mas porque é um escape do formigueiro humano.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Men fordi det er en flugt væk fra den menneskelige myretue.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Nem is azért, mert az emberi hangyabolyból menekülünk.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Sondern weil es eine Flucht vom menschlichen Ameisenhaufen ist.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Vaan koska se on pakotie ihmisten muurahaispesästä.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.А тому, що це втеча з людського мурашника.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Но прежде всего эта тяга к природе — бегство из человеческого муравейника.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.אלא בגלל שזו בריחה מתל הנמלים האנושי.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.و لكن لانها تشكل مهربا من انفسنا .
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.競争や 劇から
Ama ne yazık ki, gezegendeki insanların çoğu bizimle aynı şehirlerde yaşamıyor.Aber leider leben die meisten Menschen dieses Planeten nicht in solchen Städten wie wir.

İlgili Sayfalar