şehirler ile cümle
şehirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Burada bulunan şehirler İtalya hükümeti tarafından kabul edilmiştir.Des villes alors convoitées par le royaume d'Italie.
Belegost ve Nogrod şehirlerinden gelen mülteciler Khazad-dûm'un nüfusuna katıldı.La majorité des populations naines de Nogrod et Belegost s'en furent vers la cité de Khazad-Dûm.
En önemli şehirleri Şehem, Tirzah ve Samiriye idi.Parmi les jardins les plus notables, on compte ceux d'Avroy et de la Boverie.
Bütün köyler, kaleler, şehirler derebeyine vergi verir.Chaque comté et chaque ville lèvent leurs propres taxes foncières en vue de financer le système éducatif.
İlçenin merkezleri Biloxi ve Gulfport şehirleridir.Ses sièges sont Biloxi et Gulfport.
Zimbabve'deki şehirler listesi ^ Chinhoyi nüfus bilgileriTransport au Zimbabwe Liste des aéroports du Zimbabwe ↑ Zimbabwe
1 Ocak - Fransa'nın Marsilya ve Slovakya'nın Košice şehirleri bir yıllığına Avrupa Kültür Başkenti oldu.Marseille (France) et Košice (Slovaquie) ont été nommés Capitales européennes de la Culture.
Bahş içindeki önemli şehirler: MehrToujours plus à l'Ouest : nouvelles.
İlçenin merkezleri Rosedale ve Cleveland şehirleridir.Les sièges sont Rosedale et Cleveland.
Şehristanın bağlı bahşları ve şehirleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.On retrouve des références à la ville et sa banlieue dans l'album.
Toplam çalısanların yüzde 69’u iş yerlerine başka şehirlerden gelmektedir.Autre particularité, 69 % des actifs travaillent à l'extérieur du territoire communautaire.
Bahş içindeki önemli şehirler: Nurabad ve Humeh Zar'dır.Ce sont γ (au Nord), α (au SO) et δ tuc (au SE).
Günümüzde Saraybosna, bölgenin en hızlı gelişen şehirlerinden birisidir.Sarajevo connaît aujourd'hui l'un des développements les plus rapides au monde.
Şehir, Eski Avrupa Şehirleri Ağı üyesidir.Maastricht fait partie du réseau des plus anciennes villes d'Europe.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.1991 : cinq missiles Scud irakiens atteignent Tel Aviv et Haïfa en Israël.
Utrecht ve 's-Hertogenbosch şehirleri trenle kolaylıkla ulaşılabilir.Les villes de Tilburg et Bois-le-Duc sont desservies par le train.
Çalışmak için sürekli diğer köylere ve şehirlere gitmeye başlar.Il commence à parcourir villes et villages pour évangéliser les populations.
Roma dönemi şehirlerindendir.Geschichte der Stadt Rom im Mittelalter.
Daha çok büyük şehirlerde yaşamaktadırlar.J’ai toujours vécu dans de grandes villes.
Tarımda sulama yöntemini kullanmışlardı ve şehirler kurmuşlardı.En revanche, ils cultivaient le blé et vivaient dans des villes.
Ofisleri Prag, Sankt-Peterburg, Moskova, Münih ve Boston şehirlerindedir.JetBrains a des bureaux à Prague, Saint-Pétersbourg, Boston, Moscou et Munich.
Bölgenin önemli şehirlerinden birisi olan Karabük'de giderek gelişimini sürdürmektedir.Une communauté de réfugiés arméniens toujours de plus en plus nombreuse arrive dans la ville.
Bu yüzden büyük şehirlerde ilk gecekondu mahalleleri oluşmaya başladı.Cela commençait néanmoins à devenir indispensable, dans les plus grandes agglomérations urbaines.
Namibya Namibya'nın bölgeleri Namibya'daki şehirler listesi ^ gösterilmemiştirListe des gouverneurs des régions namibiennes Namibie Portail de la Namibie
Şehir İspanya'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir.C'est l'une des villes d'Espagne qui a connu la croissance la plus rapide.
İldeki diğer önemli şehirler Barakaldo, Getxo, Portugalete, Durango, Basauri, Galdakao ve Balmaseda'dır.Les autres villes importantes sont Barakaldo, Portugalete, Bermeo, Durango, et Balmaseda.
Alimme ve Sylleum şehirlerinin isimlerinden ve varlıklarından şüphe edilmektedir.Ensuite, il fut destiné a recevoir les pauvres, les mendiants et les vagabonds.
Teksas Eyaleti'nin şehirlerinin alfabetik listesi.Liste des villes du Texas Portail du Texas
1892’de bir seyahate çıktı ve İstanbul, Beyrut, Kudüs, Kahire gibi şehirleri ziyaret etti.En 1852, il voyage au Proche-Orient et visite Le Caire, Beyrouth, Athènes.
Köy, büyük şehirlere çok göç vermiştır.On donne un nouvel élan aux grandes villes.
Son ikisi Istros, Mesembria ve Apollonia ile bir pentapolis oluşturan Yunan şehirleriydi.Odessus et Tomis étaient des cités grecques qui formaient une pentapole avec Istros, Messembrie et Apollonia.
Küçük şehirlerde bile büyük sinagoglar yapıldı.Des synagogues sont édifiées dans les grandes villes.
İdari şehirler: Gelişip büyümesinde idari fonksiyonun önemli olduğu kentlerdir.C’est l’économie des villes, comme foyers de développement, qui doit être encouragé dont l’emploi est la clé.
Aynı anda diğer şehirlerde yağmalamalar baş gösterdi.En outre, des émeutes de moindre importance éclatent aussi dans d'autres villes à la même époque.
Hamedan sadece İran'ın değil, dünyanın da en eski şehirlerinden biri olarak kabul edilir.Hamadan est considérée comme la plus ancienne ville d'Iran et l'une des plus anciennes du monde.
Muğla ve dolaylarındaki şehirleri aldılar.Choses des villes ou autres lieux.
Avrupa'da kasaba ve şehirlerde bayağı serçe daha yaygındır.C'est également en milieu urbain que vivent le plus souvent les Européens et les Libanais.
Şehir su kullanımı diğer Avrupa şehirlerine kıyasla daha idarelidir.L’usage de la marijuana est récent ici comparé à d’autres villes.
IOC 15 Kasım 2013 tarihinde altı aday aday şehirleri açıklamıştır.Le 15 novembre 2013, le CIO annonce la liste des six villes requérantes.
Şehir bu görevini çoktan başka şehirlere bırakmıştır.Son activité s'étendit à d'autres villes de la région.
Bu pasajlarda şehirlerin yıkılışı paronomasya ile anlatılmaktadır.Des documents contemporains mentionnent une dépopulation de ces régions.
Diğer taraftan eyalet başkenti olmadan büyük metropoliten bölgeleri olan şehirler bulunmaktadır.D'autre part, sont exemptes, les Églises particulières des États dépourvus de siège métropolitain.
Büyük şehirlere sürekli göçler olur.Ainsi les grandes villes des États-Unis sont survolées en permanence.
Romalılar, İmparatorluk içindeki büyük şehirlerde su kemerleri inşa ettiler.Les Romains ont bâti des amphithéâtres dans toutes les provinces de l'Empire.
Büyük şehirleri birbirine bağlayan karayollarına çok yakındır.Les routes liant les principales villes sont goudronnées.
Şehirlerde yaşayanlar ise batı dünyasının etkisindedirler.Le monde appartient à ceux qui se lèvent occidentaux.
İtalyan şehirlerinden Torino 2006 Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmıştır.La ville italienne de Turin organise les Jeux olympiques d'hiver de 2006.
Çeşitli coğrafi hususlarla birlikte Dünya'nın başlıca şehirlerini de bir çizelge halinde anlatmıştır.Il a voulu associer à ses grands tableaux une sorte de message universel.
Moğol ordusu Lublin, Sieradz, Sandomierz, Zawichost, Kraków ve Bytom şehirlerini yağmalayacaktır.Les villes de Lublin, Sieradz, Sandomierz, Zawichost, Cracovie et Bytom sont ravagées et pillées.
Şehirler eyaletler bazında aşağıdaki listedeki gibi dağılmıştır.Les municipalités sont listées ci-dessous, par département.
Diğer şehirlerde de benzer müzik festivalleri düzenlenir.Des marchés de fiertés sont aussi organisé dans les autres villes israéliennes.
Şehirlerden biri bölgenin başkenti olarak tespit edilmiştir.La ville est donc considérée comme l'une des capitales de l'Union européenne.
Terek'in geçtiği önemli şehirler Vladikavkaz, Mozdok ve Kızılyar'dır.Les villes principales arrosées par le Terek sont Vladikavkaz, Mozdok et Kizliar.
Bu dönemin aşıkları köylerde, kasabalarda veya şehirlerde yetişmiştir.Ils vivent désormais dans des villages ou dans des villes.
Bu liste Solomon Adaları'ndaki şehirleri içermektedir.Elle eut cette fois-ci pour objet de fonder une colonie aux îles Salomon.
Fiziksel kentleşme; şehirlerin büyümesiyle ilgilidir.L'expansion économique se lie à l'expansion de la ville.
Bu liste, Vietnam'daki şehirler listesidir.Cet article présente la liste des villes du Viêt Nam.
Bu sayede şehirler vali atanması beklemek zorunda kalmamaktadır.Sauf que ce n’est pas forcément ce que les autorités veulent qu’un procureur fasse.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Des messes dominicales y sont célébrées chaque samedi soir.
Şehirler çeşitli askeri ve sivil birimleri üretmektediler.Celles-ci ont armé de nombreux policiers civils et militaires.