şehir ile cümle
şehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben şehirden dışarı gideceğim.I'm going to get out of town.
Bir dağ sırtı eteğinde güzel bir şehirde yaşamak çok hoştur.It's very pleasant to live in a beautiful city at the foot of a mountain ridge.
İşaret, şehirden otuz kilometre uzakta olduğumuzu söyledi.The sign said that we were thirty kilometers from the city.
Eski şehirde birçok hediyelik eşya mağazaları vardır.There are many souvenir shops in the old city.
Hangi şehir Barcelona'ya en yakındır?Which city is the nearest to Barcelona?
Şehir merkezine gitmek istiyorum.I want to go downtown.
Barcelona'ya en yakın şehir hangisidir?Which city is the one closest to Barcelona?
Avrupa'da Tokyo kadar büyük şehir yoktur.There is no city in Europe as big as Tokyo.
Rio dünyadaki en güvenli şehir değildir.Rio isn't the safest city in the world.
Amerikan şehirleri, Avrupa şehirleri kadar yoğun değildir.American cities are not as dense as European cities.
Bütün şehir yandı.The whole city burned.
Şehir orman tarafından geçildi.The city was overtaken by the jungle.
Şehir orman tarafından geçildi ve gözden kayboldu.The city was overtaken by the jungle and disappeared.
İki şehir arasında yeni bir demiryolu köprüsü inşa edilecek.A new railway bridge will be built between the two cities.
Müstehcen duvar yazısı bir şehir çalışanı tarafından çıkarıldı.The obscene graffiti were removed by a city employee.
Annem ve babam şehir dışında yaşıyor.My parents live outside the city.
Boston büyük bir şehir midir?Is Boston a big city?
Terkedilmiş şehir, orman tarafından yutuldu.The abandoned city was swallowed by the jungle.
Montana'da kaç şehir vardır?How many cities are in Montana ?
Oregon'da kaç tane büyük şehir var?How many major cities are there in Oregon ?
Gürcistan'da en büyük şehir nedir?What is the biggest city in Georgia ?
Michigan'daki en büyük şehir hangisidir?What is the largest city in Michigan ?
Bir şehir merkezinde değil, bir yerleşim alanında yaşamayı tercih ederim.I would prefer to live in a residential area, not downtown.
Şehir merkezinde bir yangın var.There's a fire downtown.
Tom gereçler almak için şehir merkezine gitti.Tom went downtown to buy supplies.
Ben bir şehir turu yapıyorum.I'm doing a tour of the city.
Bu ülkede en sıcak şehirdir.It's the hottest city in the country.
Şehir merkezinde birçok yüksek binalar vardır.At the city center, there are many tall buildings.
Şehirlerin nüfus yoğunluğu kırsal kesimlerden daha fazla.Cities are more densely populated than rural areas.
Bu şehirde kalmak istedi.He wanted to stay in this city.
Kyoto son derece güzel bir şehirdir.Kyoto is an exceptionally pretty city.
Konumunu belirlemeye çalıştık, ancak onun şehirde olmadığı görülüyor.We tried to determine his location, but it seems that he's not in the city.
Bu şehirde büyüdüm.I grew up in this city.
Tüm şehir zombiler tarafından işgal edilir.The entire city is overrun by zombies.
Otobüs sizi şehir merkezine götürür.The bus takes you down town.
Bir bir şehirde yaşıyorum, ancak ailem bir köyde yaşıyordu.I live in a city, but my parents lived in a village.
Singapur bir şehir devletidir.Singapore is a city-state.
Diğer şehirlerde de benzer sorunlar var.Other cities have similar problems.
Şehir merkezine gitmeyi bıraktım.I've stopped going downtown.
Şehir para israf ediyor.The city is wasting money.
Detroit, Michigan'da en büyük şehirdir.Detroit is the largest city in Michigan.
Bu şehir nasıl bir yer?What's this city like?
Bu, bu şehirde en sevdiğim yer.This is my favorite place in this city.
Bu şehirde endişelenecek hiçbir şey yok.There is nothing to worry about in this city.
Şehir insanları çok sabırsızlar.City people are so impatient.
Bu şehir betondan yapılmasına rağmen, o hâlâ bir orman.Although this city is made of concrete, it's still a jungle.
Fadıl şehir dışına çıkmak için para istedi.Fadil asked for money to get out of town.
Bu öğleden sonra şehir merkezine gittim.I went downtown this afternoon.
Şehir merkezinde yaşıyorum.I live downtown.
Fadıl ve Leyla şehir dışına taşındılar.Fadil and Layla moved out of town.
Tom önümüzdeki pazartesi gününe kadar şehir dışında olacak.Tom will be out of town until next Monday.
Tom bütün hafta şehir dışında olacak.Tom will be out of town all week.
Burası kozmopolit bir şehir.This is a cosmopolitan city.
Bazı şehirler çok kozmopolit. Diğerleri ise daha az.Some cities are very cosmopolitan. Others, less so.
Bu şehir hiç kozmopolit değil.This city is not cosmopolitan at all.
Şehirler genellikle kırsallardan çok daha kirlidir.Cities are usually much more polluted than villages.
Büyük şehirler heyecan verici, ancak kirlidir. Köyler temiz ama sıkıcıdır.Big cities are exciting, but polluted. Villages are clean, but boring.
Şehir heyecan verici, ama kırsal sıkıcı.The city is exciting, but the countryside is boring.
Şimdiye kadar kaç tane şehir bombalandı?How many cities have been bombed so far?
Şehirdeki tüm tehlikeli mahallelerin bir listesine ihtiyacım var.I need a list of all the dangerous neighborhoods in the city.