şehir ile cümle

şehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dünyada kaç tane şehir var?How many cities are there in the world?
Bu, şehirdeki en özel adreslerden biri.It's one of the most exclusive addresses in the city.
Cordova güney İspanya'da bir şehirdir.Cordova is a city in southern Spain.
Los Angeles görmek istediğim şehirlerden birisidir.Los Angeles is one of the cities that I want to visit.
Bu şehir ikimiz için yeteri kadar büyük değil.This town isn't big enough for the two of us.
Civardaki şehirde yaşıyorum.I live in the nearby city.
Şehir merkezi haritan var mı?Do you have a map of the downtown area?
Şehir merkezindeki Boston'u seviyorum.I love downtown Boston.
O, şehirde karaya oturmuştu.She was stranded in the city.
Onun ebeveynleri şehir dışındaydı.Her parents were out of town.
Tom'un ebeveynleri şehir dışında.Tom's parents are out of town.
Ne de büyük bir şehir!What a large town!
Bu şehirde birçok tarihi eser var.This city has many historical buildings.
Bu şehirde birçok tarihi yapı var.This city has many historical buildings.
Tom şehirdeki en etkili kişiydi.Tom was the most influential person in town.
Hayatımda ilk kez kendimi, bilmediğim bir şehirde yapayalnız halde buldum.For the first time in my life, I found myself all alone in an unknown city.
Ben Paris'in dünyada nasıl en çok ziyaret edilen şehir olduğunu bilmiyorum.I don't know how Paris is the most visited city in the world.
Bu, Sırbistan'da üçüncü büyük şehir.This is the third largest city in Serbia.
Benim şehirden Tokyo'ya trene bindim ve gezi birkaç saat sürdü.I took the train from my city to Tokyo and the ride lasted several hours.
Boston'un şehir merkezinde bir ofis kiralamak pahalı.It's expensive to rent an office in downtown Boston.
Şehir açlıktan ölen askerlerle doluydu.The city was full of starving soldiers.
Onun şehirde yaşadığını biliyoruz.We know that she lives in the city.
Tom şehir hayatına hala alışamadı.Tom is still not accustomed to city life.
Şehir terk edildi.The city was abandoned.
Şimdiye kadar ülke dışında on şehirden daha fazlasını ziyaret ettim.I've visited more than ten cities outside the country so far.
Şehir merkezine doğru mu gidiyoruz?Are we going towards the city centre?
Büyüdüğüm şehirde parkmetre yoktu.The town where I grew up didn't have parking meters.
Şehir merkezine gideceğim.I'm going to drive downtown.
Boston, Şikago gibi şehirleri ziyaret ettim.I have visited cities like Boston, Chicago, etc.
Romalılar şehirlere temiz su getirmek için su kemerleri inşa etti.The Romans built aqueducts to bring clean water into the cities.
Mary babasının şehir yönetimi için çalıştığını söyledi.Mary said that her father worked for the city administration.
Tüm şehir sarı toz kaplıydı.The entire city was covered in yellow dust.
Bu, şehirdeki en ucuz dükkan.This is the cheapest shop in the town.
Tom şehir merkezinde yaşıyor.Tom lives downtown.
Tom şehirden zimmetine para geçirmekle suçlandı.Tom was charged with embezzling money from the city.
Onunla aynı şehirdenim.I'm from the same town as her.
Bu saray bizim şehirde en ünlü ve en iyi takdir edilen cazibesidir.This palace is the most famous and best appreciated attraction in our city.
Bütün büyük şehirlerin ulaşım sorunları var.All big cities have transportation problems.
Tom ben şehir dışındayken kedimi beslemeyi önerdi.Tom offered to feed my cat while I was out of town.
Biz şehir merkezine gidiyoruz.We're going downtown.
Bu şehir müzik endüstrisi ile ünlüdür.That city is famous for its music industry.
Şehir merkezine gitme modumda değilim.I'm not in the mood to go downtown.
O şehirdeyken cep telefonunu bir kenara koydu.He put away his cellphone when he was in town.
Tom bu şehirde gömüldü.Tom was buried in this city.
Mary bu şehirde toprağa verildi.Mary was buried in this city.
Kışın şehirdeyim ama yaz için kırsalda kalırım.In the winter I'm in the city, but I stay in the country for the summer.
Keşke büyük bir şehirde yaşasam.I wish I lived in a big city.
Bükreş ve Budapeşte iki farklı ülkede iki farklı şehirdir.Bucharest and Budapest are two different cities in two different countries.
Ben şehirde yaşamıyorum.I don't live in the city.
Bu şehirden gitmek istiyorum.I want to get out of this town.
Ben şehir dışına çıkmak istiyorum.I want to get out of town.
O şehirden ayrıldı.He left town.
Ben bir şehir kızıyım.I'm a city girl.
Bildiğim kadarıyla küçük bir şehir.As far as I know it's a small city.
Şehirde motorlu taşıt sayısı arttı.The number of motor vehicles in the city has increased.
Ben bu şehirde iyi bir şey göremedim.I could see nothing good in this city.
Çocuk şehir merkezine yürümeyi seviyor.The boy likes to walk to town.
Joan şehirde çalışır.Joan runs in the city.
Joan şehirde çalışıyor.Joan is running in the city.
1910 yılında şehir yollara kaldırım döşemeye başladı.The city began to pave streets in 1910.

İlgili Sayfalar