şehir merkezi ile cümle
şehir merkezi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Bir gün sonra IŞİD militanlarının şehir merkezindeki birkaç mahalleyi ele geçirdiği belirtilmiştir.Nekega dne so napadli grad vojaki iz sosednjega gradu.
Bu tarihten sonra 1995 yılında mahalleden Van şehir merkezine yapılan göç ile köy boşaltılmıştır.S te ceste se od leta 1991 pelje v središče vasi.
Şehir merkezinde farklı işlerde çalışanlar da bulunmaktadır.Po potrebi pri delu sveta delujejo tudi druge osebe.
Şehir merkezinin nüfusu; 20.000'dir.Provincijos centras. ~20 tūkst. gyventojų.
Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer.Du irigaciniai kanalai teka per miestą iš rytų į vakarus.
Askerlik dönüşü evlendi ve şehir merkezine taşındı.Jis suklydo ir pasuko link miesto centro.
Tarihi köprü şehir merkezinin ortasından geçen Göksu (Kalykadnus) Nehri’nin üzerindedir.Gedimino tiltas – tiltas per Kupos upę esantis Kupiškio miesto centre.
Havalimanında taksi hizmeti mevcut olup, bu taksilerler ile şehir merkezine ulaşmak mümkündür.Oro uostas yra netoli miesto centro, jį pasiekti galima reisiniais autobusais ir taksi.
Springfield şehir merkezinin nüfusu (2010 Nüfus Sayımına göre 116,250 kisidir.2010 metų JAV gyventojų surašymo duomenimis, Springfildo mieste gyvena 116 250 žmonės.
Eski Rauma (Fince: Vanha Rauma, İsveççe: Gamla Raumo), Rauma, Finlandiya'nın ahşap şehir merkezidir.Raumos senamiestis (suom. Vanha Rauma) – Suomijos miesto Raumos medinis senamiestis.
Pek çok aile şehir merkezinden, şehrin dış bölümlerine taşındı.Daugelis žmonių persikėlė į sostinę ar į kitus miestus.
Ama uyaralım, park şehir merkezine biraz uzak.Peatus asub küla keskusest veidi eemal.
Swansea şehir merkezi II. Dünya Savaşı'ndan sonra yenilenmeye başlamıştır.Smolensk taastati pärast Teist maailmasõda.
Şehir merkezi bu saldırı sonucu neredeyse % 90 oranında hasar gördü.Sõjategevuses hävis lõpuks 90% linnast.
Tarihi şehir merkezi hâlâ ayaktadır.See on linna ajalooline peatänav.
3.00. Şehir merkezi. -Bakara pazarı.La 3, în centru, Piaţa Bakara.
3.00. Şehir merkezi. -Bakara pazarı.O tretej, v centre mesta, na trhu Bakara.
Annem o zaman uyandı ve dedi ki: "Earl, Earl. Şehir merkezine gitme."그녀는 일어 났 그리고 그녀는 말했다, ", 얼 얼 가지 마 시내."
Annem o zaman uyandı ve dedi ki: "Earl, Earl. Şehir merkezine gitme."Η μητέρα ξύπνησε και είπε "Ερλ, Ερλ, πην πας στην πόλη".
Annem o zaman uyandı ve dedi ki: "Earl, Earl. Şehir merkezine gitme."عندها استيقظت و قالت "إيرل، إيرل، لاتذهب إلى أسفل المدينة"
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Hän joutui autokolariin Pietarin keskustassa.
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Hij had een auto-ongeluk in de binnenstad van Sint-Petersburg; hij ramde een andere auto.
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Na verdade, teve um acidente de carro na baixa de São Petersburgo.
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Tuvo un accidente automovilístico en el centro de San Petersburgo, chocó contra otro auto.
Bayım , lütfen beni şehir merkezine götürün.Okej, vi ses i morgon.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.버스 노선으로 지도를 채웠습니다. 그래서 저는 시내 중심의 버스 노선도를 만들었습니다. 5년 전의 모습입니다.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.A rendszer buszjáratairól ezt a városközponti térképet építettem fel. Ez az öt évvel ezelőtti állapot.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.A vytvoril som túto mapu systému autobusov v centre mesta, ktorý fungoval pred 5 rokmi.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.E ho costruito questa cartina del sistema di autobus del centro, così com'era cinque anni fa.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Ik maakte deze buskaart voor het stadscentrum zoals het vijf jaar geleden was.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Mapę transportu w centrum miasta zaprojektowałem 5 lat temu.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Puis j'ai construit ce plan du réseau de bus en centre-ville, tel qu'il était il y a cinq ans.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Și am construit sistemul de autobuze din centru, așa cum era el acum 5 ani.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Und so kam ich zu dem Bus-Plan der Stadtmitte, wie er vor fünf Jahren aussah.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Và tôi đã xây dựng này bạn đổ xe buýt của trung tâm thành phố.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Y construí este mapa de autobuses del centro de la ciudad, como era hace cinco años.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Και έφτιαξα αυτόν τον χάρτη με τα λεωφορεία του κέντρου, όπως ήταν πέντε χρόνια πριν.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.На этой схеме автобусных маршрутов отражено, как дело обстояло пять лет назад.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Създадох този център на града, карта на автобусите, която съществуваше преди пет години.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.Я відтворив карту автобусних маршрутів у центрі, п'ятирічної давнини.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.ומלאתי כל זה בנתיבי האוטובוסים. והרכבתי מפת אוטובוסים למרכז העיר של המערכת, כמו שהייתה לפני חמש שנים.
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.و ملأتها بمسارات الحافلات، و بنيت قلب المدينة خريطة نظام الحافلات، كما كانت قبل خمس سنوات
Ben de sistemin bu şehir merkezi otobüs haritasını beş yıl önce nasılsa o şekilde hazırladım.こちらです 拡大してみると キー通りとウエストモーランド通りの-
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Aici e o grădină plantată într-un azil pentru cei fără adăpost în Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Có một lần khác khi tôi làm vườn tại một khu vô gia cư ở trung tâm Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Een andere keer legde ik een tuin aan in een daklozenopvang in de binnenstad van L.A.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Egy másik alkalommal egy kertet telepítettem egy hajléktalanszállón Los Angeles belvárosában.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.En annan gång så satte vi upp en trädgård i ett härbärge i nedre Los Angeles
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Houve outro momento em que fiz um jardim num centro para sem-abrigos, na baixa de Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Hubo otra ocasión en que puse un jardín en un refugio para desamparados en el centro de Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Innym razem założyłem ogród w schronisku dla bezdomnych w centrum Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Jindy jsem založil zahradu v tomto úkrytu pro bezdomovce v Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.한번은 또, 제가 엘에이 시내에 이 홈리스 센터에 정원을 만들 때 일입니다.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Raz som zakladal záhradu v útulku pre bezdomovcov v centre Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Saat yang lain, saya membangun sebuah kebun bagi para tunawisma di penampungan di Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Une autre fois, j'ai fait un potager dans un foyer pour sans-abris dans le centre ville de Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Vi fu un'altra volta quando impiantai un giardino in un rifugio per senzatetto nel centro di Los Angeles.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Zu einer anderen Zeit legte ich einen Garten in diesem Obdachlosenheim in Downtown L.A. an.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Άλλη μια φορά, έφτιαχνα έναν κήπο στο άσυλο αστέγων στο κέντρο του Λος Άντζελες.
Bir başka sefer Los Angeles şehir merkezindeki bu evsizler barınağına bir bahçe kurdum.Веднъж пък направих градина в приют за бездомни в центъра на Лос Анджелис.