Ana içeriğe geç
Sözlük

şaz ile cümle

şaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Saz semaisi ritmik bir yapıdadır.Ритм здесь отличается сложной структурой.
Daha sonra sırasıyla Zob Ahan ve Mashin Sazi kulüplerinde oynadı.Приехал к нам как раз в тот момент, когда мы играли в Грозном и Махачкале.
İyi derecede saz çalardı.Наверное, слишком была избалована хорошими ролями.
Saz çalıyor ve çok tatlı bir ses tonuna sahip.У них отличное чувство ритма и сладкий голос.
Sazlar, tunç, demir, ağaç ya da bambudan yapılır.Леса состоят в основном из тика, сала, железного дерева, бамбуков.
Saz çalıyor ve çok tatlı bir ses tonuna sahip.إذا ضغطها فإنها تصدر صوت بيانو لطيف.
Saz aşıkları bulmacayı çözemezler.عدم جواز تكفير أهل القبلة.
Henüz küçük bir çocukken köylerde sünnet ve düğün törenlerinde, bayramlarda saz çalarak dolaşmaya başladı.حتى في العيد أراهن يشاركن الأطفال اليتامى فرحة العيد في أول يوم عيد ..
Daha sonra Sühreverdi, Şâzelî ve Rufâi tarikatlarından çeşitli zamanlarda ders aldı.ومن ثم ترعرع فيها، وشب محبا للعلم والعلماء، فأخذ عن الكثيرين منهم، ولازم بعضا من الأدباء والفضلاء.
Tulum Lazların ulusal sazıdır.الكسكس هو الطبق الوطني الحقيقي.
Bilhassa sazan balığı bakımından çok zengindir.وقد اشتهر بالماضي بالثروة السمكية.
Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur.يرافقه عادة صوت مميز، وفي بعض الأحيان، ترافقه الرائحة.
Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.هنا ستجد حائط صغير للاحتماء خلفه.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.بوفاة والده، انقلبت حياة الأسرة رأساً على عقب.
Orada bir kahvehane tutup sazını müzikseverlere dinletti.والأبقار تدر حليباً أثناء استماعها للموسيقى.
Ruhsati, saz çalamayan bir aşıktır.هكذا يكون الحب..مسلسل رجل بلا جذور.
Youtube kariyerine artı olarak daha önce saz çatı yapıyordu.Ele trabalhou como telhoteiro, além de sua carreira no YouTube.
Sazla oynanır ve ağır bir melodisi vardır.Ele toca violão e faz melodias lindas.
Dervişler, saz ozanları gerektiğinde silâhlanıp savaşa da katılıyorlardı.Os dervixes e menestréis também se armavam e se juntavam aos combates quando era necessário.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.Após a morte de seu pai, ele começou a considerar seriamente a ideia do sacerdócio.
Sabahları, en büyük zevki sazları ile uğraşmak olurdu.Meia hora mais tarde, estão prontos para fazer o gosto dos mais gulosos.
Sazım Sözüm, Bakü 1978.Malditos Mendigos, 1978.
Aynalı Sazan, Kara balık.Voz Ativa, Ouro Preto,.
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Cresce em solos argillosos.
Daha sonra sazlıkta saklananlar burada çitörmeye başlamışlardır.Assim, esporadicamente, viagens de caçada iniciam-se aqui.
Müziğe çok küçük yaşlarda babasının çaldığı saz ezgilerine eşlik ederek başladı.Começou a cantar em uma idade muito precoce utilizando instrumentos de seu pai.
Çeşitli saz eserleri ve şarkılar besteledi.Mas tinham cantos e danças diferentes.
Birçok saz ustası yetiştirmişlerdir.Ze hebben nu al vele werken van barmhartigheid uitgevoerd.
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Zelf draait hij alleen maar aan de knoppen.
Aynalı Sazan, Kara balık.Vuile boter, vuile vis.
1954 yılında, Çalsın Sazlar Oynasın Kızlar adlı filmde bir Jüri üyesini canlandırmıştır.In 1965 regisseerde hij de filmkomedie Faites vos jeux, mesdames.
Uzun hava açılışlarında kullanılmaya çok uygun bir sazdır.Het is bij uitstek geschikt voor gebruik in de open lucht.
İsmail Parlatır, Nurullah Çetin, Hakan Sazyek) MEB.Gerard paarde immers eene krachtige natuur aan eene stoere werkkracht.
Sazae-san (Japonca: サザエさん), Machiko Hasegawa tarafından yazılan bir manga serisidir.Sazae-san (サザエさん, Sazae-san) is een Japanse yonkoma manga geschreven en getekend door Machiko Hasegawa.
Tahta işçiliğindeki anlamıyla gereh-sazi iki şekilden birinde olabilir.Een strek kan bij metselwerk duiden op twee verschillende betekenissen.
Gölde ördekler, yılanlar, turnalar ve sazanlar bulunur.Vlakbij leven slangen, kikkers en salamanders.
Daha sonra Sühreverdi, Şâzelî ve Rufâi tarikatlarından çeşitli zamanlarda ders aldı.Nadien werkte zij voor verschillende bladen en tijdschriften.
Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.Op de heup wees een wat kleiner paar puntig schuin naar achteren.
Balta sazı (ya da dede sazı, ruzba), bağlama ailesi içinde yer alan bir bağlama türü.Onder een huishouden wordt verstaan (het reilen en zeilen van) een woongemeenschap of huisgezin.
Besteci olarak özellikle saz eserlerinde başarılıydı.Als atleet was hij met name succesvol op de weg.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Het vormt aardlagen die in het Krijt (zie boven) zijn ontstaan.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.Een goed verstaander heeft maar een half woord nodig.
Divan sazı'na yakın büyüklükte, 9 ya da 6 tellidir.Mocniejsze ze skrzyniami o 6 lub 9 biegach.
Eski bir basketbolcunun kızı olan Şaziye, 7. sınıfta iki kız kardeşi ile birlikte basketbola başladı.Córka byłego koszykarza, koszykówkę zaczęła trenować wraz z dwiema siostrami.
Saz gomalak cila ile cilalanır.Kąsaczowce, które mylimy cz.
Derhal geriye dönerek sazlıkların arasına saklanırlar.Po powrocie osiadają w Dreźnie.
Saz, kamış, kındırandan oluşan hayli zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.Stawiany – potok będący prawobrzeżnym dopływem Będkówki.
Halk şairleri genellikle okur yazar değillerdir ve şiirlerini saz eşliğinde çalıp söylemektedirler.Nigdy nie jest dość wysiłków, aby wypowiedzi papieża czytać i dzielić się nimi z innymi.
2. Saz şairi, âşık.Grosik 2 Tyle Miłości Ukochany Kraj...
Tulum Lazların ulusal sazıdır.Przydomek reprezentacji to Nzalang Narodowy.
Dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısıdır.Prawdopodobnie pierwszy na świecie robot posiadający obywatelstwo.
1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmuştur.W 1995 r. utworzono jednostkę pomocniczą miasta Osiedle Głuszyna.
Çatı ise eğik olup sazlarla örtülmüştür.Sufit ugiął się mocno i został podparty słupami.
Saz çalıyor ve çok tatlı bir ses tonuna sahip.Ma świetny węch i miły, melodyjny głos.
Ayrıca Fadik'in ablası Şaziment'e aşıktır.Båda älskar faderns trolovade Aspasia.
Ayrıca saz sanatçısı Özay Gönlüm'ün öz yeğenidir.Därmed blev han också brorsons sonsons sonson till sig själv.
Besteci olarak özellikle saz eserlerinde başarılıydı.Det var emellertid i rollen som ledare hon nådde särskilt höga positioner.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Terrängen runt Nûkatdlûp Qáqâ är kuperad.
Divan sazı'na yakın büyüklükte, 9 ya da 6 tellidir.Обидва рівні оздоблення були доступні у 6- або 9-місній версіях.
Şiirler çoğu zaman saz eşliğinde söylenir.Поезія часто представлена у вигляді розповіді.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şaz ile cümle - Sayfa 4 - şaz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App