Leyla'nın çok sayıda düşmanı vardı.Layla had plenty of enemies.
Tom'un çok sayıda düşmanı var.Tom has plenty of enemies.
Tom çok sayıda eski pulları olduğunu söylüyor.Tom says he has a lot of old stamps.
Bu sayıların doğru olduğunu düşünüyor musun?Do you think that these numbers accurate?
Gökyüzüne bakın ve mümkünse yıldızları sayın.Look up at the sky, and number the stars if you can.
Az sayıda kitabınız var.You have few books.
Orada çok sayıda dergi hakkında bilgi bulabilirsiniz.There you can find information about a lot of magazines.
İnternet çağında, mektup yazanlar garip sayılırlar.In the age of the Internet, people who write letters are considered odd.
İnternet çağında, mektup yazanlar tuhaf sayılırlar.In the Internet age, people who write letters are regarded as being odd.
O, fotoğraf koleksiyonunu sayısallaştırmak istedi.He wanted to digitize his photo collection.
Tom çok sayıda kitap yazdı.Tom has written a lot of books.
Tom daha şimdiden 30 sayı attı.Tom has already scored 30 points.
Tom şimdiden 30 sayı kaydetti.Tom has already scored 30 points.
Bunu yapan kişilerin sayısı arttı.The number of people who do that has increased.
Tom üçüncü çeyrekte 13 sayı kaydetti.Tom scored 13 points in the third quarter.
Tom'un şiiri çok sayıda ödül kazandı.Tom's poetry has won numerous prizes.
Tom çok sayıda silah sesi duyduğunu söyledi.Tom said he heard a lot of gunshots.
Tom bana sayısız kez yardım etti.Tom helped me out countless times.
Tom parasını sayıyor.Tom is counting his money.
Siyah çizginin altındaki sayıları okuyabilir misin?Can you read out the numbers under the black line?
Bu semtte yaşayan çok sayıda Kanadalı var.There are a lot of Canadians living in this neighborhood.
Az sayıda kişi bunu nasıl yapacağını biliyor.Few people know how to do that.
Tom neyi sayıyor?What's Tom counting?
Sami çok sayıda Müslüman ülkeyi ziyaret etti.Sami visited many Muslim countries.
Tom buraya gelene kadar günleri sayıyorum.I'm counting the days till Tom gets here.
Sami'nin gittiği okulda çok sayıda Müslüman çocuk vardı.There were lots of Muslim kids at the school Sami attended.
Sami Toronto'da çok sayıda Müslüman öğrenciyle tanıştı.Sami met many Muslim students in Toronto.
Amerika'da çok sayıda Hispanik İslam'ı benimsiyor.So many Hispanics are accepting Islam in the US.
Sami çok sayıda camiyi ziyaret etti.Sami visited many different mosques.
Tom çok sayıda ilginç insanlarla tanıştı.Tom has met a lot of interesting people.
Çok sayıda ilginç insanlarla tanıştım.I've met a lot of interesting people.
Kendimizi şanslı sayıyoruz.We consider ourselves lucky.
Neden bu kadar çok sayıda insan Boston'u ziyaret ediyor?Why do so many people visit Boston?
Tom çok sayıda kitap yazdı, ancak bunlardan sadece üçü yayınlandı.Tom has written a lot of books, but only three of them have been published.
Tom çok sayıda kitap yazdı, ancak bunların sadece üçü şimdiye kadar yayınlandı.Tom has written a lot of books, but only three of them have ever been published.
Sami kendisini hâlâ şanslı sayıyor.Sami still considers himself lucky.
Tom tüm sayıları topladı.Tom added up all the numbers.
Tom'un giderek artan sayıda gri saçları var.Tom has more and more gray hair.
Ben de uykulu sayılırım.I'm kind of sleepy, too.
Tom'un sahip olduğunun üç katı kadar çok sayıda kitaba sahibim.I have three times as many books as Tom does.
Tom'un çok sayıda yakın arkadaşları var.Tom has a lot of close friends.
Senin sahip olduğunun üç katı kadar çok sayıda kitabım var.I have three times as many books as you do.
Tom'un sahip olduğu aynı sayıda kitaba sahibim.I have the same number of books as Tom has.
Tom'un sahip olduğu kadar çok sayıda kitabım var.I have as many books as Tom does.
Benim sadece senin sahip olduğun kitapların yarısı kadar çok sayıda kitabım var.I have only half as many books as you do.
Yıldızlar sayılmaz.The stars are innumerable.
Gazze'de çok sayıda işsiz inşaat mühendisi var.In Gaza, there are a lot of unemployed civil engineers.
Hiç fena sayılmaz.It's not bad at all.
İyi Portekizce konuşan çok sayıda arkadaşım var.I have a lot of friends that can speak Portuguese well.
Pek bitirmiş sayılmayız.We're not quite finished.
Sonsuz sayıda sayı vardır.There are an infinite number of numbers.
Modern teleskoplar sayesinde sayısız süpernovaya şahit olduk.Modern telescopes have allowed us to witness countless supernovas.
İki arabası olan az sayıda insan var.Only a few people have two cars.
Romanda yazarın hayatından çok sayıda otobiyografik unsur var.The novel has many autobiographical elements from the author's own life.
Tom'un sayılarla arası çok iyi.Tom is very good with numbers.
2'den büyük her çift sayı, iki asal sayının toplamı biçiminde ifade edilebilir.Every even number greater than 2 is the sum of two primes.
2'den büyük her çift sayı, iki asal sayının toplamıdır.Every even number greater than 2 is the sum of two primes.
Bu sayıyı üçle çarpın.Multiply that number by three.
Bazen sayılar kelimelerden daha çok şey söyler.Sometimes numbers say more than words.
Bana Berbericede nasıl sayı sayılacağını öğret.Teach me how to count in Berber.