şehir ile cümle

şehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, şehirde yeni.He's new in town.
Onlar aynı şehirden geliyor.They come from the same town.
Büyük bir şehirde yaşadın mı hiç?Have you ever lived in a big city?
Şehirdeki diğer herkesten daha zengin.He is richer than anybody else in town.
Bu şehir Fransa'da bulunmaktadır.This city is located in France.
Şehirde bir arkadaşla karşılaştım ve onunla bir kafede bir fincan kahve içtim.I met a friend in town, and I drank a cup of coffee with her in a café.
Ben şehirdenim.I'm from the city.
Almanya'daki en büyük şehir hangisidir?What's the largest city in Germany?
Almanya'daki en güzel şehir hangisidir?What's the most beautiful city in Germany?
Şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in the city.
Bütün şehir karla kaplı.The whole city is covered with snow.
O, şehirdeki en zengin adam.He is the richest man in town.
Bu, şehirdeki en iyi burger.It's the best burger in town.
Şehir, müzelerindeki fosilleriyle ünlüdür.The city is famous for the fossils in its museums.
New York, en çok ziyaret ettiğin şehirdir.New York is the city you visit the most.
Londra onun en çok sevdiği şehir.London is the city he loves the most.
İstanbul, onun en çok sevdiği şehirdir.Istanbul is the city she likes the most.
Şangay, en çok özlediğimiz şehirdir.Shanghai is the city we miss the most.
Buenos Aires onların en çok ziyaret ettiği şehirdir.Buenos Aires is the city they visit the most.
Şehirde yeni bir şerif var.There's a new sheriff in town.
Şehirde yaşamak istemiyor.He doesn't want to live in the city.
Şehirde yaşamak istiyor.She wants to live in the city.
Tom çok şehir dışına çıkmaz.Tom doesn't get out of the city much.
Sana şehir çevresini göstermemi ister misin?Would you like me to show you around town?
Tom'un şehirde tramplenli tek havuzu vardı.Tom had the only pool in town with a diving board.
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.In India, there are lots of rural areas around big towns.
Eşim birkaç gün için şehir dışına gidiyor.My wife is going out of town for a few days.
O, kocasının hafta sonunda şehir dışında olacağını bana söylemek için aradı.She called to tell me that her husband would be out of town for the weekend.
Biletler, tüm şehirlerde çabuk satılıyor.Tickets are selling fast in every city.
New York dünyadaki en büyük şehirlerden biridir.New York is one of the largest cities in the world.
Ben kırsal alanda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ederim.I prefer living in the countryside to living in the city.
Tom şehir dışına çıkmak istiyor.Tom wants to get out of town.
Şehir dışına çıkmanı istiyorum.I want you to get out of town.
Tom oğlunun şehirde yaşamasını istedi.Tom wanted his son to live in the city.
Boston güzel bir şehir.Boston is a beautiful city.
Beş yıldır bu şehirde yaşıyor.She's been living in this city for five years.
Tom bir şehir ve bir köy arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between a city and a village.
Katedral şehir manzarasına hakimdir.The cathedral dominates the cityscape.
Şehir hayatı bana çok iyi uyuyor.City life suits me very well.
Bu, şehirde en iyi saklanan sırdır.It's the best-kept secret in town.
Şehirde güvenlik artırıldı.Security was increased in the city.
Satın aldığım ev şehir merkezinden oldukça uzakta.The house I bought is pretty far from downtown.
Postane şehir merkezinde.The post office is in the town centre.
Şehirlerden beyaz göçü önlemek kolay değildir.It's not easy to prevent white flight from cities.
Çünkü şehirlerde çevre kirliliği var.Because there's pollution in the cities.
Hızlı büyüyen bir şehir.It's a fast growing city.
Hızla büyüyen bir şehir.It's a fast growing city.
Chongqing dolambaçlı sokaklarıyla tepelik bir şehir.Chongqing is a hilly city with winding streets.
Peter dün şehirden geldi.Peter arrived from the city yesterday.
Tom'u şehir merkezine götür.Take Tom downtown.
Tom şehirden ayrıldı.Tom left town.
Şehirleri seviyorum.I like cities.
Şehir dışında yaşıyorum.I live upstate.
Şehir merkezine gidelim.Let's go downtown.
Şehir merkezinde yaşıyoruz.We live in the center of the city.
Onlar şehir yönetimi hakkında şikayetçi oldu.They complained about the city administration.
Bu, şehirdeki en büyük bina.It's the biggest building in the city.
Şehir merkezine gitmem.I don't go downtown.
Tom şehirde.Tom is in town.
Şehirleri sever misin?Do you like cities?

İlgili Sayfalar