Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Jednoho slavného šéfkuchaře tady v SF už napadli, opravdu.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.실제로 샌프란시코의 유명 주방장에게 일어난 일입니다.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Komolyan, megtörtént itt San Francisco-ban egy híres főszakáccsal.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Niin kävi eräälle kuuluisalle kokille täällä San Franciscossa.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Serios, i s-a întâmplat unui bucătar celebru aici în San Francisco.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Sungguh, itu terjadi di San Fransisko di sini pada seorang koki terkenal.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Αλήθεια,συνέβη σε ένα διάσημο σεφ εδώ, στο Σαν Φρανσίσκο.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Правда, это и случилось здесь, в Сан-Франциско с известным шеф-поваром.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.Сериозно, това се случи на един известен готвач в Сан Франциско.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.באמת, זה קרה לשף מפורסם כאן בסן פרנסיסקו.
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.حقيقة ... لقد حدث هذا لاحد الطهاة هنا في سان فرانسيسكو
Gerçekten, San Francisco'daki ünlü bir şefin başına geldi.フォアグラを食すことへの反対意見に理論的根拠が無いと
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Ezt mondtam mindenkinek, mentőstől kezdve a szívsebészet vezetőjének,
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Ich würde zu jedem vom Rettungsassistenten bis zum Chefarzt der Kardiologen sagen,
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Ik zeg tegen iedereen, van paramedici tot het hoofd hartchirurgie,
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,최악의 실수입니다"라고 응급구조요원에서 심장 외과 과장에
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,la șeful secției de cardio-chirurgie.
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Mówiłem wszystkim od sanitariuszy, po kardiochirurgów,
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Počnúc záchranármi až po primára kardiochirurgie, všetkým som povedal
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Vorrei dire a tutti dai paramedici al responsabile di cardiochirurgia
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Казвам на всеки от парамедиците до шефа на сърдечната хирургия,
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Я бы сказал всем, от парамедика до кардиохирурга:
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,Я кажу всім - від парамедиків до завідуючого кардіохірурга -
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,הייתי אומר לכל אחד, מפרמדיקים ועד לראש מחלקת ניתוחי הלב,
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,وأود أن أقول للجميع من المسعفين إلى رئيس جراحة القلب،
Herkese, ambulans personelinden, kalp cerrahisi şefine kadar söyleyebilirim ki,救急隊員にも心臓外科長にも 自分の最悪の失敗の経験を話した上で
Her restoran kendine özgü, şefin yeteneklerine göre şekillenen başka menüleri var, vesaire.Ainsi, ils sont très différenciés. Chaque restaurant est unique, du chef ont des spécialités et tout le reste.
Her restoran kendine özgü, şefin yeteneklerine göre şekillenen başka menüleri var, vesaire.Ale, na trhu jich existuje mnoho.
Her restoran kendine özgü, şefin yeteneklerine göre şekillenen başka menüleri var, vesaire.Rynek jest wysoce zróżnicowany: każda restauracja ma wyjątkowy charakter, inną specjalność zakładu...
Her restoran kendine özgü, şefin yeteneklerine göre şekillenen başka menüleri var, vesaire.Отже, вони високо диференційовані. Кожен ресторан є унікальним, шеф-кухарі мають кухні і все інше.
Hırsızların Şefine soruyorum.Je m'adresse au chef des voleurs.
Hırsızların Şefine soruyorum.Le pregunto al jefe de los ladrones.
Hırsızların Şefine soruyorum.Tôi đang hỏi thủ lĩnh của bọn trộm đấy chứ.
Hırsızların Şefine soruyorum.Питам главатаря на крадците.
Hırsızların Şefine soruyorum.Я прошу об услуге Короля Воров.
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Apa kau tahu seberapa menyesal kepala administrasi untuk kehilanganmu?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Cậu có biết là ban giám hiệu đã tiếc đến mức nào khi để vụt mất cậu không hả?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı? Ordaki HaNi değil mi?Вие чухте ли?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Sai quanto il capo dell'amministrazione rimpianga di averti perso?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Sais-tu à quel point le directeur de l'école regrette de t'avoir perdu ?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Stii cat de mult regreta decanul ca te-a pierdut?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Vet du hur ångerfull administrationen är för att ha förlorat dig?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Weet je hoe teleurgesteld de hoofd van de administratie is voor het verlies van jou?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Weißt du wie sehr der Verwaltungsvorsitzende noch immer bedauert, dich verloren zu haben?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Ξέρεις πόσο λυπημένος είναι ο επικεφαλής της διοίκησης που σε έχασε;
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Знаешь, как расстраивался директор, когда потерял тебя?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?هل تعلم كم كان نادما رئيس الاداره لفقدانك؟
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?あれ オ・ハニだろ?
İki ay sonra yine iş gereği bir başka köye gittim. Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.Dos meses después, fui a otra aldea con el mismo encargo y me pidieron que viviera con la jefa de la aldea.
İki ay sonra yine iş gereği bir başka köye gittim. Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.Două luni mai târziu, mă duc în alt sat cu aceeaşi sarcină şi m-au rugat să locuiesc cu liderul satului.
İki ay sonra yine iş gereği bir başka köye gittim. Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.To måneder senere, tog jeg til en anden landsby med den samme opgave og de bad mig bo hos landsbyhøvdingen.
İki ay sonra yine iş gereği bir başka köye gittim. Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.Два месеца по-късно отидох в друго село на същата служба и бях помолена да живея с началника на селото.
İki ay sonra yine iş gereği bir başka köye gittim. Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.Два месяца спустя я поехала в другую деревню по тому же заданию, и они поселили меня с главой деревни.
Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.Dort war ich beim Dorfhäuptling untergebracht.
Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.그 마을에서는 그 마을의 촌장집에 제 숙소를 정해 줬지요.
Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.והם ביקשו ממנו להתגורר אצל מנהיג הכפר.
Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.،وطلبوا مني أن أعيش مع زعيم القرية
Köyün şefinin evinde kalmamı önerdiler.女性の村長には小さい女の子がいました
Orkestra şefinin, aslında, ne yaptığına dair ne söyleyebilirsiniz?Ale co dirigent? Co můžete říci že dirigent ve skutečnosti dělal?
Orkestra şefinin, aslında, ne yaptığına dair ne söyleyebilirsiniz?Cosa possiamo dire che stesse facendo, in realtà?