şehirler ile cümle

şehirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Suudi Arabistan'daki Mekke ve Medine şehirlerinden sonra Kudüs, İslam'daki üçüncü kutsal şehir olarak sayılır.Gerusalemme è il terzo luogo santo dell'Islam, dopo La Mecca e Medina in Arabia Saudita.
Orta Sırbistan şehirleri ve nüfusları.Smeraldina Le città e gli occhi.
Birleşik Krallık'ın önemli sanayi şehirlerinden olan Birmingham'ın adıyla isimlendirildi.Fu così chiamata in onore di Birmingham, la principale città industriale del Regno Unito.
Ama bu aforozda, önceden aforoz edilen İtalyan şehirlerinde olduğu gibi neticesiz kaldı.Infine, non sono mancate emulazioni, così come occorso nel contesto italiano.
Romalılar şehirlerini taştan duvarlarla korurlardı.I Romani posero le scale ovunque lungo le mura.
Bu oran şehirlerde %43'e kadar yükselmektedir.La popolazione si addensa nelle aree urbane per il 64%.
Diğer şehirlerde de benzer müzik festivalleri düzenlenir.Festival culturali simili si svolgono contemporaneamente in alcune città vicine.
Uruguay'daki en eski şehirlerden birisidir ve Colonia Bölgesi'nin başkentidir.È la più vecchia città dello Stato nonché capitale del departamento di Colonia.
Fransa'daki şehirler listesi "Villefranche-sur-Saône şehrinin resmî web sitesi".I comuni appartenenti all'arrondissement vengono assegnati all'arrondissement di Villefranche-sur-Saône.
İlçenin merkezleri Berryville ve Eureka Springs şehirleridir.La contea ha due città come capoluogo: Berryville e Eureka Springs.
Faroeislands.dk: Hoyvík Faroe Adaları Şehirlerine ait resim ve açıklamalar.(EN) Faroeislands.dk: Klaksvík Immagini e descrizioni delle principali città dell'arcipelago.
1492: Diğer İspanyol şehirleri ile birlikte şehirde yüzyıllardır yaşiyan Yahudilerin Vitoria'dan kovulmaları.1492: come nel resto della Spagna anche a Vitoria sono espulsi dalla città gli Ebrei che vi risiedevano.
Bu listede dünyanın en pahalı şehirleri sıralaması yapılmıştır.È in questo sobborgo che sono ubicate alcune delle ville più costose del mondo.
Şehirler zenginleşmiş ve dünya yeni bir refah dönemine girmiştir.La repubblica ha unito i popoli e li ha introdotti a un'era di prosperità.
Yarımada üzerinde Seward, Soldotna, Kenai, Cooper Landing, Homer gibi kasaba ve şehirler yer alır.Le città più importanti sono Seward, Soldotna, Kenai, Cooper Landing e Homer.
Şehirler, 100 Puan verilan New York ile karşılaştırılarak değerlendirilmektedir.Alla città di New York viene dato un punteggio base di 100 e le altre città sono valutate per confronto.
Çeşitli sahne isimleri altında farklı şehirlerde çok sayıda akustik gösteriler yaptı.Suona numerosi spettacoli acustici in diverse città con diversi nomi d'arte.
Bu liste Filipinler'deki şehirleri içermektedir.Questa è una lista di isole delle Filippine.
Kars, ayrıca Tarihi Şehirler Birliği'nin üyelerinden birisidir.Hall è un membro dell'associazione delle piccole città storiche.
Cattolica şehri Bologna-Ancona-Roma şehirleri arasında yol üzerinde bulunmaktadır.La linea che la percorre è la Bologna-Ancona.
Batlava Gölü bugün Priştine ve Poduyeva şehirleri için ana içme suyu kaynağıdır.Il fiume Otún è l'unica fonte di acqua potabile per le città di Pereira e Dosquebradas.
Günümüzde bazı bölgelerde 25 Kr fiyatıyla satılmakta iken büyük şehirlerde 50 Kr ile satılmaktaydı.Un tempo era venduto solo in scatole da 25 pezzi.
Bu yeraltı şehirlerinin birbirlerine geçişi sağlayan yeraltı tüneller mevcuttur.Si evidenziano le città-Stato sumeriche in lotta fra loro.
Ekonomik zorluklar halkı özellikle İstanbul ve diğer büyük şehirlere itmiştir.Ha fatto proprie le istanze della classe media turca, soprattutto delle grandi città, in particolare Istanbul.
Bu savaş sonunda Assur Devleti; Pattin Devletinin Taia, Hazazu, Nulia ve Butamer şehirlerini elegeçirir.Il missile viene così lanciato, distruggendo la cittadina, le forze sovietiche, Bannon e la sua compagnia.
Eyalette nüfus büyük şehirlere toplanmıştır.Nel frattempo CSD si organizzarono in quasi ogni grande città.
Maçlar Sao Paulo ve Rio de Janeiro şehirlerinde oynandı.Il film è stato girato a San Paolo e Rio de Janeiro.
Şehir, Kaliforniya'daki en büyük şehirlerden biridir.È una delle città più vaste e popolate della California.
Filipinler'in 38 bağımsız şehirlerinden biridir.È una delle 58 municipalità del Nepal.
Danimarka'daki şehirler listesi, Danimarka'da bulunan şehirlerin listesidir.Lista di città della Danimarca in base alla popolazione.
Patlak veren bu grev diğer sanayi şehirlerine yayıldı.Il movimento di protesta dilagò in altre città, portando all'occupazione di fabbriche.
İrlanda'daki şehirler listesi, İrlanda'da yer alan şehirlerin listesidir.Il romanzo è ambientato nelle campagne rurali dell'Irlanda.
Yönetim merkezi Kassala şehri haricinde eyaletin diğer önemli şehirleri Aroma, Hamishkoreb ve Khor Telkok'dur.La sua capitale è Kassala; altre città importanti sono Aroma, Hamishkorebe e Khor Telkok.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.Я не люблю посещать большие города.
Ben büyük şehirleri sevmem.Я не люблю большие города.
Tokyo en büyük şehirlerden biridir.Токио - один из крупнейших городов.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.Порядка 250 высокоскоростных поездов Синкансэн соединяют крупные города страны.
Şehirler, 100 Puan verilan New York ile karşılaştırılarak değerlendirilmektedir.Города сравнивались с Нью-Йорком, который был взят за сто баллов.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Внешние стены городов сделаны из камня.
2003 yıllı – Rusya'da ilk defa “Scania” şasisi üzerinde 15 metrelik şehirlerarası otobüs yapıldı.2003 год — Впервые в России создан 15-метровый междугородный лайнер на шасси «Scania».
Kuzey Kore'deki şehirler listesi Dormels, Rainer.Особые города Кореи Dormels, Rainer.
Vatandaşlık genelde doğumdan kaynaklanırdı, farklı şehirlerin bu konuda farklı kuralları vardı.В городах имущественный ценз различался, разные города имели разные правила.
Vikingler, Londra ve Canterbury şehirlerini yağmaladı.Даны разграбили Лондон и Кентербери.
Truva Savaşından sonra birçok batı şehirleri son derecede geriliyor.После Троянской войны многие западноанатолийские города окончательно приходят в упадок.
Ayrıca yeni şehirler inşâ ettiler.Там же строились новые города.
Büyük şehirlerin tamamı işgal edildi.Были осаждены все занятые им города.
Hidrojen bombalarıyla yapılacak bir savaşta büyük şehirlerin yok edileceğine şüphe yok.Нет сомнения, что в войне с применением водородных бомб большие города будут сметены с лица Земли.
İlçenin merkezleri Fort Madison ve Keokuk şehirleridir.Окружным центром является город Форт-Мадисон и Киокак.
İran neredeyse bütün kasaba ve şehirleri birbirine bağlayan yaygın bir yol ağına sahiptir.Иран обладает развитой сетью автомобильных магистралей, связывающих между собой практически все города страны.
İlk il düzeyi şehirler 5 Kasım 1983 tarihinde oluşturuldu.Первый городской округ был образован 5 ноября 1983 года.
Neuss Almanya'nın en eski şehirlerinden biridir.Нойс — один из самых древних городов Германии.
Çok az kişi de şehirlerde yaşıyordu.Мало было во граде живущих.
Köy halkı büyük şehirlere göçmüştür.Эти эмигранты селились в больших городах.
Prag ve diğer şehirlerde hizmetler sunmaktadır.В Праге и других городах вспыхнуло восстание.
Praljak ayrıca Zagreb, Osijek ve Mostar şehirlerindeki tiyatrolarda yönetmen olarak çalıştı.Кроме того, работал директором театров в Загребе, Осиеке и Мостаре.
Ancak şehirlerde bu dili konuşabilen çocukların oranı sadece % 6’dır.Причём только на французском языке говорит всего 6 % населения.
Büyük şehirlerin isimleri daha büyük yazıyla belirtilmiştir.Жирным шрифтом выделены названия крупнейших аэропортов.
1874 yılında ise Fredericia ve Varde şehirlerine demiryolu ile bağlantısı yapıldı.В 1874 построена железная дорога, связавшая Эсбьерг с городами Фредерисия и Варде.
Benzer kararlar diğer şehirlerde de dile getirilmeye başlanır.Подобные акции стали разворачиваться в других городах.
Günümüzde her iki ülkenin başkentlerinde büyükelçilikler ve büyük şehirlerinde konsoloslukları bulunmaktadır.Обе страны имеют посольства в столицах.

İlgili Sayfalar