şaskınlık ile cümle

şaskınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.두 번째 하루의 혼란과 당황 동안 마리아는 자신을 숨겨 놨 보육과는 모두에 의해 잊혀했다.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Med zmedo in začudenje drugega dne Mary sama skril v vrtec in so pozabili vsi.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Počas zmätku a rozčarovanie z druhého dňa Márie schoval sa do škôlky a bol zabudnutý každý.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Során zavart és döbbenetet a második nap Mary elrejtette magát a óvoda, és elfelejtette mindenki.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Under den forvirring og forvirring i den anden dag Mary skjulte sig i børnehave og blev glemt af alle.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Under förvirring och förvirring i den andra dagen Maria gömde sig i plantskola och glömdes bort av alla.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Во время замешательство и недоумение второй день Мария скрылась в детский сад и был забыт всеми.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.Під час замішання і здивування другий день Марія зникла в дитячий сад і був забутий усіма.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.По време на объркване и недоумение на втория ден Мери се скри в разсадник и е забравена от всички.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.במהלך הבלבול ואת המבוכה היום השני מרי הסתירה את עצמה המשתלה ו נשכח על ידי כולם.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.خلال الارتباك والحيرة في اليوم الثاني اختبأ مريم نفسها في تم نسيان دور الحضانة وقبل الجميع.
Mary ikinci günün karışıklık ve şaşkınlık içinde kendini sakladı kreş ve herkes tarafından unutuldu.保育園と誰もが忘れていた。 誰も、彼女が考えたことは誰もが彼女を望んでいない、と奇妙なことが起こったなるの彼女
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Dlaczego, drodzy mi, to brzmi całkiem puste!" On Zaznaczył, patrząc ze zdziwieniem.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Hvorfor, kære mig, lyder det ganske hult!" Siger han bemærkede, slå op i overraskelse.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Kenapa, Sayang saya, kedengarannya cukup berongga!" Dia berkomentar, mencari terkejut.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.바닥에 줄지어. "왜, 나를 사랑하는, 꽤 속이 빈 소리!"고 놀랄에서 찾고 언급.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.lemovali podlahy. "Prečo, Preboha, to znie dosť dutý!" Povedal poznamenal, vzhliadol prekvapene.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.lemovaly podlahy. "Proč, Proboha, to zní dost dutý!" Řekl poznamenal, vzhlédl překvapeně.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Miért, kedves nekem, úgy hangzik, egészen üres!" Ő megjegyezte, nézett fel meglepetten.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Miksi, rakas minulle, se kuulostaa aivan ontto!", Hän huomautti, olisi odottanut yllätys.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Perché, caro me, suona molto vuoto!", Ha sottolineato, guardando sorpreso.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.Podeaua era acoperita. "De ce, dragă mă, sună destul de gol!", A a remarcat, cautati in surpriză.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Por que, meu Deus, isso soa completamente oca", ele comentou, olhando para cima, surpresa.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Pourquoi, mon Dieu, ça sonne bien creux!" At-il fait remarquer, en regardant avec surprise.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Tại sao, thân yêu của tôi, nó âm thanh khá rỗng!" Ông nhận xét, nhìn lên ngạc nhiên.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Varför, kära mig, det låter ganska ihåligt!" Han anmärkte och tittade upp förvånat.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Waarom, beste me, het klinkt heel hol!" Hij merkte, kijken verbaasd op.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Warum, mein Gott, es klingt ganz hohl!" Er bemerkte, blickte überrascht auf.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Zakaj, dragi mi je, da se sliši precej votel!" Je pripomnil, videti v presenečenje.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Γιατί, αγαπητέ μου, ακούγεται αρκετά κούφια!" Αυτός παρατήρησε, ανατρέχοντας στην έκπληξη.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Защо, скъпи ми, тя звучи доста куха!" отбеляза, погледна учудено.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Ну, боже мій, це звучить досить полого!" Він зауважив, дивлячись в подиві.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Ну, боже мой, это звучит довольно полого!" Он заметил, глядя в изумлении.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.לאורך הרצפה. "למה, יקר לי, זה נשמע די חלול!" הוא העיר, מביט למעלה בהפתעה.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.واصطف الكلمة. "لماذا ، يا عزيزي لي ، يبدو أجوف تماما!" انه لاحظ ، يبحث حتى في مفاجأة.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.驚きを見上げた、述べた。 "私は本当にもう少し静かにするように要求する必要があります!"ホームズは厳しく言った。
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.Guardò in faccia Cuss, vicino alla sua, e ognuno ha visto un orrore riflesso del proprio stupore malaticcio.
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.그는 가까이 자신에게 저주의 얼굴을 보며, 각각의 충격을 보았다 자신의 병약한 놀랍게도의 반사.
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.Podíval se do tváře nadávat, blízko k jeho vlastní, a každý viděl zděšení odrazem jeho bledé překvapení.
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.Pogledal je v obraz CUSS, blizu svoje, in vsak videl zgrožen odsev svojega bolehen začudenja.
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.Pozrel sa do tváre kliať, blízko k jeho vlastnej, a každý videl zdesenie odrazom jeho bledé prekvapenie.
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.وقال انه يتطلع الى مواجهة لعنة ، على مقربة من بلده ، ورأى كل بالرعب انعكاس استغرابه غث الخاصة.
O kendi yakın, Cuss'ın yüzüne baktı, ve her bir dehşete gördüm kendi hastalıklı şaşkınlık yansıması.彼自身の病弱な驚きの反射。 "私はおおまかに対処するために申し訳ない、"声は言った、"それは避けられないでしょう。"
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A dievčatko hneď vstalo a chodilo, lebo malo dvanásť rokov. A žasli prenáramne.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A hned vstala děvečka, a chodila; nebo byla ve dvanácti letech. I zděsili se divením převelikým.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A zaraz dzieweczka wstała, i chodziła; albowiem była w dwunastym roku. I zdumieli się zdumieniem wielkiem.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.És a leányka azonnal fölkele és jár vala. Mert tizenkét esztendõs vala. És nagy csodálkozással csodálkozának.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Îndată fetiţa s'a sculat, şi a început să umble; căci era de doisprezece ani. Ei au rămas încremeniţi.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Ja heti tyttö nousi ja käveli. Sillä hän oli kaksitoistavuotias. Ja he joutuivat suuren hämmästyksen valtaan.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.소녀가 곧 일어나서 걸으니 나이 열 두살이라 사람들이 곧 크게 놀라고 놀라거늘
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod Pigen op og gik omkring; thi hun var tolv År gammel. Og de bleve straks overmåde forfærdede
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod piken op og gikk omkring; for hun var tolv år gammel. Og de blev storlig forferdet.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Subito la fanciulla si alzò e si mise a camminare; aveva dodici anni. Essi furono presi da grande stupore
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức thì đứa gái chờ dậy mà bước đi, vì đã lên mười hai tuổi. Chúng rất lấy làm lạ.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức_thì đứa gái chờ dậy mà bước_đi , vì đã lên mười_hai tuổi . Chúng rất lấy_làm lạ .
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Y en seguida la niña se levantó y andaba, pues tenía doce años. Y quedaron atónitos
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Και ευθυς εσηκωθη το κορασιον και περιεπατει διοτι ητο ετων δωδεκα. Και εξεπλαγησαν με εκπληξιν μεγαλην.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И девица тотчас встала и начала ходить, ибо была лет двенадцати. Видевшие пришли в великое изумление.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И момичето веднага стана и ходеше, защото беше на дванадесет години. И внезапно те се смаяха твърде много.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.І зараз устало дівча, й ходило, бо було дванайцяти років. І дивувались дивом великим.

İlgili Sayfalar