2. Saz şairi, âşık.2° Un secrétaire, Bailli.
Balta sazı (ya da dede sazı, ruzba), bağlama ailesi içinde yer alan bir bağlama türü.On y place un bœuf et un âne (non présent dans les Évangiles).
İmam Cezuli İslam Düşünce Atlası'nda Ebü'l-Hasen eş-ŞâzelîAllah | Mahomet Coran | Sourate | Hadîth Portail de l’islam
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Elle y danse des solos.
Ekim 2012'de Milliyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliği görevine Derya Sazak getirildi.En décembre 2012, le gouvernement a confié à la Mission Très Haut Débit la mise en œuvre du plan.
Dönemin diğer büyük saz şairi Aşık Ömer'dir.Le champion actuel classique est Amar Diokh.
Doğal olarak, sazlıklardan elde edilen sazların sap kısmından üretilmektedir.Elle est produite naturellement par les glandes de nos aisselles.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Œuvres de terre cuite (têtes et bustes).
"Ne Sazımın Yaşlanmaya Niyeti Var Ne de Benim".Mais le propre des chefs-d'œuvre est de ne pas vieillir ».
Bu küçük ötücü kuşlara ait kuş, çalılıklarla saz yataklarında bulunan bir türdür.Un motif bien particulier est un drôle de petit singe couché dans un panier.
Sazae her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.Sazae siempre se olvida de su propio número de teléfono.
3×3 Eyes (Japonca: サザンアイズ; Sazan Aizu), Yuzo Takada tarafından yazılan bir manga serisidir.3×3 Ojos (3x3 Eyes (サザンアイズ, Sazan Eyes)?) es un manga creado por Yuzo Takada, siendo su obra más reconocida.
Ekim 2012'de Milliyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliği görevine Derya Sazak getirildi.En agosto de 2011, se produce un importante cambio en la dirección periodística del medio.
Sazae-san (Japonca: サザエさん), Machiko Hasegawa tarafından yazılan bir manga serisidir.Sazae-san (サザエさん, Sazae-san?) es una serie de manga y anime japonés creada por la dibujante Machiko Hasegawa.
Şiirler çoğu zaman saz eşliğinde söylenir.La poesía siempre se representa con claridad.
Onuk Sazan seri üretime geçtiğinde, fiyatının 300.000 € olacağı tahmin ediliyor.Se recibe un agradable impacto cuando se conoce que su precio es de tan solo 310 libras.
Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.Tiene una cavidad rectangular en la espalda.
Bu bölgede çok sayıda bataklık ve sazlık bulunmaktadır.En esta zona hay también numerosos balnearios y spas.
Münker veya şâz-merdûd olan hadîse mukabil tercih edilen hadîse mâruf denir.Si no, era uno de los presentadores o de los invitados el que recibía el castigo.
Sultan sazlığının (3300 ha) suları tatlıdır.De las fuentes del Salvador sacaréis agua con alegría (3400 kg).
Saz kamışçını ve Çalı kamışçını ile kolayca karıştırılabilir.Es fácil de confundir con la autunita y la torbernita.
Ruhsati, saz çalamayan bir aşıktır.Una verdadera pesadilla no exenta de toques de humor.
Çoğunlukla büyük usullerle bestelenmiş saz eserleridir.Son siempre personas muy agraciadas físicamente.
Kamış veya sazlardan yapılmış olan bazı hasırların baskıları korunmuştur.Algunas impresiones de las esteras hechas de cañas o de juncos se han preservado.
En çok sazan ve Alabalık avcılığı yapılmaktadır.Destino de la caza viva y muerta.
Şiirlerinden belli oluyor ki, o, sazlı-sözlü meclislerde yer almıştır.Entre ellas se cuenta el poema que dedicó a su ciudad adoptiva.
Dörtü final Prag'daki Sazka Arena'da oynanmıştır.La Final Four se jugó en el Štark Arena, en Belgrado, Serbia.
Bu yüzden Gün Sazak Amerika'ya ziraat okumaya gönderilir.Muy pronto esta misma voz se oirá en América Latina.
26 Haziran 1909'da Sazonov, St. Petersburg'a çağrıldı ve Dışişleri Bakanı Yardımcılığı görevine getirildi.Il 26 giugno 1909 Sazonov fu richiamato a San Pietroburgo e nominato vice ministro degli esteri.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.Le terre di colmata in Valdinievole.
Saz gomalak cila ile cilalanır.Come per il caviglione con cui viene confuso.
Sazonov, Rus-Alman ilişkileri konusundaki çalışmasına rağmen Uzak Doğu'da Rus çıkarlarına dikkat etti.Sazonov fu attento non solo ai rapporti russo-tedeschi, ma anche agli interessi russi in Estremo Oriente.
Sazonov son yıllarını Fransa'da bir anı kitabı yazarak geçirdi.Sergej Sazonov trascorse gli ultimi anni di vita in Francia, dove scrisse un libro di memorie.
Çeşitli saz eserleri ve şarkılar besteledi.Avrebbe contenuto differenti lavori e canzoni.
Saz yataklarında gizlenebildikleri için zor görülürler.È facile trovarlo sotto le foglie di cui si nutre.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Infine, saluta Michael dandogli un bacio sulla guancia.
Telli Sazın Meclisleri imar eyler, Ne günahı telli sazın?Terminò il suo libro di memorie, Yo pecador...
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.A causa della natura delle professioni di suo padre, la sua vita inizialmente è stata caotica.
En bilinen eserleri Hüseyni Peşrev ve Saz Semaisi’dir.L'utilizzo più importante però è quello della preparazione dei prosciutti, sia crudi che cotti.
Birincisi kumluk, ikincisi sazlık alanı ve üçüncüsü dağlık alanıdır.Il libro primo è intitolato La semina, il secondo La mietitura e il terzo Il raccolto.
Bu çocuğu sazdan bir sal içerisinde suya bırakırlar.I ragazzi lo trattengono in un bidone della spazzatura.
Kızdan çengiler, sazlı bir eğlence ortamı isterler.Non invitatemi a una festa per fare una piacevole chiacchierata.
Çoğunlukla büyük usullerle bestelenmiş saz eserleridir.Ha abitudini prevalentemente stanziali.
Gördek (Rutilus rubilio), sazangiller (Cyprinidae) familyasına ait olan bir tatlı su balığı türü.La rovella (Rutilus rubilio) è un pesce d'acqua dolce, della famiglia dei ciprinidi.
Ancak kuyunun suyu sazlara geçirmiş ve sırrı yayılmıştır.Poi disse una preghiera al cielo: l'acqua si mutò in birra e le ossa si ricoprirono di carne.
Saz çalıyor ve çok tatlı bir ses tonuna sahip.Parla in modo elegante e ha un tono di voce molto suadente.
Tulum Lazların ulusal sazıdır.I bryndzové halušky sono il piatto nazionale slovacco.
O nefesli sazlardan oluşan bir ekibin üyesi.Он играет в духовом оркестре.
Annesi aydın bir kişi olan Şaziye Hanım idi.Его мать была очень набожной мусульманкой-шииткой, тщательно соблюдавшей все предписания шариата.
Balıkdere mevkiğinde Türkiye'nin en lezzetli sazan balıkları yetişmektedir.Здесь находится самые вкусные рыбы в Туркменистане.
Yere, sazdan örülmüş asır (hasır) serilirdi.При взбросах земная кора сжимается.
Kesilen sazların büyük kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir.Большая часть сырья продаётся за границу.
Yuvalarını yerde veya yüzer sazların üzerinde yaparlar.Икра кладётся на растения или в углубление на грунте.
Saz aşıkları bulmacayı çözemezler.Казалось, что ничто не может разлучить возлюбленных.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Она прощается с Василием и умирает у него на руках.
Sazak köyü, bütünüyle terkedilmiştir. * Uzaklıklar yaklaşık olarak verilmiştir.Местность вокруг села сильно заболочена. ? — село ликвидировано.
Saz ailesinin bir üyesidir.Для семейства Сэна как член семьи.
3×3 Eyes (Japonca: サザンアイズ; Sazan Aizu), Yuzo Takada tarafından yazılan bir manga serisidir.3 × 3 Eyes (в японском произносится как «глаза садзан») — манга, созданная известным художником Юдзо Такадой.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Кормятся в основном на деревьях, иногда на земле.
Leyla Saz Kabri, 1936, Edirnekapı Şehitliği, İstanbul.Харбин, 1936 Дама со стилетом.