Ana içeriğe geç
Sözlük

şeffaf ile cümle

şeffaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
SuperKaramba içerisinde tam şeffaflık desteği için lütfen masaüstü efektlerini etkinleştirin.Please enable the desktop effects to get full transparency support in SuperKaramba.
Gri tonlama (şeffaflık olmadan)Grayscale (without transparency)
Yanan ŞeffaflıkBurning Transparency
Şeffaflık DenetimleriTransparency Checkboxes
& Şeffaflık Maskesi& Transparency Mask
Şeffaflık İçinFor Transparency
720x720dpi, şeffaf film720x720dpi, transparency film
Şeffaf filmTransparency film
HP ŞeffafHP Transparency
Şeffaf film/ HP Özel KağıdıTransparency/ HP Special Paper
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameContract color area and expand transparent part of the image.
Resmin şeffaf kısmına rengi genişlet. NameExpand color onto the transparent portion of the image.
Şeffaf TeletextTransparent Teletext
Şeffaflığı aç/ kapatToggle transparency
Şeffaflık:% 1Transparency: %1
Delevoye, "Şeffaflık, işkenceye karşı kullanılabilecek en verimli araçtır."Transparency is the most efficient tool against torture.
Ancak kimileri, şeffaflığın ve siyasi iradenin olmamasından şikayetçi.Critics, however, complain about lack of transparency and a political agenda.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü Romanya'nın icra direktörü Victor Alistar da buna katılıyor.Victor Alistar, executive director of Transparency International Romania, seems to agree.
Kosova seçim komisyonu başkanı: şeffaflık sağlanacaktırKosovo election commission chief: transparency will be ensured
HDZ teftişleri: şeffaflık için dönüm noktası mı?HDZ investigations: a turning point for transparency?
Fakat bunlar yeni bir şeffaflık döneminin başlangıcı olabilir mi?But do they mark the opening of a new era of transparency?
Kesinlikle şeffaf olduğunu söyleyebileceğim tek bir kampanya bile olmamıştır." dedi.There was not even one campaign which we could say was absolutely transparent," Kristic said.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü: BH seçimlerinde milliyetçilik ağır basıyorTransparency International: BiH election heavy on nationalism
Medya patronluğunda şeffaflığın artırılması son derece önem taşıyor.Increased transparency regarding media ownership is crucial.
Kurulu IT sistemi karar alma sürecini hızlandırarak şeffaflığı artıracak.The established IT system will speed up the decision-making process and boost transparency.
Bir başka Macar enerji şirketi de yine şeffaf olmayan yöntemlerle el değiştirdi.Another Hungarian energy company changed hands in an equally non-transparent fashion.
Şeffaflık eksikliği bunu anlamayı zorlaştırıyor.Lack of transparency makes it hard to tell.
Yeni nüfusa sayımının şeffaf ve AB standartlarına dayalı olacağını söylediniz.You have said the new census will be transparent and based on EU standards.
Belgrad'da verdiğim yanıtlar mümkün olan en makul ve şeffaf yanıtlardır.The answers I gave in Belgrade are the most reasonable and transparent possible.
Kuş gribini şimdilik yenen Türkiye önleyici tedbirlerdeki şeffaflığından ötürü övgü topladıTurkey beats bird flu, for now; praised for transparency in preventative measures
SETimes: Şeffaflık Örgütü, yolsuzluk sorununu kamuoyuna taşıyan ilk sivil toplum örgütü oldu.SETimes: Transparency was the first NGO to speak out publicly about this problem.
Ilir Meta: Davam şeffaflıkla görüldüIlir Meta: My trial was transparent
Berişa, Haziran seçimlerinin "ülke tarihinde görülmüş en şeffaf süreç" olduğunu yineledi.Berisha reiterated that the June elections were "the most transparent process the country ever had".
Şeffaflık eksikliği Güneydoğu Avrupa'daki siyasi partileri bırakmıyorLack of transparency trails political parties in Southeast Europe
SETimes'a konuşan Koçi, "Kosova'da hiçbir siyasi parti olması gerektiği kadar şeffaf değil." dedi."No political parties in Kosovo are as transparent as they should be," he told SETimes.
Başbakan Sali Berişa, "Şeffaflık ancak anayasaya uygun şekilde uygulanmalıdır."Transparency could be made only according to the Constitution.
Güvenilirlik ve şeffaflık olmazsa olmazlardan.Accountability and transparency are a must.
Üçlünün amacı yönetimde daha fazla şeffaflık sağlamak olacak.The trio's goal will be to ensure greater consistency in leadership.
Kampanya finansmanı için şeffaf bir çerçeveye de ihtiyaç var." dedi.Transparent framework for campaign financing is also needed," the Union said.
İlgili bütün kurumların katılımıyla şeffaf bir şekilde hazırlanmışlardır."They have been prepared in a transparent manner with participation of all relevant institutions."
Bulgaristan, üst düzey yolsuzluk skandalını soruştururken şeffaflık sözü verdiBulgaria promises transparency in investigating high-level corruption scandal
Hırvatistan, Uluslararası Şeffaflık Örgütünün raporunda 70. sırada yer alıyor. [TI]Croatia ranked 70th in the Transparency International report. [TI]
Hareket, şeffaflığı artırma yönünde atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.The move is viewed as an important step towards greater transparency.
Ancak diğerleri Ceku ve kabinesinin zaten son derece şeffaf davrandığı görüşündeler.Others, however, say that Ceku and his cabinet are already acting very transparently.
Hükümeti daha şeffaf hale getirdi ve menfaat çatışmalarını bertaraf etmeye başladı.He has brought more transparency into government and begun rooting out conflict of interest.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, yolsuzlukla mücadelede bölgesel ilerleme görüyorTransparency International sees regional progress in anticorruption fight
BH'de gözlemcilik yapan Uluslararası Şeffaflık Örgütü de ülkeyi aynı konularda uyardığını söylüyor.The watchdog group Transparency International in BiH says it has warned of the same issues.
Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Rasim Ljajiç, "Her şey net ve şeffaf olmalı." dedi."Everything must be clear and transparent," said Labour and Social Affairs Minister Rasim Ljajic.
E-devlet projesiyle devlet kurumlarının verimliliği ve şeffaflığının artırılması amaçlanıyor.The e-government project aims to improve the efficiency and transparency of state institutions.
AB, Makedonya'daki seçim finansmanının şeffaf olmasını istiyorEU wants transparent election funding in Macedonia
Bu kurallara göre, seçim ve partilerin finansmanının tamamen şeffaf olması gerekiyor.Under those rules, election and party funding must be completely transparent.
Feith, "Her şey tam bir şeffaflık içinde yapılıyor."Everything is being done in full transparency.
Devlet yönetimi temsilcilerinin faaliyetlerinin şeffaflaştırılması da son derece büyük önem taşıyor.Transparency in the actions of state administration representatives is also of paramount importance.
Bu süreçler aynı zamanda daha fazla şeffaflık da sağlıyor.Those are processes which will allow for greater transparency as well.
(Rompres - 21/10/04; Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Novinite, BNN, Focus, Fena – 20/10/04)(Rompres - 21/10/04; Transparency International, Novinite, BNN, Focus, Fena – 20/10/04)
Bu durum, riskin şeffaflık pahasına geniş ölçeğe yayılmasına olanak sağladı.These allowed risk to be disseminated on a large scale at the expense of transparency.
Siyasetçilerin önündeki meselelerin en zorluları şeffaflık ve likidite.Two of the most important challenges ahead relate to transparency and liquidity.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporu: Yolsuzluk tüm dünyada yargı sistemlerini baltalıyorTransparency International report: corruption undermines judicial systems worldwide
Bir şeffaf plastik şişenin içinde Malo kingi.Malo kingi in a clear plastic vial.
Aynı renkteki (beyaz/şeffaf olmayan) sertifikalar aynı açık anahtarı içerir.Certificates with the same color (that are not white/transparent) contain the same public key.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şeffaf ile cümle - Sayfa 3 - şeffaf kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App