şehirden ile cümle

şehirden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada Don John şehirden kaçmıştır ve onu yakalamak için arkasından bir kuvvet salınır.Hoewel Don John de stad inmiddels ontvlucht is, worden wachters achter hem aangestuurd om hem te arresteren.
Amerikan Konsolosu, Sharpless, şehirden yürüyerek gelmiş ve dik yokuşu zor çıkmıştır.Sharpless, de Amerikaanse consul, is de heuvel opgeklommen vanuit de stad.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Ongeveer driehonderd burgers verlieten de stad.
Yahudiler daha sonra şehirden sürüldü.De andere Joden werden uit de stad verbannen.
Bu noktadan sonra Max anlar ki artık bu şehirden kaçmaktan başka yapacak başka bir çaresi yoktur.Max heeft nu geen keus om toch de inwoners te helpen ontsnappen.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.Ze verlaat de stad, deze maal ongehinderd.
15 numaralı karayolunun Kirmanşah ile Merivan arasındaki kısmı şehirden geçmektedir.Vermeldenswaard is dat de 15e meridiaan oostelijk van Greenwich precies door de stad loopt.
Sırpların çoğu ise şehirden ayrıldı.De meeste monniken weigerden hun stad te verlaten.
Birleşik şehir-kontluk, bağımsız şehirden farklıdır.Dióskál is een zelfstandige gemeente.
II. Mahmud döneminde ilk kez köpeklerin şehirden sürülmesine karar verildi.Voor de Maastrichtse jezuïeten was het de tweede keer dat ze uit de stad werden verdreven.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.Tym razem jakaś dziewczynka chce się do nich przyłączyć.
92 numaralı karayolu şehirden geçmektedir.Przez miasto prowadzi droga nr 92.
Esaslı bir şekilde mücadele etmek, her ne pahasına olursa olsun Cemal Bey’i şehirden uzaklaştırmak gerekir.Po obudzeniu Boguś chce za wszelką cenę wrócić do miasta.
Bu noktadan sonra Max anlar ki artık bu şehirden kaçmaktan başka yapacak başka bir çaresi yoktur.Zdaje sobie sprawę, że odtąd nie ma innego wyjścia jak kłamać.
Yahudiler daha sonra şehirden sürüldü.Jednak w tym samym roku Żydzi zostali wygnani z miasta.
Birleşik şehir-kontluk, bağımsız şehirden farklıdır.Miejscowość stanowi odrębne sołectwo.
Eylül ayının bitimiyle beraber, 20.000 insan şehirden kaçtı.Do końca września ich liczebność osiągnęła 20 tys. żołnierzy.
Sonra da Timon şehirden kaçar.Timon lämnar huset.
Şehirden A1 ve A2 gibi otoyollar bulunmaktadır.Genom staden möts motorvägarna A1 och A2.
Sırpların çoğu ise şehirden ayrıldı.Många greker flydde staden.
Tarihte şehirden ilk defa 1088 yılında bahsedilmiştir.Staden omnämns för första gången i ett dokument från år 1078.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Влада евакуювала більше 10 тисяч жителів..
Şehirden her gün Suudi Arabistan'ın Cidde şehrine feribot seferleri düzenlenmektedir.Щорічно в місті проводяться великі паради на свято Танабата.
17 Ocak 1945 gecesi, Almanlar şehirden kaçtılar.17 січня 1944 року німецькі війська евакуювалися з Берестечка.
Jaisiah şehirden kaçmıştı.Ізяслав утік з міста.
Aşilin sevgilisi Brises de bu şehirdendir.Цікаво, що папа Франциск з цього самого району.
Sırpların çoğu ise şehirden ayrıldı.Більшість євреїв покинули місто.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.Також резолюція закликає держави-члени Ради Безпеки відкликати свої дипломатичні місії з міста.
Kasabanın okumuş yazmış delikanlısı Yaşar, şehirden doğduğu kasabaya dönmektedir.Чоловік, який прагне стати письменником, повертається в село, де він виріс.
Sifares hemen şehirden ayrılma hazırlıkları yapmaya başlar.Форіссона негайно залишити місто.
Kuşatılan şehirden kaçmak isteyen imparatorun denemeleri başarısızlıkla sonuçlanır.Спроби імператриці Сє згуртувати населення навколо імператора не дали результату.
22 numaralı karayolu şehirden geçmektedir.Місто перетинає шосе 87.
Fakat Perikles şehirden kaçmıştır.Znechucený Perikles však z města utíká.
Viyana Dükü Vincentino önemli bir diplomatik görev dolayısıyla şehirden ayrılacağını bildirir.Vídeňský vévoda Vincentio oznamuje, že má v úmyslu opustit město kvůli diplomatické misi.
Şehirden A1 ve A2 gibi otoyollar bulunmaktadır.Mezi dvě nejvýznamnější dálnice patří A1 a A2.
Şehirden yazılı kaynaklarda ilk olarak 1211 yılında söz edilir.První písemná zmínka o městě je z roku 1211.
Teslim olan şehir halkına da şehirden dışarı çıkıp şehir önündeki ovada toplanmaları emri verildi.Musel z města uprchnout, záhy je opustili i jeho obyvatelé a město bylo srovnáno se zemí.
Bu sırada Don John şehirden kaçmıştır ve onu yakalamak için arkasından bir kuvvet salınır.Za Donem Johnem, který mezitím již z města uprchl, jsou vysláni další příslušníci.
Tarihte şehirden ilk defa 1088 yılında bahsedilmiştir.Poprvé je město připomínáno v roce 1086.
1921 yılında Arap isyanlarıyla Yahudiler şehirden atıldılar.V průběhu Arabského povstání roku 1921 byli všichni Židé vypuzeni.
Şehirden ayrıldıktan sonra yolda öldürüldü.Po opuštění rozhlasu byl ale na ulici zabit.
Lakabını bu şehirden almıştır.Od města jej odděloval příkop.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Desetitisíce civilistů opustilo jih guvernorátu.
Birleşik şehir-kontluk, bağımsız şehirden farklıdır.Městys Wolfau je samostatná obec.
Bu illerin tümü isimlerini merkez olan şehirden almışlardır.Toate aceste regiuni își iau numele de la capitala lor.
Buna tepki olarak üye devletler diplomatik temsilciliklerini bu şehirden çekme kararı almıştır.De asemenea, rezoluția cerea statelor membre să își retragă delegațiile diplomatice din oraș.
Viyana Dükü Vincentino önemli bir diplomatik görev dolayısıyla şehirden ayrılacağını bildirir.Vincentio, Ducele Vienei, își face cunoscută intenția de a părăsi orașul într-o misiune diplomatică.
Bu olaydan sonra Bruce Wayne ailesini öldüren kötülüğü şehirden silmeye yemin eder.Bruce Wayne jură că va alunga răul de pe străzile orașului care a luat viețile părinților săi.
Yahudiler daha sonra şehirden sürüldü.Ca urmare, evreii au fost expulzați din oraș.
961) de bu şehirden çıkmıştır.924) a făcut parte din această familie.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Mii de oameni au fost evacuați din zonă.
Bugün bu eski şehirden kalan pek çok anıt ve tarihi eser vardır.Se păstrează foarte puține amintiri sau urme materiale din această veche bisericuță.
Havaalanı şehirden uzakta.Aeroportul este departe de oraş.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Mindazonáltal 1010-ben úgy döntött, hogy elhagyja a várost.
Kesilen Başı daha sonra şehirden atıldı.Ezt a csapást hamar kiheverte a város.
Lakabını bu şehirden almıştır.Ekkor elvitte a városból.
Sifares hemen şehirden ayrılma hazırlıkları yapmaya başlar.Az összetört Oidipusz elindul elhagyni a várost.
Onbaşı ve ailesi hain sayılarak şehirden sürülmüştür.A vadőröket és családjukat kimenekítették a körzetből.
Ülker, parlaklığı sayesinde, şehirden bile gözlenebilir.A látvány mellett egy kiállítás is megtekinthető a városról.
Kuşatma süresince Habsburg imparatoru I. Leopold 80 bin Viyanalı ile şehirden kaçtı ve Linz'e yerleşti.A kezdeti csatározások után Lipót császár 80 000 bécsi lakossal Linzbe menekült.
İlgili Sayfalar