şaskınlık ile cümle

şaskınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şaşkınlık daireden daireye geçtikçe arttı.فلما زاد تعبها رسينا إلى هذا المكان.
Polisler kapıları kapattı ve etrafı şaşkınlık kapladı.أغلق النواب الأبواب كما اندلعت معركة عنيفة.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny involuntariamente mata-o na frente de seu jovem filho, que então é ferido durante a fuga.
Tebboun'un atanması şaşkınlık yaratmıştır.A nomeação de Tebboune foi considerada uma surpresa.
Marella ve Phoenix öpüştüler, daha sonra büyük bir şaşkınlık yaşadılar.Marella e Phoenix se beijaram após o combate.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Todos ficaram muito surpresos.
Seyircilerin arasında arkadaşları va ailesi de vardır ve herkes onu şaşkınlıkla alkışlar.Para todos os amigos e fãs, todos vocês devem estar confusos.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Iedereen gaapt er stomverbaasd naar.
Derin bir şaşkınlık yaşanıyordu.Er heerste grote verslagenheid.
Tüm Decepticon'lar çok büyük şaşkınlık içindedir.Wel hebben alle papegaaien extreem veel aandacht nodig.
Vito şaşkınlıkla Leo'ya sorar onun nereye gittiğini.Hyde vraagt aan Leo wat hij aan het doen is.
Dönen felek şaşkınlık içine düştü.De Zuidelijken trokken zich in verwarring terug.
Seyircilerin arasında arkadaşları va ailesi de vardır ve herkes onu şaşkınlıkla alkışlar.De vrienden worden door een menigte onthaald en iedereen is blij.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny nieświadomie zabija go w obecności jego syna, następnie zostaje ranny podczas ucieczki.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Wszyscy przeżywają niesamowite przygody.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Усіх дивувала його феноменальна пам'ять.
Marella ve Phoenix öpüştüler, daha sonra büyük bir şaşkınlık yaşadılar.Beth Phoenix a Marella se políbili, čímž vyvolali velký zmatek.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Ale všichni byli nemile překvapeni.
Her türlü sese şaşkınlıkla tepki vermektedirler.Někteří řidiči reagují zmateně.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.I-a luat pe toți prin surprindere.”
Vito şaşkınlıkla Leo'ya sorar onun nereye gittiğini.Ken îi spune lui Archie, bâlbâindu-se cumplit, unde a plecat Otto.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Mindenki döbbenten figyeli őt.
Bu açıklaması özellikle sol kesimden dinleyicileri arasında büyük şaşkınlık yarattı.Ez a beszéde különösen nagy felhördülést keltett az irodalomtörténészek körében.
Polisler kapıları kapattı ve etrafı şaşkınlık kapladı.Poliisit telkesivät ovet, ja hätäännys kasvoi.
Şaşkınlık adlı köşe yazısı.Himangan murteen sanakirja.
Aslında bu şaşkınlık yaratmamalı, çünkü kimse ona karşı çıkmamıştır.Det lod sig gøre, fordi ingen rigtig bød ham modstand.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny dreper ved et uhell mannen foran øynene på mannens barn, før han blir skadd under flukten.
Saldırı devrimci İran tarafından tamamen şaşkınlıkla karşılandı.Serangan mendadak itu benar-benar mengejutkan Iran yang tengah dilanda revolusi.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.Saya pikir seluruh penggemar dan sahabatnya bingung sekarang.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Dan merekapun heran semuanya.
Daha sonra diğer ülkelerdeki araştırmaları inceledi ve benzer bir dağılımın olduğunu şaşkınlıkla gözlemledi.Sau đó ông thống kê ở nhiều nước khác và thấy ngạc nhiên khi thấy sự phân bố tương tự.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.皆々感嘆したことだった。
Herkes şaşkınlık içindeydi.みんな途方に暮れていた。
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.”皆愕相视。
Ve yine: "Şaşkınlık içerisinde kendimizi modern bilimin eşiğinde buluyoruz.그리고: "우리는 현대 과학에서 놀라운 사실을 발견할 수 있다.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.다들 감탄사를 내뱉었죠.
Krallığının ilk on yılı pek çok trajik , parasal sıkıntı ve şaşkınlıklarla karakterize edildi.즉위식 직후 첫 10년은 비극과 대내외적 망신으로 첨철되었다.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.דני מבלי משים הורג אותו מול הילד הצעיר שלו, ואז נפצע במהלך המילוט.
Dönen felek şaşkınlık içine düştü.פרעות אלו פרצו בהפתעה.
Aslında bu şaşkınlık yaratmamalı, çünkü kimse ona karşı çıkmamıştır.היא אינה חלק מהסכסוך, ואין סיבה כי יתקוף אותה איש.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Всички го слушат с интереси изразяват учудването си.
Vito şaşkınlıkla Leo'ya sorar onun nereye gittiğini.Едуард объркано го пита къде се намира.
18 Mart'ta yaşananlar şaşkınlık yaratmıştı.18. ožujka otkrivene su zvijezde poznatih.
Aslında bu şaşkınlık yaratmamalı, çünkü kimse ona karşı çıkmamıştır.Ale nech sa potom nečuduje, že si poštval proti sebe všetkých.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Predstava je vse presenetila.
Otho yeis ve şaşkınlık içinde yalnız kalmıştır.Mavra, le da je ločen in samostojen.
Herkes şaşkınlık içindeydi.Visi buvo pritrenkti.
Tebboun'un atanması şaşkınlık yaratmıştır.Mboi Tuinio žvilgsnis sukelia siaubą.
Herkes onu şaşkınlıkla dinlemiştir.Ja kõik imestasid.
18 Mart'ta yaşananlar şaşkınlık yaratmıştı.Siin loetletakse 18. märtsil sündinud tuntud inimesi.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Ça n'a pas été un bras de fer, mais ça a été surprenant pour la personne impliquée.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Es war nicht dieses Armdrücken, sondern es war ein Überraschungsmoment für meinen Gesprächspartner.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Het was geen armpje drukken, maar het was best verrassend voor de betreffende persoon.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.팔씨름은 아니지만 아는 사람들에게는 살짝 놀라운 일이긴 합니다.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.No era pulsear. pero era algo sorprendente considerando a la persona involucrada.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Nó không phải cuộc vật tay này, nhưng nó là 1 điều bất ngờ nho nhỏ cho người liên quan.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Non è stato quel braccio di ferro, ma è stato abbastanza sorprendente per la persona coinvolta.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Nu a fost această luptă, dar a fost un pic surprinzător având în vedere persoana intervievată.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.To już nie było siłowanie się na rękę, ale jednak trochę niespodzianka dla tej osoby.
Açılmasını sağlayan o bilek güreşi değil, ona yaşattığım küçük şaşkınlık oldu.Žádný zápasnický chvat, ale malé překvapení pro zúčastněnou osobu.

İlgili Sayfalar