Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.והנה מן היאר עלת שבע פרות בריאות בשר ויפת תאר ותרעינה באחו׃
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.وهوذا سبع بقرات طالعة من النهر سمينة اللحم وحسنة الصورة. فارتعت في روضة.
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.有 七 隻 母 牛 從 河 裡 上 來 、 又 肥 壯 、 又 美 好 、 在 蘆 荻 中 喫 草
Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.有 七 隻 母牛 從河裡 上來 、 又 肥壯 、 又 美好 、 在 蘆荻 中 喫草
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.( 41 : 11 ) Từ lỗ mũi nó khói bay ra , Như của một nồi sôi , có chụm sậy ở dưới .
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.(41:11) Từ lỗ mũi nó khói bay ra, Như của một nồi sôi, có chụm sậy ở dưới.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.(41:11) Une fumée sort de ses narines, Comme d`un vase qui bout, d`une chaudière ardente.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.41:12 Aus seiner Nase geht Rauch wie von heißen Töpfen und Kesseln.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.(41:12) из ноздрей его выходит дым, как из кипящего горшка или котла.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Asap mengepul dari dalam hidungnya, seperti asap kayu bakar di bawah belanga
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.De sus narices sale humo, como de olla que hierve al fuego
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Din nările lui iese fum, ca dintr'un vas care fierbe, ca dintr'o căldare fierbinte.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Dos seus narizes procede fumaça, como de uma panela que ferve, e de juncos que ardem.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Iz nozdrvi se mu vali dim kakor iz lonca, kipečega nad gorečim dračjem.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.ja, stridsklubbor aktar han såsom strå, han ler åt rasslet av lansar.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.그 콧구멍에서는 연기가 나오니 마치 솥이 끓는 것과 갈대의 타는 것 같구나
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Kuin oljenkorsi on sille nuija, keihästen ryskeelle se nauraa.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Nie upłoszy go strzała, a jako źdźbło są u niego kamienie z procy.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Non lo mette in fuga la freccia, in pula si cambian per lui le pietre della fionda
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Orrlyukaiból gõz lövel elõ, mint a forró fazékból és üstbõl.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Stokken zijn net zo goed als strohalmen en hij lacht als men speren naar hem toeslingert.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Strela z luku ho nepohne na útek; kamene z praku sa mu obrátia na plevy.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Stridsklubber aktes som halm, og den ler av det susende spyd.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Stridskøllen regnes for Rør, den ler ad det svirrende Spyd.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Za stéblo počítá střelbu, a posmívá se šermování kopím.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Εκ των μυκτηρων αυτου εξερχεται καπνος, ως εξ αγγειου κοχλαζοντος η λεβητος.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.Из ноздрите му излиза дим, Като на възвряло гърне над пламнали тръстики.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.מנחיריו יצא עשן כדוד נפוח ואגמן׃
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.من منخريه يخرج دخان كانه من قدر منفوخ او من مرجل.
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.從 他 鼻 孔 冒 出 煙 來 、 如 燒 開 的 鍋 、 和 點 著 的 蘆 葦
Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.從 他 鼻孔 冒出 煙來 、 如 燒開 的 鍋 、 和 點著 的 蘆葦
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.Cát nóng sẽ biến ra hồ , ruộng khô sẽ biến thành suối nước . Hang chó đồng đã ở sẽ trở_nên vùng sậy và lau .
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.Cát nóng sẽ biến ra hồ, ruộng khô sẽ biến thành suối nước. Hang chó đồng đã ở sẽ trở nên vùng sậy và lau.
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.뜨거운 사막이 변하여 못이 될 것이며 메마른 땅이 변하여 원천이 될 것이며 시랑의 눕던 곳에 풀과 갈대와 부들이 날 것이며
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.והיה השרב לאגם וצמאון למבועי מים בנוה תנים רבצה חציר לקנה וגמא׃
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.ويصير السراب أجما والمعطشة ينابيع ماء. في مسكن الذئاب في مربضها دار للقصب والبردي.
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.發 光 的 沙 、 〔 或 作 蜃 樓 〕 要 變 為 水 池 、 乾 渴 之 地 、 要 變 為 泉 源 . 在 野 狗 躺 臥 之 處 、 必 有 青 草 、 蘆 葦 、 和 蒲 草
Kızgın kum havuza, Susuz toprak pınara dönüşecek. Çakalların yattığı yerlerde Kamış, saz ve ot bitecek.發光 的 沙 、 〔 或 作 蜃樓 〕 要 變為 水池 、 乾渴 之 地 、 要 變為 泉源 . 在野 狗 躺 臥之處 、 必有 青草 、 蘆葦 、 和 蒲草
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.A nebude mať Egypt diela, ktoré by bola učinila hlava alebo chvost, vetev alebo siť.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Aniž bude dílo v Egyptě, kteréž by učinila hlava neb ocas, ratolest aneb sítí.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Chẳng có việc gì mà đầu và đuôi, cây kè và cây lau sẽ làm ra được cho Ê-díp-tô cả.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Chẳng có việc_gì mà đầu và đuôi , cây kè và cây lau sẽ làm ra được cho Ê - díp-tô cả .
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Di Mesir tak ada orang yang masih berdaya, baik penguasa maupun rakyat, baik orang penting maupun orang biasa
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Egypte is onmachtig, haar daadkracht is verdwenen; niemand kan haar de goede weg wijzen.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Eikä menesty Egyptille mikään teko, tekipä sen pää tai häntä, palmunlehvä tai kaisla.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.E não haverá para o Egito coisa alguma que possa fazer cabeça ou cauda, ramo ou junco.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.És nem lesz Égyiptomnak semmi munkája, a melyet cselekednék a fõ és fark, a pálmaág és a káka.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Et l`Égypte sera hors d`état de faire Ce que font la tête et la queue, La branche de palmier et le roseau.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.For Ægypten lykkes intet, hverken for Hoved eller Hale, Palme eller Siv.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.In Egipt ne bo imel nikogar, ki bi kaj prav dovršil, bodisi glava ali rep, palmova veja ali trst.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.I nie będzie żadna sprawa w Egipcie, którąby uczynić miała głowa albo ogon, GałąË albo sitowie
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.애굽에서 머리나 꼬리나 종려나무 가지나 갈대나 아무 할 일이 없으리라
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.No le servirá a Egipto nada de lo que haga la cabeza y la cola, la palmera y el junco
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Non riuscirà all'Egitto qualunque opera faccia: il capo o la coda, la palma o il giunco
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.Und Ägypten wird kein Werk haben, das Haupt oder Schwanz, Ast oder Stumpf ausrichte.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.И не будет в Египте такого дела, которое совершить умели бы голова и хвост, пальмаи трость.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.И не ще има дело, което главата или опашката, Палмовият клон, или тръстиката, да може да извърши.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.ולא יהיה למצרים מעשה אשר יעשה ראש וזנב כפה ואגמון׃
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.فلا يكون لمصر عمل يعمله راس او ذنب نخلة او اسلة.
Mısırda kimsenin yapabileceği bir şey kalmadı; Ne başın ne kuyruğun, ne hurma dalının ne de sazın.埃 及 中 、 無 論 是 頭 與 尾 、 棕 枝 與 蘆 葦 、 所 作 之 工 、 都 不 成 就