Feith, "Her şey tam bir şeffaflık içinde yapılıyor."Everything is being done in full transparency.
Bu süreçler aynı zamanda daha fazla şeffaflık da sağlıyor.Those are processes which will allow for greater transparency as well.
(Rompres - 21/10/04; Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Novinite, BNN, Focus, Fena – 20/10/04)(Rompres - 21/10/04; Transparency International, Novinite, BNN, Focus, Fena – 20/10/04)
Bu durum, riskin şeffaflık pahasına geniş ölçeğe yayılmasına olanak sağladı.These allowed risk to be disseminated on a large scale at the expense of transparency.
Siyasetçilerin önündeki meselelerin en zorluları şeffaflık ve likidite.Two of the most important challenges ahead relate to transparency and liquidity.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporu: Yolsuzluk tüm dünyada yargı sistemlerini baltalıyorTransparency International report: corruption undermines judicial systems worldwide
Warrant Canary ve Şeffaflık raporuWarrant Canary and Transparency report
Hizmet güncel Şeffaflık raporu ve Warrant Canary sağlamaktadır.[…]The service maintains an up-to-date transparency report and warrant canary.[32][33]
Şeffaflık yasaları, şirketleri ücretleri çalışanlara, işverenlere ve hûkümete açıklamaya zorlar.Transparency laws force companies to disclose wages to employees, employers, and the government.
Bu cinsiyetler arası ücret farkını azaltmak için şeffaflık yasaları yürürlüğe konmuştur.Transparency laws are put into place to reduce this gender pay gap.
Parça renkleri, şeffaflık da dahil olmak üzere 3B görünümde tanımlanabilir. [1]Part colors can be defined in the 3D view (including transparency).[6]
Belediye başkanı olarak ilk döneminde Márki-Zay şeffaflık için savaşacağına söz verdi.During his first term as a mayor, Márki-Zay vowed to fight for transparency.
Şeffaflık, güvenirlilik, disiplin ve öngörülebilirliğe bağlıdır.Die Transparenz beruht auf der Glaubwürdigkeit, der Selbstdisziplin und der Vorhersehbarkeit.
Açıklık ve şeffaflık en önemli öğelerdendi.Schieberei und Bestechlichkeit waren große Mode.
Uygulamalarda şeffaflık ilkesi esastır.Rechts ist der Spannungsregler angebracht.
Teknik dediğiniz şey, basitlik, şeffaflık ve istekli çalışmaktan başka bir şey değildir.”La technique est avant tout transparence, simplicité et tentative sérieuse,. ».
Ayrıca yansıma ve şeffaflık efektlerine sahiptir.También tiene resistencia y reflejos superhumanos.
Şeffaflık, güvenirlilik, disiplin ve öngörülebilirliğe bağlıdır.Si basa sui principi di buona governance, proporzionalità, trasparenza e sostenibilità.
Mektubu delil olarak anlamlı bir şeffaflık olduğunu iddia ediyor.Он справедливо утверждал, что при этом теряется один из важнейших материальных признаков.
Uygulamalarda şeffaflık ilkesi esastır.В первую очередь оригинальностью исполнения.
Ayrıca yansıma ve şeffaflık efektlerine sahiptir.Além disto, há os efeitos renais e a febre.
Teknik dediğiniz şey, basitlik, şeffaflık ve istekli çalışmaktan başka bir şey değildir.”A técnica é acerca de transparência, simplicidade e fazer uma séria tentativa".
Açıklık ve şeffaflık en önemli öğelerdendi.Tamanho e conforto eram prioridades.
Kolej erişilebilirlik, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerine bağlıdır.Dlatego argumenty a facultate dzielą się na argumenty z możności i niemożności.
Transparency International), Glasnost: Sovyetler Birliğinin son yıllarında şeffaflık politikası.Iivonen, Jyrki: Neuvostovallan viimeiset vuodet.
Berlin' deki küçük bir sekreterya uluslararası şeffaflık hareketini koordine etmekte ve desteklemektedir.제네바에 있는 사무국(Secretariat)은 자문위원회의 활동을 돕고 조정한다.
Vizyon EUROSAI; hesap verebilirlik, şeffaflık ve dürüstlüğü kapsayan iyi yönetimi teşvik eder.החזון: EUROSAI יקדם את הממשל התקין, ובכלל זה ערכים של אחריות, שקיפות ויושרה.
Ticarette, ağırlıklar ve ölçüler adil ve şeffaflık sağlamak adına her zaman hükumet kontrolündedir.V obchode váhy a miery zvyčajne podliehajú vládnej regulácii, aby sa zaistila spravodlivosť a transparentnosť.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Chama-se Iniciativa de Transparência na Indústria Extrativa.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Die heet het Initiatief voor Transparantie in de Grondstoffenindustrie.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.바로 EITI(자원개발사업 투명선 확보선언) 입니다.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Elle s'appelle "L'initiative pour la Transparence dans les Industries Extractives".
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Es ist die Initiative für Transparenz in der Rohstoffwirtschaft (EITI).
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Jmenuje se Iniciativa pro transparentnost v těžebním průmyslu.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Nazywa się to Inicjatywa Przejrzystości w Przemyśle Wydobywczym.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Se llama Iniciativa para la Transparencia de las Industrias Extractivas.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Se numeşte Iniţiativa pentru Transparenţa Industriilor Extractoare.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Si chiama Extractive Industries Transparency Initiative.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Ονομάζεται Πρωτοβουλία Διαφάνειας των Εξορυκτικών Βιομηχανιών.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Казва се Екстракционна Инициатива за Прозрачни Индустрии.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.Она называется Инициатива Прозрачности в Добывающих Отраслях.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.הוא קרוי "היוזמה לשקיפות בתעשיית הכרייה".
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.إنها تسمى مبادرة شفافية الصناعات الإستخراجية.
Adı da Doğal Maddeleri İşleme Endüstrisi Şeffaflık İnisiyatifi.これは 政府の収益高を市民に報告することを
Adı şeffaflık, açık veri setleri,Het heet transparantie. Open datasets.
Adı şeffaflık, açık veri setleri,투명성이죠. 자료 전체를 공개하는 것입니다.
Adı şeffaflık, açık veri setleri,Říká se jí transparentnost, otevřená data.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Det kallas genomsynlighet, öppna data, något TED-gemenskapen verkligen har fattat.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Es la transparencia, los datos abiertos, algo en lo que la comunidad TED está realmente enfocada.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Es nennt sich Transparenz, Offenlegung der Daten, etwas, womit sich die TED-Gemeinschaft bereits beschäftigt.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Namanya transparansi, data yang dibuka, sesuatu yang benar-benar dilakukan oleh komunitas TED.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Przejrzystość, otwarte źródła danych, coś, na czym bazuje społeczność TED.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Se numește transparență, informații libere, ceva ce preocupă comunitatea TED.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Si chiama trasparenza, open data, una cosa su cui la comunità TED è molto focalizzata.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Λέγεται διαφάνεια, ανοιχτά δεδομένα, κάτι που η κοινότητα του TED ήδη κάνει.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.І це - відкритість, вільне поширення інформації, те, чим успішно займається TED-спільнота.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Нарича се прозрачност, открити данни, нещо, по което ТЕД обществото работи усилено.
Adı şeffaflık, açık veri setleri, TED topluluğunun başardığı bir şey.Она называется прозрачность, открытость и доступность данных, это как раз то, чем занимается TED.
Adı şeffaflık, açık veri setleri,TEDコミュニティとも 強く響きあうものだ
Adı şeffaflık, açık veri setleri,קוראים לו "שקיפות", מערכי נתונים פתוחים,