Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.Implica entender a dor do outro.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.자애는 다른 사람들의 아픔을 이해할 수 있어야 합니다.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.Nó tạo ra sự thấu hiểu nỗi đau người khác.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.Pozwala zrozumieć ból innych.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.Συνεπάγεται την κατανόηση του πόνου του άλλου.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.Оно влечет за собой понимание боли другого человека.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.То води след себе си разбиране на болката на другия.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.Це усвідомлення страждань іншого.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.היא מצריכה הבנת כאבו של האחר.
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.انه يعني فهم الآم الاخرين
Şefkatin gerektirdiği başkalarının acısını anlamaktır.さらに重要なのは
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Al doilea mare beneficiu este crearea unei forțe de muncă inovatoare.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Az együttérzés második ellenálhatatlan előnye pedig az, hogy inspiráló munkaerőt hoz létre.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Der zweite verlockende Vorteil des Mitgefühls ist, dass es inspirierte Mitarbeitende schafft.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Druhá důležitá výhoda soucitu je, že vytváří inspirující pracovní sílu.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.El segundo beneficio convincente de la compasión consiste en crear mano de obra inspirada.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Het tweede overtuigende zakelijke voordeel is dat het zorgt voor geïnspireerde medewerkers.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Il secondo beneficio della compassione è che crea una forza lavoro ispirata.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.동정심의 두 번째 주목할 이득은 고무적인 직원을 만들어낸다는 것입니다.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Kolejna z nich to fakt, iż współczucie napełnia pracowników insporacją.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Lợi ích hấp dẫn thứ hai của lòng từ bi là nó tạo nên một lực lượng lao động đầy cảm hứng.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Manfaat menarik yang kedua dari belas kasih adalah bahwa belas kasih menciptakan tenaga kerja yang inspiratif
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.O segundo benefício convincente para o negócio é criar uma força de trabalho inspiradora.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Το δεύτερο προνόμιο της της συμπόνιας είναι ότι δημιουργεί εμπνευσμένο εργατικό δυναμικό.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Втората убедителна полза от състраданието е, че то създава вдъхновена работна сила.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Второе убедительное бизнес-преимущество сопереживания - это то, что оно вдохновляет персонал.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.Друга беззаперечна перевага співчуття в тому, що воно створює робочу силу, котра надихає.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.ההטבה המושכת השניה של חמלה היא שהיא יוצרת סביבת עבודה מעוררת השראה.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.الفائدة الجلية الثانية من الشفقة أنها تخلق بيئة عمل ملهمة.
Şefkatin ikinci çekici yararı ilham verici bir işgücü kurması.刺激的な従業員を生み出すことです 従業員はより大きな善に向かって
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Anda mengekspresikan diri karena Anda memiliki belas kasih.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Azért nyilvánulsz meg, mert együttérző vagy.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Bạn thể hiện bản thân vì bạn có lòng thương người.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Exprimimo-nos porque temos compaixão.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Je drukt jezelf uit omdat je compassie voelt.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.인정이 있기 때문에 당신 자신을 표현하는거지요.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Prejavujete sa, lebo máte súcit.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Projevujete sebe sama, protože máte soucit.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Sie können sich ausdrücken, weil Sie über Mitgefühl verfügen.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Te expresas porque tienes compasión.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Te exprimi deoarece ai compasiune.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Tu esprimi te stesso perché hai compassione.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Vous vous exprimez, car vous avez de la compassion.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Wyrażasz siebie ponieważ jest w tobie współczucie.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Εκφράζεσαι επειδή έχεις συμπόνια.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Ви виражаєте себе тому, що ви наділені милосердям.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Вы выражаете самого себя потому, что у вас есть милосердие.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.Изразяваш себе си, защото имаш състрадание.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.אתה מבטא את עצמך בגלל שיש לך חמלה.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.أنت تعبر عن نفسك لأن بداخلك رحمة.
Şefkatiniz olduğu için kendinizi ifade edersiniz.思いやりを発見するには 思いやりのある人間になる必要があります
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Az együttérzés motivációs komponense pedig létrehozza a nagyobb jó felé irányuló ambíciót.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Componenta motivațională a compasiunii creează ambiție pentru un bine mai mare.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.De motivatiecomponent van compassie creëert ambitie gericht op het algemeen belang.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Die Motivationskomponente im Mitgefühl schafft den Antrieb, die Welt zu verbessern.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.El componente de motivación de la compasión crea la ambición por el bien común.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.동정심의 동기적 요소는 더 큰 편익을 만들어냅니다.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.Komponen motivasi dalam belas kasih menciptakan ambisi untuk kebaikan orang banyak.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.La componente motivazionale della compassione crea ambizione per il bene di tutti.
Şefkatin motivasyon olarak bileşeni daha iyiye ulaşmak için hırs yaratıyor.La composante de motivation de la compassion crée l'ambition d'un plus grand bien.